KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6828 E., 2025/3696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/191 E., 2023/191 K.
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.05.2021 tarihinde yaya olan müvekkiline çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 24.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğunu, aksi kanaatte bulunulması durumunda ise çelişkiyi gideren rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi tarafından düzenlenen 25.05.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası sol kalça kırığından kaynaklanan yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre %9,8 olarak hesaplandığı, raporun üç adli tıp uzmanı tarafından hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da sağlık kurulu raporu alındığı buna göre ise, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının yine aynı yönetmeliğe göre %0 olduğu, raporun bir adli tıp uzmanı, bir ortopedi uzmanı ve bir iç hastalıklar uzmanı tarafından hazırlandığı, hakem heyeti tarafından %0 sürekli maluliyetin esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlendiği iki maluliyet raporu arasında bu haliyle farklılık mevcut olup olay tarihi olan 17.05.2021 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır.
Şu halde, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı da bulunan heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6828, K. 2025/3696, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama