KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7631 E., 2023/11908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/35 D.İş
- Hüküm/karar
- Başvurunun reddi
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMMS) bulunmayan araçla, davacının sevk ve idaresindeki motorsikletin 16.06.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %51 oranında malul kaldığını, 29.04.2019 tarihinde 146.352,00 TL ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 59.462,07 TL ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme ile zararın karşılandığını, davacının %50 kusur oranı ve %20 müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplanan tutarın ödendiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının kask takmayarak zararın artmasına katkı sağladığını, ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğini rapor ücretinden davalının sorumlu tutulamayacağını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) rücu şartlarının sorgulanması gerektiğini, davalının temerrüde düşürülmediğini, avans faizi isteminin haksız olduğunu,
davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 26.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda ilk ödeme tarihindeki verilere göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının bakiye alacağının bulunmadığının belirlendiği, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 19.05.2020 tarihli ve 2020/İHK-10733 sayılı kararıyla; başvuru sahibinin maluliyetinin bacak kırığı olduğu, müterafik kusur indirimini gerektirir bir yaralanma bulunmadığı, 26.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama tarihi itibariyle davacının sürekli iş göremezlik zararının 59.462,07 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kabulü ile 59.462,07 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 15.09.2022 tarihli, 2021/13812 esas ve 2022/10379 karar sayılı ilamıyla. "Hükme esas alınan aktüer raporunda sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 29/07/2019 tarihi itibariyle hesaplama yapılmış, yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin 152.883,71 TL olduğu, davacının zararının ise sürekli işgöremezlik için 182.213,86 TL olduğu, belirlenmiştir.
Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödemenin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır.
Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, ödeme tarihindeki verilere göre müterafik kusur indirimi de uygulandıktan sonra davacının bakiye zararının bulunmadığı tespitinin yapıldığı bilirkişi raporu ile sabittir.
Hakem Heyetince açıklanan yönler gözetilerek, davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararı isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı lehine bozulmasına, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda başvurunun reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kask ile maluliyet arasında illiyet bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiği kabulünün hatalı olduğunu, yaralanmanın bacak bölgesinden olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılarak zararın karşılandığının tespit edildiğini, halbuki %1,8 teknik faiz uygulanmadan zararın hesaplanması gerektiğini, gelirde meydana gelen artışların dikkate alınmamasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, incelenmeyen itirazları tekrarladıklarını, davanın kabulü gerektiğini belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, motorsiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7631, K. 2023/11908, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama