KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7284 E., 2023/12206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/188 E., 2023/43 K.
- Hüküm/karar
- Karar Verilmesine Yer Olmadığı
Karar Metni
1.348 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’nin Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün mükellefi olduğunu, 17.04.2014 itibariyle vadesi geçmiş ve kesinleşmiş olan 89.226,10 TL vergi borcu bulunduğunu, davalı hakkında amme alacaklarının tahsiline ilişkin olarak takibat işlemlerine girişildiğini ancak takibat neticesinde borçlunun borcunu karşılamaya yetecek menkul ve gayrimenkul malvarlığının bulunmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine kişi hakkında vergi dairesi müdürlüğünce tahsil güçlüğüne dair belge düzenlendiğini, yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde .... ili, ......., ilçesi, ......, Mahallesi,
2956 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazını 28.10.2011 tarihinde kardeşi ...’ye, Kayseri ili, ......, ilçesi, ......, Mahallesi, 809 ada 860 parselde kayıtlı bulunan taşınmazlarını 16.08.2012 tarihinde kardeşi ...’ye sattığının tespit edildiğini, satış bedellerinin taşınmazların bulunduğu bölge için çok düşük olduğunu, vergi borcunun tarihleri ve ödemeleri incelendiğinde satış işleminin vergi borçlarının doğduğu tarihten sonraki döneme ilişkin olduğunu, bu durumun yapılan satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek Kayseri ili, ......., ilçesi, ......., Mahallesi, 2956 ada 9 parselde kayıtlı ana taşınmazda bulunan 4, 13,
14 ve 15 nolu bağımsız bölümlere yönelik tasarrufun iptali ile taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi ve muameleler neticesinde elde edilen meblağın ödenmesini, Kayseri ili,....., ilçesi, ....., Mahallesi, 809 ada 860 parselde kayıtlı ana taşınmazda bulunan 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlere yönelik tasarrufun iptali ile taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesi ve muameleler neticesinde elde edilen meblağın ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ; davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; tasarruf işlemlerinin tamamen mirasın taksimi ile ilgili olduğunu, 2005 yılında vefat eden babaları......,’nin vefatından bir süre sonra mirasçıların bir araya gelerek intikal eden iki taşınmazda bulunan daireleri kendi aralarında paylaştıklarını, tarafların taksim işlemlerini tapuda karşılıklı satış işlemleri ile gerçekleştirdiğini, karşılıklı rıza ile oluşan miras taksimi sonucu ......
Kötügöller 9 parseldeki taşınmazdan 13 nolu dairenin müvekkili...’a, 14 ve 15 nolu dairenin ......,’ye, buna karşılık taşınmazdaki 2. kat 4 nolu daire ile 7. kattaki 20 nolu dairenin davalı ...’e verilmesinin kararlaştırıldığını, ......., 860 parseldeki taşınmazın muris ......, ile kardeşi ...’e ait iken 1 daire ile 1/2 bodrumun muris .....,’e geçtiğini, .....,’in vefatıyla müvekkilleri ile davalı ...’in taksim anlaşmaları sonucu bu taşınmazdaki hissenin tamamının Şerife’ye geçtiğini, ......, mevkii 9 parseldeki 4 ve 20 nolu dairelerin bankalara olan borcundan dolayı icra kanalıyla satıldığını,
tapuda yapılan tasarruf işlemlerin intikal eden taşınmazların taksimi ile ilgili işlemler olduğunu, bu işlemlerin amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak şartıyla yapıldığını iddia etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile; taşınmazların davalılar murisi... adına kayıtlı iken 27.09.2005 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları olan davalıların kendi aralarında taşınmazları taksim yaptıkları ve buna uygun olarak tapuda intikallerini sağladıkları, taşınmazların tarafların murisi...'den mirasçılara geçiş tarihi ile davaya konu tasarrufların yapılış tarihinin aynı olması, tasarrufun gerçek amacının satış olmadığı, davalılar arasındaki miras payının paylaşılması sonucu intikale ilişkin olduğunun anlaşıldığı,
taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek rayiç bedelleri arasındaki farkın 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler dışında bir mislini de aşmadığı, bu parseller yönünden somut olayda bedel farklılığının tek başına tasarrufun iptali için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli ve 2016/3959 Esas, 2018/8362 Karar sayılı ilamı ile "...
Davacı, borçlu ...'nin 1995 ila 2009 tarihleri arasında vergi borcu bulunduğunu, borcun doğumundan sonra murisinden intikal eden taşınmazları borcunu ödememek kastıyla (mal kaçırma) kardeşlerine devrettiği iddiası ile eldeki davayı açmış, davalılar ise murisin ölümünden sonra malları taksim ettiklerini dava konusu taşınmazların davalılara düştüğünü, beyan etmişlerdir.
Mahkemece bu beyanlara itibar edilerek ve yazılı gerekçe ile borçlu ile kardeşleri arasında taksim olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Gerekçede taksimin varlığını gösteren bir delil olduğu belirtilmemiş ve tartışılmamış olup kanaate dayalı olarak hüküm tesis edilmiştir. Davalılar da Medeni Kanun hükümlerine göre taksimi kanıtlayan herhangi bir delil ibraz etmemişlerdir.
Dosya arasına getirtilen tapu kayıtları ve eklerinden taksimin varlığını gösteren herhangi bir delil olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre taksimin varlığı kabul edilemeyeceği gibi, 2956 ada 9 parselin (kat irtifakıyla 4 ve 20 nolu daire) de intikal ve satışları göz önüne alındığında borçluya düştüğüne dair herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek iptal koşullarının varlığı halinde tasarruf tarihi itibariyle doğan vergi borcu ve ferileri hesap ettirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu borcun ödendiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalıların kardeş olduğu, taksime ilişkin HMK m.191 hükmü gereğince lehine kanaat sağlayacak nitelikte delil sunulmadığı, davalıların davacı kurumu zarara uğratmak gayesiyle muvazaalı tasarrufta bulundukları gerekçesiyle de davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın “Kentsel Dönüşüm” kapsamında müvekkili şirkete intikal ettiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin davalı olarak gösterilmediğini, sonradan davaya dahil edildiğini belirterek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davalarında 3.kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde 6183 sayılı Yasa'nın 31. maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Dava konusu taşınmazlardan Kayseri ili, ......,ilçesi, ......, Mahallesi, 809 ada 860 parselde bulunan 2 nolu bağımsız bölüm davalı borçlu .....,adına kayılı iken 16.08.2012 tarihinde davalı 3.kişi ...'ye devredilmiş, ... tarafından da yargılama sırasında 20.06.2019 tarihinde davalı 4.kişi Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. 'ye devredilmiştir. İlk derece mahkemesince; davalı 4.kişi Kayseri İmar ve İnş. Tic.
A.Ş. aleyhine de yargılama giderlerine karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından, dava konusu sözü edilen bu taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında kaldığı, 6306 sayılı Kanun gereği davalı 4.kişi Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş.'ye devredildiği anlaşılmış olup, bu durumda davalı 4.kişi Kayseri İmar ve İnş. Tic.
A.Ş.'nin kötüniyetli olduğu ya da borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını zarara uğratma kastını bilebilecek durumda olduğu ispatlanamadığından, davalı 4.kişi Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinde yer alan "davalılardan" ibarelerinin çıkarılarak yerlerine "davalılar Mehmet Etçi, Hasan Etçi ve ...'den" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Kayseri İmar ve İnş. Tic. A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7284, K. 2023/12206, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama