KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7617 E., 2023/10581 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/115 Değişik İş, 2021/115 Karar
- Sayısı
- KIT/2021-24
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Kısmen Kabulüne
- Sayısı
- K-2016/22164
Karar Metni
1.434 kelime·7 dk okuma·18 bölüm
Taraflar arasında Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen ve itiraz ile istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2010 tarihinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmayan aracın (motosikletin), davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 47.201,06 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalının kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi olmaması sebebiyle işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi gerektiğinden dolayı sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 47.201,06 TL'nin 08.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili; maluliyet raporları arasında çelişki olduğu, kusur durumunun tespiti için usulünce kusur raporu alınması gerektiği itirazlarında bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 28.11.2016 tarihli ve 2016/İHK-3197 sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu kaza tarihine göre hükme esas alınan maluliyet raporunda hata olmadığı, kaza tespit tutanağında davacının kusursuz olduğunun belirlenmesi nedeni ile davalının bu itirazının yerinde bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/628 Esas, 2017/913 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih, 2018/470 Esas 2020/883 Karar sayılı kararı ile; kaza nedeni ile kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile sair hususlar incelenmeksizin bozma kararı verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda düzenlenen kusur raporu uyarınca başvurunun kısmen kabulü ile 42.480,95 TL tazminatın 08.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı yapıldığını, İtiraz Hakem Heyetince kusur tespitinden sonra dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek hesaplama yapılması gerekirken, bilirkişi raporu olmaksızın hüküm tesisinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, başvurucunun sürücü belgesi olmaması ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeni ile müterafik kusurlu olduğunu, temerrüt tarihinin ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini savunarak kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamında bulunan Katip Çelebi Üniversitesi tarafından hangi yönetmeliğin esas alındığı yazılmaksızın düzenlenen 20.03.2013 tarihli raporda davacının maluliyeti %0 olarak belirlenmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından düzenlenen 03.09.2015 tarihli raporda ise olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının % 9 oranında sürekli maluliyetinin olduğu tespit edilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce iş bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. İki rapor arasında davacının maluliyetine ilişkin açık çelişki bulunmaktadır.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; öncelikle davacının eksik tüm tedavi evrakının dosyaya temininin sağlanması, davalı sigorta şirketinden hasar dosyasının getirtilmesi ve dosya kapsamında olan iki raporun karşılaştırılması, maluliyet oranları bakımından açık çelişki bulunduğu dikkate alınarak,
iki rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi için kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; sürücüsü olduğu motosikletin davalıya sigortalı araçla çarpışması sonucu davacının yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın çene bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VIII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7617, K. 2023/10581, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama