KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6351 E., 2023/12437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/198 Değişik İş-2022/158 Karar
- Hüküm/karar
- İtiraz Hakkında Esastan Bir Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Karar Metni
1.540 kelime·8 dk okuma·16 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazı hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sürücü olduğu araç ile davalıya sigortalı aracın 12.05.2018 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının malul kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihli yönetmeliğe uygun bir rapor olmadığından, davalıya yapılan başvurunun da geçerli olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yönetmeliğe uygun rapor alınması için Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna davacının sevk edilmesi gerektiğini, trafik zabıtasının kusur belirleme yetkisi olmadığından uzman bilirkişi kurulu tarafından kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatından ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, uzlaşmanın olup olmadığının araştırılmasını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 22.07.2019 tarihi raporda davacının %9 oranında sürekli maluliyetinin olduğu ve 90 gün geçici iş göremezlik süresinin belirlendiği, kaza tespit tutanağında davacının kazada kusurunun bulunmadığının tespit edildiği,
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sağlık raporunu hazırlayan kurulun en az yedi daimi üyeden oluşması gerektiği, başvuranın ibraz ettiği raporun ise 3 kişilik heyet tarafından tanzim edildiği, sağlık raporunun yönetmeliğe bağlı olarak denetime elverişli olmadığı" gerekçeleri ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ibraz edilen maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, eldeki tazminat konusunun bakiye tazminat olduğunu, kaldı ki noksanlığın giderilmesinin mümkün olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti 10.07.2020 tarihli ve 2020/İHK- 11772 Karar sayılı kararıyla; dava konusu poliçenin tanzim tarihinin 20.02.2018 olduğu, kazanın ise 12.05.018 tarihinde olduğu, kanunun emredici hükmü gereği başvuru şartının yerine getirilebilmesi için belirlenen belgelerin sigorta şirketine başvuru esnasında ibraz edilmesi gerektiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının EK;6 maddesine göre sürekli sakatlık tazminatı ödemelerinde 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen sağlık raporunun ibrazının gerektiği, somut olayda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen raporun ibraz edildiği, bu nedenle davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olduğu" gerekçeleri ile davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti Kararına süresi içinde davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 26.05.2021 tarihli 2021/2618 Esas, 2021/1769 Karar sayılı ilamı ile;
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.06.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %9 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetveller yerine, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı ve raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlenmediği görülmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının tespiti için, Adli Tıp Kurumu'ndan ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları’ndan olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bozma kararı sonrasında 08.01.2022 tarihli ara karar kurularak, dosyadaki tüm tıbbi belge ve raporlar değerlendirilmek suretiyle başvuranın bizzat fiziki muayenesi yapılarak tıbbi bulgu ve hikayesinin rapora dercine, dava konusu 12.05.2018 tarihli trafik kazası ile başvuranda mevcut arazlarla ilgili illiyet rabıtasının kesin olarak tesisine, başvuranın sürekli sakatlık halinin 30/03/2013 tarih ve 28603 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmelik esas alınarak belirlenmesine,
bilirkişi heyetinin yönetmelik hükümlerine göre uzman hekimlerden teşkiline, bilirkişi olarak başvuranın ikametgahına en yakın Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümü'nün tayinine karar verildiğini, ara karar çerçevesinde Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölümü tarafından hazırlanan 07.02.2022 tarihli rapor dosyaya ibraz edildiğini, raporda başvuranın sürekli sakatlık hali %5 olarak mütalaa edildiğini, raporun elektronik ortamda taraflara tebliğ edildiğini,
başvuran taraf 09.02.2022 tarihli dilekçe ile raporda aleyhe hususları kabul etmemiş ve aktüer raporu alınmasını talep ettiğini, davalının rapora karşı beyanda bulunmadığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesine göre itiraz talebi hakkında heyet tarafından iki ay içinde karar verilmesi gerektiğini, kanuni sürede deliller toplanamayacağı ve aktüer bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olduğunu, bu sebeple ek süre gerekli olduğundan 18.02.2022 tarihli ara karar ile taraflardan 3 ay ek süre talep edildiğini, başvuran taraf ek süreye yazılı olarak muvafakat ettiğini,
davalı taraf ise kesin sürede herhangi bir beyanda bulunmadığını, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 435'inci maddesi gereği tahkim yargılamasının sona erdirilmesine, uyuşmazlığın yetkili mahkemece halline karar verilmesi gerektiği," gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara yapılan itiraz hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından sürenin gözetilmediğini, gerekli işlemleri yapmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.05.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/12'inci maddesi uyarınca, itiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar vermesi gerektiği ve karar vermek için sürenin aşıldığı ve davalının süre uzatımına dair muvafakat verip vermediğine dair beyanda bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy)
269,85 TL 0.H. 80,70 TL P.H. 189,15 TL Kalan
KARŞI OY
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; “...07.02.2022 tarihli maluliyet raporunun dosyaya ibraz edildiği...5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesine göre itiraz talebi hakkında heyet tarafından iki ay içinde karar verilmesi gerektiği, kanuni sürede deliller toplanamayacağı ve aktüer bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olduğu, bu sebeple ek süre gerekli olduğundan 18.02.2022 tarihli ara karar ile taraflardan 3 ay ek süre talep edildiği, başvuran tarafın ek süreye yazılı olarak muvafakat ettiği, davalı tarafın ise kesin sürede herhangi bir beyanda bulunmadığı,
bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 435'inci maddesi gereği tahkim yargılamasının sona erdirilmesine, uyuşmazlığın yetkili mahkemece halline karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara yapılan itiraz hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı; ancak, davalının itiraz ettiği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanmasının ardından yapılacak usuli işlemlerin yapılmasına muvafakat vermeyişinin TMK madde 2'deki iyiniyet kurallarına uygun düşmeyeceği ve korunmayacağı hususları da gözetilerek inceleme yapılmasının gerekli olduğu ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6351, K. 2023/12437, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama