KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7180 E., 2023/10987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/232-2019/232
- Sayısı
- 2019/İHK-1601
- Hüküm/kara
- Başvurunun Kabulü/İtirazın Reddi
- Sayısı
- K- 2018/82156
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; 12.07.2016 tarihinde sürücü ...'ın kullanmakta olduğu traktörün römorkunda bulunan davacının, sürücünün ani fren yapması sonucu traktörle römork arasına düşerek yaralandığını ve malul kaldığını, 01.06.2018 tarihinde davalı ... şirketine müracaat edildiğini ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararının başvuru tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini toplam 59.868,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın hukuki menfaati bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, tahkimden önce sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, mevzuata uygun bir maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5 i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının %7,2 maluliyet oranı esas alınarak PMF 1931 yaşam tablosu ile yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, talebin kabulü ile 59.868,08 TL’nin 14.06.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. ... KARARI
A. İtiraz Edenler
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 13.12.2018 tarih ve K-2018/82156 sayılı kararına davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporu ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediği için adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacı tarafın tahkime başvuru öncesinde Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş maluliyet raporu sunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın kabulü halinde kendileri lehine tam vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin itirazlarının reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraza konu dosya kapsamına alınan maluliyet, kusur raporu, hesap raporu ve ara kararların tebliğ edilmeksizin hüküm tesis edildiğini, maluliyet raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, raporun Özürlülük Ölçütü Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş olması gerektiğini, maluliyet raporu yeterli ve doğru olmadığı için hesap raporunun da kabul edilmesinin mümkün olmadığını, hesaplamada TRH 2010 tablosunun ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, SGK tarafından ödenmiş ya da ödenecek rücuya tabi bir tazminat miktarı varsa bunun hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini,
davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki menfaati bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, başvuranın müterafık kusuru nedeni ile %50 indirim yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, vekalet ücretinin AAÜT'de belirlenen ücretin 1/5 i olması gerektiğini belirterek, ... kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 89, 90, 91. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu 54. maddesi, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1-Somut olayda; davacı ..., babası olan ...'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 12.07.2016 tarihinde meydana gelen ve babası ...'in %100 kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki dava, 2008 doğumlu İbrahim'e velayeten kanuni temsilcileri olan anne...ve baba ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir.
Eldeki davada davacılar anne...ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı ... trafik kazasına tam kusuruyla sebebiyet vermiş olup, hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle, yasal temsilci olan anne-babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba, küçüğü temsil edemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7180, K. 2023/10987, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama