KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6666 E., 2023/9697 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/144- 2023/151
- Sayısı
- KIT/2022-2221
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü/ Kararın kaldırılması, başvurunun kısmen kabulü
- Sayısı
- K-2019/106214
Karar Metni
1.719 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.02.2019 tarihinde davacının eşinin/desteğinin yolcu olarak bulunduğu ve kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan otomobil ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının eşinin vefat ettiğini, davalının müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte teselsül hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk ıslah dilekçesi ile talebini 49.617,07 TL'ye, ikinci ıslah dilekçesi ile talebini 57.902,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 17.07.2019 tarihinde 72.196,00 TL tazminat ödediğini, ibraname imzalandığını, davalının sorumluluğu kalmadığını, yapılan ödemeden hatır taşıması indirimi, alkollü ve sürücü belgesi olmayan sürücünün aracına binme nedeniyle müterafik kusur indirimi olmak üzere toplam % 40 indirim yaptıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 17.07.2019 tarihinde 72.196,00 TL tazminat ödediği, kaza tespit tutanağına göre desteğin yolcu olarak bulunduğu kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğu, karşı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu, davacının dava dilekçesinde teselsül hükümlerine göre tazminat talebinde bulunduğu, davalının müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduğu, 26.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda % 100 kusura göre tazminatın 165.716,68 TL olarak hesaplandığı,
165.716,68 TL’den desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi sebebiyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucu bulunan 132.573,34 TL’den kısmi ödemenin rapor tarihi itibariyle güncellenmiş hali olan 74.670,44 TL'nin mahsup edilmesi sonucu 57.902,90 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 57.902,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 22.04.2020 tarihli 2020/İHK-7507 sayılı kararı ile; davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, kararın 1 nolu bendinin, "başvurunun kabulüne, 57.902,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline" şeklinde düzeltilerek infazına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 14.02.2022 tarihli, 2021/11186 E., 2022/2410 K. sayılı kararı ile; "...2-Davacı dosya kapsamında alınan kök aktüer raporu alındıktan sonra hesaplanan miktara göre 10/12/2019 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile talebini 49.617,07 TL’ye yükseltmiş, ek aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan miktar daha fazla çıkınca 27/12/2019 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile talebini 57.902,90 TL’ye çıkarmıştır.
Hakemce ikinci ıslah dilekçesindeki miktarı kapsar şekilde maddi tazminat istemi kabul edilmiştir...Somut olayda, tahkime başvuru tarihi 27/08/2019 olup, davacı tahkime başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ancak açıkça HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açtığını açıklamamıştır.
Buna göre başvuru dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu, belirsiz alacak davası olarak tanımlanamayacağı, 10/12/2019 tarihli ıslah dilekçesinden sonra verilen 27/12/2019 tarihli dilekçenin de bir miktar artırım dilekçesi olmayıp ikinci ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK’nın 176/2 maddesinde ”aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Şu durumda, dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında hakem heyetince davanın kısmi dava olduğu kabul edilerek, davacının 10/12/2019 tarihli ilk ıslah dilekçesi kapsamında tazminat miktarına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilerek 27/12/2019 günlü ikinci ıslah dilekçesindeki arttırılan maddi tazminat miktarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-...Somut olayda, davacının desteği yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu bu sebeple indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.
İtiraz hakem heyetince dosyada hatır taşımasının mevcudiyetini gösterir bilgi yada belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır.
O halde, davacı yolcu ile dava dışı araç sürücünün arkadaş olup gezmek amacıyla seyahat ettikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki 02.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda % 75 kusura göre 124.287,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, bu miktardan sırasıyla önce % 20 oranında alkollü sürücünün aracına binme nedeniyle müterafik kusur indirimi yapıldığı, kalan miktardan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı,
kalan 79.544,00 TL tazminattan, kısmi ödemenin aktüer bilirkişi raporu tarihi itibariyle güncellenmiş hali olan 74.670,44 TL'nin mahsup edilmesi sonucu 4.873,87 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 31.12.2019 tarihli 2019/106214 K. sayılı kararı ile İtiraz Hakem Heyetinin 22.04.2020 tarihli 2020/İHK-7507 sayılı kararlarının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 4.873,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının desteğinin kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, bu hususun anlaşılamaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 119/2 nci maddesi gereğince taraflarına taleplerini açıklamak için süre verilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, İtiraz Hakem Heyetince hatalı değerlendirmeyle 02.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını,
dosya kapsamında alınan 26.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alınması, güncel asgari ücret verilerine göre tazminatın hesaplanması, faizin olay tarihi itibariyle işlemesi gerektiğini, faizin mevduata uygulanan en yüksek faiz olması, davacı lehine tam oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmedilecek tazminattan desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması ve olayda desteğin hatır için taşınmasına göre hatır taşıması indirimi yapılmasında isabetsizlik olmadığı, faiz başlangıç tarihinde hata olmadığı,
davacı tarafından İtiraz Hakem Heyetince verilen ilk karara karşı temyiz yoluna başvurulmamasına göre hükmedilen miktarın davacının kabulünde olduğu, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmakla güncel asgari ücret verilerine göre tekrar tazminat hesabı yapılmamasının doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52 nci (818 Sayılı B.K 43-44 mad) maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK 51 inci maddesine (BK 43. mad.) göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde, davalı tarafından yapılan ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim nedeni olarak gösterilmediği gibi, Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği üzere borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında alınan ancak % 75 kusur oranına göre tazminat hesabının yapıldığı gerekçesiyle hükme esas alınmayan 02.12.2019 tarihli kök aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 124.287,51 TL destekten yoksun kalma tazminatından sırasıyla önce % 20 oranında alkollü sürücünün aracına binme nedeniyle müterafik kusur indirimi yapıldığı, kalan miktardan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı,
kalan 79.544,00 TL tazminattan, kısmi ödemenin aktüer bilirkişi raporu tarihi itibariyle güncellenmiş hali olan 74.670,44 TL'nin mahsup edilmesi sonucu 4.873,87 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, söz konusu hesaplamaya göre başvurunun kısmen kabulü ile davacı lehine 4.873,87 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda kaza tespit tutanağına göre desteğin yolcu olarak bulunduğu kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğu, karşı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu, davacının dava dilekçesinde teselsül hükümlerine göre tazminat talebinde bulunduğu, davalının müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek 26.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda % 100 kusura göre 165.716,68 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.
İtiraz Hakem Heyetinin 22.04.2020 tarihli 2020/İHK-7507 sayılı ilk kararında söz konusu raporda % 100 kusur oranına göre hesaplanan miktar benimsenerek bu miktardan % 20 müterafik kusur indirimi yapılmış, daha sonra kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin mahsubu sonucu bulunan 57.902,90 TL tazminatın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin kusura ilişkin itirazlarının bozma ilamında reddine karar verilmiş, buna göre davalının % 100 kusurdan sorumlu olduğu hususu kesinleşmiştir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; 26.12.2019 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda % 100 kusura göre hesaplanan 165.716,68 TL tazminat üzerinden sırasıyla önce müterafik kusur indirimi, daha sonra hatır taşıması indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen kısmi ödemenin düşülmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6666, K. 2023/9697, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama