KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7157 E., 2025/13451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/864 E., 2023/727 K.
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/409 E., 2022/432 K.
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle silahla yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 11.000,00 TL maddi tazminat ile 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, haksız saldırının kınanması ve kınama kararının yayınlanması isteminde bulunmuş; bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 808.649,01 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının İsrail Devletinin saldırı neticesinde silahla yaralandığı, sürekli ve geçici maluliyetinin oluştuğu, alınan maluliyet ve hesap raporlarının denetime uygun olduğu, hükme esas alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 808.649,01 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, maddi tazminatına ilişkin raporları kabul etmediklerini, taraflarının kusursuz olduğunun değerlendirilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi tazminat, manevi tazminat, haksız saldırının kınanması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu haksız eylem nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, davacının yaralanma derecesi, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının; hükme esas alınan maluliyet raporu ve tazminat raporunun yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7157, K. 2025/13451, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama