KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7258 E., 2023/12753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/751 E., 2021/751 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddi/İtirazın reddi
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı 08.03.2019 tarihli çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak kısmi olarak 35.800,00 TL ödeme yapıldığını, bu sebeple, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılamadan önce 35.800,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında arabuluculuk anlaşması imzalandığını, davacının tüm zararının karşılandığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 11.11.2020 tarihli 2020/158946 sayılı arabuluculuk anlaşması imzalandığı, ödemenin davacının %5 maluliyeti üzerinden yapılmış olması ve arabuluculuk anlaşması sırasında ve tahkim aşamasında sunulan raporda %17 maluliyet oranının bulunduğu, artan maluliyetinin söz konusu olmadığı ve arabuluculuk sonucunda anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar veirlmiştir.
IV. İTİRAZ
A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigorta şirketine 08.10.2020 tarihinde 25.11.2019 tarihli %35 engel oranlı heyet raporu ile başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından maluliyet oranı %5'e düşürülerek bu oran üzerinden ödeme yapıldığını, davalı kurum yazısı ile 15.03.2021 tarihinde yeniden maluliyet raporu alındığını, %17 maluliyet oranlı rapor ile 17.03.2021 tarihinde sigorta şirketine fark başvurusu yapıldığını ancak maluliyet artışı meydana gelmediği gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini,
15.03.2021 tarihli %17 maluliyet oranlı sağlık kurulu raporunun hakemin gerekçesinde belirttiği 11.11.2020 tarihli anlaşmaya dayanak rapor olmadığını, yapılan arabuluculuk anlaşmasının yetersiz ve eksik olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111 inci maddesi uyarınca yetersiz olduğu açık ve belli olan anlaşma ve uzlaşmaların geçersiz olduğunu ve yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceğini, yetersiz ödemeye dayanak teşkil eden anlaşmanın KTK kapsamında geçersiz olduğunu, anlaşma belgesinin geçersizliğinin dava açma yasağının istisnası olduğunu,
kararın gerekçesinde müvekkilinin hukuki yararının bulunmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, %17 oranlı raporun 11.11.2020 tarihli anlaşma sonrasında tanzim edildiğini, müvekkilinin hak arama ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini beyan ederek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi ve davalı arasında 2020/158946 sayılı 11.11.2020 tarihli arabuluculuk anlaşmasının imzalandığı ve 19.11.2020 tarihinde de anlaşmanın gereğinin ödeme yapılmak suretiyle yerine getirildiği, tarafların arabuluculuk anlaşmasında davacıya ödenecek tazminatın davalının % 5 oranında maluliyeti üzerinden yapılmış olduğu,
davacının arabuluculuk görüşmelerinde maluliyet oranının % 35 olduğunu gösteren, Bursa Şehir Hastanesi'nden almış olduğu 25.11.2019 tarihli raporun sunulduğunu, oysa huzurdaki davaya konu başvurunun yine Bursa Şehir Hastanesi'nden almış ve %17 maluliyet tespiti yapılan 15.03.2021 tarihli rapora dayandığı itirazında bulunduğu, her iki maluliyet raporu arasında 16 aylık bir süre olmasına rağmen davacının % 35 oranındaki maluliyet oranında iyileşme olduğu ve sürekli maluliyetin %17 oranına düştüğünün görüldüğü, sürekli maluliyet oranında artış değil, azalma olduğu,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK) 18 inci maddesinin beşinci fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" olmakla arabuluculuk faaliyeti sonunda imzalanan anlaşma belgesinin taraflar için bağlayıcı olacağı ve dava açma yasağı teşkil edeceği, arabuluculuk anlaşmasının usul hukukuna ilişkin bir sözleşme olduğu ve ilam gücünde ve doğrudan icra kabiliyetine sahip olduğu,
oysa KTK'nın 111 inci maddesi kapsamında iptali mümkün olan anlaşmaların, özel hukuka ilişkin anlaşmalar olduğundan, arabuluculuk anlaşmalarının KTK'nın 111 hükmüne dayalı olarak özel hukuk sözleşmeleri gibi iptalinin mümkün olmadığı ve itiraza konu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; esas itibariyle taleplerinin müvekkilinin maluliyet artışı olduğu yönünde değil, davalı şirketin müvekkile %17 maluliyeti doğrultusunda "eksik ve yetersiz ödeme" yaptığı noktasında olduğunu, davalı şirkete 08.10.2020 tarihinde Bursa Şehir Devlet Hastanesinden 25.11.2019 tarihli %35 engel oranlı kazaya bağlı sağlık kurulu raporu ile başvuru yapıldığını, işbu başvuru dilekçesinde özellikle davalı şirketin sorumluluğunun %23 engel oranına yönelik olduğunu,
harici kısmın ise müvekkilin daha öncesinde geçirdiği iş kazası sebebiyle meydana geldiği ve bu sebeple de medikal firmanın yapacağı değerlendirmenin %23 üzerinden yapılması gerektiğini, harici kısma ilişkin bir taleplerinin olmadığını, gerekçeli kararda doğrudan %35 üzerinden bir değerlendirme yapıldığını, davalı şirketin hem 25.11.2019 tarihli rapora itiraz ettiği hem de müvekkilinin özellikle bildirdiği %23 engel oranını %5'e düşürerek eksik bir ödeme yaptığını, davalı şirketin maluliyete ilişkin itirazı bulunduğundan yeniden rapor tanzim edildiğini,
ilk rapor (25.11.2019 tarihli %35 engel oranlı kazaya bağlı sağlık kurulu raporu % 23 harici kısmı daha önceki iş kazası sebebiyle oluşan maluliyet) ile ikinci rapordaki arazlar aynı olduğundan, itiraz üzerine alınan 15.03.2021 tarihli %17 engel oranlı raporun kesinleştiğini, %5 maluliyete ilişkin ödeme yapıldığı nazara alındığında, müvekkiline eksik ve yetersiz ödeme yapıldığını, arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın, mahkeme kararları gibi maddî anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarına ilişkin olup,
yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmaların geçersiz olduğunu ve yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edileceğinin açıkça belirtildiğini, dolayısıyla, yetersiz ödemeye dayanak teşkil eden anlaşmanın KTK kapsamında geçersiz olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarara yönelik olarak yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile açılan maddi tazminat talepli davadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak çözümlenmesine, davacının talebini eksik/yetersiz ödemeye dayandırmasına ve arabuluculuğa konu olan bir hususun yeniden dava konusu yapılamaması nedeniyle ret kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7258, K. 2023/12753, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama