KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6777 E., 2024/8380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/193 Esas - 2023/45 Karar
- Karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, kapatılan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'in Türkiye Halk Bankası ... Şubesinden konut kredisi kullandığını ve muris adına davalı tarafından Konut Kredisi Grup Hayat Sigortası yapıldığını, müvekkillerinin murisinin 20.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerince 35.597,19 TL kredi borcunun dava dışı bankaya 27.01.2016 tarihinde ödendiğini, davalı tarafından başvuruya rağmen ölüm tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 04.12.2017 tarihli dilekçe ile davayı 45.000,00 TL ıslah ederek 46.000,00 TL vefat tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacıların dava değerini eksik gösterdiklerini, ... ile tüketici kredisi borcuna istinaden vefat riskine karşı 8608753 poliçe nolu hayat sigortası sözleşmesinin akdedildiğini, muris ...'in vefatından sonra mirasçılarının müvekkili şirkete başvuruda bulunduklarını ve rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigorta tazminatı için talepte bulunduklarını, ...'in 5588112 nolu hayat sigortalı olduğunu, söz konusu sigorta poliçesine istinaden sigortalının kredi borcuna karşılık olarak Halk Bankası A.Ş. ...
Şubesine 6.750,00 TL ödendiğini, dava konusu 8608753 nolu hayat sigorta poliçesinin 20.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 20.02.2014 tarihinde sona erdiğini, sigorta süresinin 1 yıl olarak belirlendiğinin, vefat gerçekleştiğinde bu sigorta poliçesi yürürlükte bulunmadığı için tazminat ödemesinin gerçekleşmediğini, sigortalının vefatı sonrası mirasçıları tarafından sigorta tazminatı için müvekkillerine yapılan bir başvurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 13.02.2018 tarihli ve 2016/510 Esas-2018/103 Karar sayılı kararıyla; davacıların, davalı şirkete 08.02.2016 tarihinde ihtarname çektiği, murisin Türkiye Halk Bankası ... şubesi ile akdettiği 20.02.2013 tarihli Mortgage Kredi Sözleşmesine göre 8608753 nolu hayat poliçesinin imzalandığı, poliçenin 20.02.2013 başlangıç tarihli olduğu ve bitiş tarihinin süresiz olduğu, murisin 20.05.2015 tarihinde vefat ettiği, davacıların ihtirazı kayıt ile bakiye 33.823,50 TL ödeme yaptığı, teminat tutarının 46.000,00 TL olduğu,
46.000,00 TL murisin vefat tarihi olan 20.05.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal temerrüt faizi ile birlikte 8 gün içerisinde ödenmesinin ihtaren bildirildiği, hayat sigortasının muris ... ile davalı şirket arasında imza altına alındığı, teminatın 1.yılında 15.000,00 TL, 2. yılında 11.250,00 TL, 3. yılında ise 6.750,00 TL olduğu, sigortanın başlangıç tarihinin 20.05.2015 olduğu ve bitiş tarihinin ise 24.05.2015 olduğu, hesap hareketlerinde 03.07.2015 tarihinde 6.750,00 TL vefat tazminat tutarının ödendiği,
dava konusu sigorta poliçesinin süresiz olarak kabul edilmesi halinde 49.139,50 TL vefat tazminatı ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile, 46.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 1.000,00 TL'ye 18.02.2016 tarihinden itibaren, 45.000,00 TL'ye ıslah tarihi olan 04.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2020/3978 Esas-2020/7715 Karar sayılı 26.11.2020 tarihli tarihli kararı ile; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile eldeki davada uyuşmazlık konusu krediye bağlı hayat sigortasının bitiş tarihinin süresiz olduğu, mahkemece, uyuşmazlık konusunda yeterli araştırma yapılmadığı, poliçe primlerinin ödendiği hesap dökümleri, 8608753 numaralı hayat sigortası poliçesinin aslı ile davalı sigorta şirketinin defterleri, yine banka kayıtları getirtildikten sonra üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, kredi süresinin 10 yıl olduğu da göz önünde bulundurularak,
hayat sigortası poliçesinin 1 yıl mı yoksa süresiz mi olduğu belirlendikten sonra, tüm deliller ile Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümleri de değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirdiği, kabule göre.
TTK’nın 1420 nci maddesi hükmüne göre; sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler 2 yılda müruuzamana uğradığı, davacının ıslah dilekçesi ile talebini artırdığı alacak miktarı yönünden, davalının zamanaşımı definde bulunulduğu, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği, hükmün gerekçesinde de bu hususa değinilmemiş olmasının doğru görülmediği, bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
Yargıtay bozma ilamına uyularak davacılar murisi ... ile Türkiye Halk Bankası Samsun Canik Şubesi arasında 20.02.2013 tarihinde Mortgage Kredi Sözleşmesi akdedildiği, buna göre murise 11891612 müşteri numarası ile 10 yıl vadeli konut kredisi kullandırıldığı, sigorta başlangıç tarihinin 20.02.2013, poliçe bitiş tarihinin 20.02.2014 tarihi olduğu, sigorta süresinin 1 yıl olarak belirtildiği, vefat teminatının 46.000,00 TL olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ilgili sigorta poliçe vadesinin süresiz fakat yürürlükte olmadığının bildirildiği, primin tamamının ödenmiş olduğu,
murisin 20.05.2015 tarihinde vefat ettiği, 23.02.2016 dava tarihi ve 04.12.2017 ıslah tarihi itibariyle 6102 sayılı Yasa'nın 1420 ve 1482 nci maddeleri uyarınca dava konusu talepler yönünden zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'ne göre hayat poliçesini yapan sigorta şirketi ile poliçe tanzim tarihinde aynı kuruma ait olduğu anlaşılan kredi veren banka tarafından yapılması gereken bildirimlerin yapıldığına dair dosya içerisinde bilgi ve belgenin bulunmadığı,
davalı şirket tarafından ibrazı istenilen defterlerin tamamının sunulmamış olduğu ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ilgili sigorta poliçe vadesinin süresiz olarak bildirilmiş olması nazara alındığında, poliçenin yenilenmemesinde müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaldı ki kredi sözleşmesini temin amacı bulunan sigorta poliçe vadesinin kredi tamamlanıncaya kadar yapılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 46.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.000,00 TL'ye 18.02.2016 tarihinden itibaren, 45.000,00 TL'ye ıslah tarihi olan 04.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah ile arttırılan bedel zamanaşımına uğradığından davanın reddi gerektiğini, poliçenin süresiz olduğu yönündeki görüş ve kanaatin sigorta poliçesine, sigortacılık genel teamüllerine aykırı olduğunu, poliçenin 3 sayfası tamamen boş olduğunu, poliçenin 3. sayfasının boş olmasının nedeninin imza bölümünün 2. sayfaya sığmadığını, Bireysel Kredi Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nde yenilemeye dair bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu kredi kuruluşuna (bankaya) ait olduğunu, müvekkil şirket, sigorta şirketi olup kredi kuruluşu (banka) olmadığını,
dolayısıyla hükme esas bilirkişi raporunda açıkça yanılgıya düşülerek müvekkil sigorta şirketine bahsi geçen maddenin yanlış yorumlanması suretiyle kusur atfedildiğini, hayat sigortaları ihtiyari nitelikte olup, sigorta poliçesinin yenilenmesine dair herhangi bir talepte bulunulmadığını, dolayısıyla müvekkil şirketine husumet yöneltilmesi ve müvekkil şirketine kusurundan söz edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte teminat miktarını aşan şekilde yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. Maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1435 inci maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2 inci maddesi.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla temyiz eden taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmedilen tazminatların usul ve yasaya uygun belirlendiği davacılar tarafından kredi borcunun ödeme tarihinde tazminat talep hakları muaccel olduğundan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, murisin 20.05.2015 tarihinde vefat ettiği, davacılar vekilinin 04.12.2017 tarihli dilekçesiyle dava değerini ıslah ettiği, davalı vekilince süresi içerisinde ıslaha karşı zaman aşımı definde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Islah Tarihi itibari ile TTK'nın 1420. maddesinde öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olup ıslahla talep edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6777, K. 2024/8380, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama