KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6858 E., 2023/11214 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/7 E., 2022/22 K.
- Sayısı
- KIT/2021-378
- Hüküm/karar
- Davacı Vekilinin İtirazının Kabulü ile Davanın Kabulü
- Sayısı
- K-2019/25588
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.08.2012 tarihinde davacının eşi olan desteğinin sürücüsü olduğu aracın tek taraflı yaptığı trafik kazası neticesinde destek sürücünün vefat ettiğini, desteğin sürücüsü olduğu aracın zorunlu trafik sigortası olmadığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacı için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin teminat dışı olduğunu, desteğin kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasını, tazminat hesabından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 27.03.2019 tarihli ve K-2019/25588 sayılı kararında; desteğin kendi kusuru ile kazaya sebep olması hukuki sorumluluğu doğuran bir olay olmadığı, ... da sorumlu tutlamayacağı, HGK 01.11.2017 gün 2017/1315 Esas sayılı karar kimse kendi kusurundan yararlanamayacağı, somut olayda destek asli ve tam kusurlu olduğu ve TMK 2 gereği tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
A. İtiraz Hakem Heyeti Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetince kazanın Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları'nın yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden önce gerçekleştiği davacının destek tazminatı talep edebileceği, dosyada alınan bilirkişi raporunun PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre düzenlenmesinin uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulü ile davacı için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.10.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2021 tarihli ve 2021/3830 Esas- 2021/4571 Karar sayılı kararı ile; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafa kesin süreli ihtaratı içeren ara kararın e-posta yoluyla tebliği usule aykırı değil ise de, Anayasa ve Yasa hükümlerine aykırı şekilde; ara kararında HMK'nın 281. maddesine uygun şekilde taraflara bilirkişi raporuna varsa itirazlarını bildirmeleri için 2 haftalık yasal süre yerine 3 gün kesin süre tanındığının kararlaştırılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin 14.12.2021 tarihli ve KIT/2021-378 sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyularak, davacıların 3. kişi sıfatı ile tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17.10.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadaki taleplerin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğini ve 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 16 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yargılama süresince yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği ve davacının desteğin eşi olması sebebiyle tazminat talep edebileceği anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yönünden temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "5.850,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6858, K. 2023/11214, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama