KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7057 E., 2023/11058 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/2429 Hakem Kararı Saklama
- Sayısı
- İHK-2020/10059
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü / Davalının İtirazının Reddi
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; sunulan raporun yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan raporun karar vermeye elverişli olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulüne 87.296,34 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın karar vermeye elverişli olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davadan önce davalıya başvuru yapılmış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olmasına, karara esas alınan kusur durumunun olayın oluş şekline uygun olmasına, davadan önce davalının temerrüte düşmüş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise karara esas alınan raporda bakiye ömrün kaç yıl olarak esas alındığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca raporda, işleyecek aktif ve pasif dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin de açık bir şekilde yazılmadığı görülmüş olup bu yönüyle raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür süresi belirlenerek (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2020 verileriyle ve işlemiş/işleyecek devre belirlemesinde 2020 yılı esas alınarak yapılması) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davacı vekili meydana gelen kaza nedeni ile davacının geçici iş göremezlik zararının da bulunduğunu açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, hakem heyetince de bu talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı doğmamıştır.
Hakem Heyetince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı hakkında geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince geçici iş göremezlik talebinin reddi yerine kabulü isabetli olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
4.Somut olayda Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nispi vekalet ücretine karar verilmiş; davalının bu yöne ilişkin itirazı da rededilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın saklama kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7057, K. 2023/11058, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama