KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/680 E., 2023/8794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2309 E., 2022/1945 K.
- Hüküm/karar
- Kabul/Davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/264 E., 2020/346 K.
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.08.2017 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü ... ... sevk ve idaresindeki aracın kırmızı ışık ihlali yapmak sureti ile karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarptığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, öncelikle 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde. 2918 ...
Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulen reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesini, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesini ve maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e uygun hazırlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 ...
Kanun ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesinin ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,
faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin gönderdiği yazıya göre, davacının 9.10.2017 tarihinde gerekli başvuruda bulunduğu, davacıya ödeme yapılmadığının bildirildiği, alınan kusur raporuna ve kaza tespit tutanağına göre sürücünün asli kusurlu; davacı yayanın ise kusursuz olduğu, alınan maluliyet raporuna göre %43 oranında maluliyetinin oluştuğu, davacı için hesaplanan 444.345,87 TL maddi tazminat miktarından davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar olan 330.000,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 17.10.2017 tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; karara esas alınan maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını, kişisel başvuruyla alınan raporların kararlara esas alınamayacağını, bu nedenle de Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, post travmatik stres sendromunun sürekli olup olmadığı kararının tanı konulmasından 1 yıl sonra yapılacak kontrol muayenesi sonunda verilebileceğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporuna esas alınacak yönetmeliğin kaza tarihine göre geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri olduğu ve bu Yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora itibar edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, psikiyatrik arazın tedavi ile iyileşebileceğini, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kaza nedeniyle SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, davacının karşı araçta yolcu olduğu bu nedenle emniyet kemeri takıp takmadığının tespitinin gerektiğini ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.08.2017 tarihinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 89, 90, 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda ise davacıda mevcut travma sonucu stres bozukluğu, sol nefrektomi ve hipertansiyon arızaları nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının özürlülük oranının %43 olduğu bildirilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.
Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından veya Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/680, K. 2023/8794, 11 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama