KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6295 E., 2023/13925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/120 E., 2021/286 K.
- Davalılar
- 1.... vekili Avukat ..., 2.Abdullah Aydoğan vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 25.02.2016
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü/ Davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne TEMYİZ EDEN : Davalı ... vekili ve Davalı ... vekili
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/97 E., 2018/668 K.
Karar Metni
1.566 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalıların birlikte hareket ederek kendisi aleyhine Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü 2009/21787 sayılı dosyası üzerinden sahte bono ile takip başlattıklarını, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/68 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali isteminde bulunduğunu, yurt dışında ikamet ettiğini ve bu dava ile takipler için yurt dışından gelip gitmek zorunda kaldığını, maddi ve manevi zarar gördüğünü belirterek alacak talebi yönünden 65.000 Euro, dava ve takipler için yaptığı masraf yönünden 30.000 Euro ve manevi tazminat yönünden 20.000 Euro olmak üzere toplam 115.000 Euro tazminatın 08.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacının evli olduklarını, sahtecilik iddiasına ilişkin ceza yargılaması sonucu davalının beraat ettiğini, davacının talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalının alacağını tahsil etmek amacıyla borçlu olan davacı aleyhine icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihinde davacı ile davalı ...'ın evli oldukları, ancak tarafların Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/559 Esas sayılı dosyasında boşanma davalarının bulunduğu, davalı ...'ın boşanma davası nedeniyle yeğeni olan davalı ... ile birlikte hareket ederek davacının imzasını taklit etmek suretiyle davacı adına borç belgesi düzenleyip davacı aleyhinde takip başlattıkları, davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi ve takibe sadece davacının itiraz etmesi göz önüne alındığında davalıların birlikte hareket ettiği hususunun sabit olduğu,
olay sebebiyle davacının altı defa yurt dışından Türkiye'ye giriş çıkış yaptığı, günlüğü 2.000 Euro'dan toplam 12.000 Euro masrafının bulunduğu, her ne kadar davacı taraf davalı ...'a 65.000 Euro borç verdiğini iddia etmişse de davacının bu iddiasını ispat edemediği, davalıların haksız icra takibi yaptıkları, bu takibin davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu olmadığı, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği,
davacının yaptığı masraf yönünden davanın kısmen kabulü, diğer taleplerin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi gereğince Merkez Bankası'nın yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; 65.000 Euro alacağının bulunduğunu, maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın hatalı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının yargılama aşamasında haksız şekilde iddiasını genişlettiğini, yargılama masrafları talebinin haksız olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... veklili istinaf dilekçesinde; hak arama özgürlüğü içinde takip başlattığını, yargılama masrafları talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalılara 65,000 Euro borç verdiği iddiasını ispat edemediği, davacının yurda giriş çıkış kayıtları ve itirazın iptali davasında hazır bulunduğu duruşmaları göz önünde bulundurarak davacının uğradığı zararın miktarının takdirinde isabetsizlik bulunmadığı,
davayı bizzat takip etmesi nedeniyle davacının yapmış olduğu masrafları karşı taraftan talep edebileceği, somut olayda davalı ...'ın boşanma davası nedeniyle yeğeni olan davalı ... ile birlikte hareket ederek davacının imzasını taklit etmek suretiyle davacı adına borç belgesi düzenleyip davacı aleyhinde takip başlattıkları, davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi, icra takibine takip borçlusu olan davalı ...'ın itiraz etmeyip yalnızca davacının itiraz etmesi hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda davalıların kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı,
bu nedenle davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi gereğince Merkez Bankası'nın yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının yargılama aşamasında haksız şekilde iddiasını genişlettiğini, davalının hak arama özgürlüğü içinde hareket ettiğini, davacının iddialarının ispatlanamadığını, yargılama masrafları talebinin reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının sahtecilik iddiasının ispatlanamadığını, davalıların ceza yargılaması sonucu beraat ettiğini, davacının iddialarını genişletmesine muvafakat etmediklerini, davanın reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; alacak ve haksız takip nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 323 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 49 uncu (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58) maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamından; davalılardan ...'ın, Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2009/21787 Esas sayılı dosyasında, 21.03.2016 tarihli borç senedi ile davacı ve davalı ... aleyhinde 280.735,00 TL asıl alacak, 65.442,44 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 346.177,44 TL üzerinden takip başlattığı, bu takibe yalnızca davacının itiraz ettiği, taraflar arasında Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/68 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası görüldüğü, mahkemenin takibin dayanağı borç senedi üzerinde imza incelemesi yaptırdığı,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Kurulunun 08.07.2013 tarihli raporuna göre belgenin altındaki imzanın davacının el ürünü olmadığının tespit edildiği, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/68 Esas, 2013/623 Karar sayılı ilamı ile davanın sübut bulmadığından reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı tarafça, alacak ve haksız icra takibi ile itirazın iptali davası nedeniyle talep edilen maddi tazminat istemini oluşturan kalemler arasında, takip ve itirazın iptali davası nedeniyle davacının seyahat ve konaklama masraflarına ilişkin yargılama giderleri de bulunmakta olup; Bölge Adliye Mahkemesince, bu giderler de kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 12.000 Euro'nun davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kurulmuştur.
Yargılama giderlerinin kapsamını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesi “(1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik,
seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bir hukuk davasında, karşı tarafa yükletilmesi gereken yargılama giderleri, o davanın ayrıntısı niteliğinde olup talep olmasa bile mahkemece kendiliğinden (re’sen) asıl hükümle birlikte karara bağlanması gerekir. Nitekim bu yön, yargılama gideri anlamında vekalet ücreti bakımından 29.05.1957 tarih ve 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır.Yargılama giderine, ancak asıl davada hükmedilebilir. Asıl davanın kesinleşmesinden sonra o davaya ilişkin yargılama giderleri ayrı bir dava konusu yapılamaz.
Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alınarak somut olaya bakıldığında; davacı tarafça, icra takibi ve Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/68 Esas sayılı itirazın iptali davasına ilişkin yapıldığı ileri sürülen, vekil ile takip edilmeyen davada davacının hazır bulunduğu günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerinin HMK'nın 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının g bendi gereğince asıl davada hükümle birlikte karara bağlanması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince icra takibi ve kesinleşen Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/68 dosyasına ilişkin davacının yargılama gideri talebinin, eldeki davada hükme bağlanması yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6295, K. 2023/13925, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama