KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6306 E., 2023/10290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/168 Esas 2023/13 Karar
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
1.191 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı vekili ve feri müdahil Dubai Starr Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, Rize İli, Merkez Müftü Mahallesi, Yalı Civarı Mevkiinde kain, tapuda 31 pafta, 1414 ada, 16 parselde kayıtlı 2 katlı kargir apartmanın paylı maliki olduklarını, davalı şirket tarafından aynı bölgede 196 ada 34 parsel üzerinde yapımı devam eden AVM inşaatının temel kazısı nedeniyle müvekkillerinin maliki olduğu apartmanın hasar gördüğünü.
Rize Belediye Başkanlığının, yapıda oturulmasının sakıncalı olduğuna dair 28.06.2017 tarihli yazısı uyarınca müvekkillerinin 30.06.2017 tarihinde ikamet ettikleri taşınmazı tahliye ettiklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere binanın yıkılması gerekirse yapı bedeli ile yıkım enkaz kaldırma bedeli ile tahliye tarihi olan 30.06.2017 den dava tarihine kadar, apartmanda bulunan dört bağımsız bölüm ile iki dükkanın mahrum kalınan kira bedellerine ilişkin toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın 30.06.2017 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş;
yargılama esnasında bu talebinin 50.000,00 TL sinin kira kaybı tazminatına ilişkin, bakiye 50.000,00 TL sinin ise yapıda meydana gelen zararın giderilmesine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara ait taşınmazın 30 yıl önce o tarihteki mevzuata uygun inşa edilip edilmediğinin tespit edilmesi ve bu anlamda binanın ruhsat ve projeye uygun inşa edildiğinin davacılar tarafından ispatlanması gerektiğini, olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/383 Esas 2020/97 sayılı kararı ile 31.10.2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, davalı tarafından yapımı devam eden AVM inşaatının temel kazısı nedeniyle davacıların maliki olduğu apartmanın hasar gördüğü, oturulamaz halde olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile olay tarihine göre hesaplanan yapı bedeli ile yıkım ve enkaz bedeline ilişkin 50.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL mahrum kalınan kira bedeline ilişkin toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın 30.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapudaki hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; tarafların istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 22.12.2021 tarihli 2021/142 Esas 2021/10890 sayılı kararı ile "...Hukukumuzda hakkaniyet, TBK'nın 51. (BK 43) maddesinde düzenlenmiştir. Hakkaniyet; bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır.
Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Somut olayda, Rize Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.06.2017 tarihli teknik rapora göre dava konusu taşınmazın, sağlam olmayan zeminde bodrum katsız olarak inşa edilmiş olduğu, bu nedenle davalı tarafından yürütülen AVM inşaatının temel çukur kazısına bağlı zemin suyunun düşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazda anlık oturmaların oluştuğu ve yapının taşıyıcı elemanlarının ilave gerilemeler aldığının, taşınmazda ikamete devam edilmemesinin uygun olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın önceki durumu bu anlamda “sağlam olmayan zeminde bodrum katsız olarak inşa edilmiş olması ve yapının AVM inşaatından önceki statik durumu” gözetilerek, tahsiline karar verilen zarar miktarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 52. maddeleri (818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 43. ve 44. maddeleri) gereğince makul bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.
Kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yapının sağlam olmayan zeminde bodrum katsız olarak inşa edilmiş olması ve yapının AVM inşaatından önceki statik durumu gözetilerek %25 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile olay tarihine göre hesaplanan yapı bedeli ile yıkım ve enkaz bedeline ilişkin 37.500,00 TL ile mahrum kalınan kira bedeline ilişkin 37.500,00 TL maddi tazminatın 30.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapudaki hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı vekili, feri müdahil Dubai Starr Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılara ait bina 30 yıl önce o tarihteki şartlara ve mevzuata uygun şekilde inşa edilmiş olduğundan hakkaniyet indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, hakkaniyet indirim oranının yüksek olduğunu, AVM inşaatı başlayana dek davacılara ait binada hasar olmadığını, ruhsatlı binanın projeye uygun şekilde inşa edilmiş olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tarafından takdir edilen %25 hakkaniyet indiriminin yeterli olmadığını, yargılama sırasında taşınmazın acele kamulaştırma ile kamulaştırma işlemleri yapılmasına rağmen bu konuda davacılar tarafından mahkemeye bilgi verilmemesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
Feri müdahil Dubai Starr Sigorta AŞ. vekil temyiz dilekçesinde; hasarın dava konusu taşınmazın günümüz inşaat tekniklerine aykırı, bodrum katsız inşa edilmesi neticesinde doğduğunu, davalının kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların paylı mülkiyete sahip oldukları 2 katlı kargir apartmanın davalı tarafından yapılan AVM inşaatı nedeniyle hasara uğraması nedeniyle yapı bedeli, yıkım ve enkaz bedeli ile mahrum kalınan kira bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 52 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtayca bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.
Dosya kapsamından; uyulmasına karar verilen Dairenin 22.12.2021 tarihli 2021/142 Esas 2021/10890 sayılı kararı ile mahrum kalınan kira bedeli alacağına dair ilk hüküm, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmesine rağmen, bu hususta yeniden hüküm tesis edilerek kira bedeli alacağı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6306, K. 2023/10290, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama