KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7694 E., 2025/15843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/25 73... /1274 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/2 83... /151 Karar
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yayın sahibi, davalı ...'nun eser sahibi olduğu ..
Gazetesi'nin 14.07.2018 tarihli nüshasında ve internet sitesinde yayınlanan "Yılın skandalı sonunda patladı" başlıklı köşe yazısı nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin taraf olduğu velayet değişikliği dava dosyasına sunulan bir kısım hukuka aykırı ele geçirilmiş özel hayatına ilişkin görüntüler yönünden yanıltıcı şekilde yayın yapıldığını, bu görüntülerin dava konusu köşe yazısının kaleme alınmasından sonra alenileştiğini ve kamuoyunun bilgisine sunulduğunu,
İstanbul 9. Aile Mahkemesinin 2018/475 Esas sayılı dosyasında 13.07.2018 tarihinde verilen haber ve yorum içeren yayınların tedbiren durdurulmasına dair karara aykırı hareket edildiğini, Beykoz Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/906 D.iş sayılı kararı ile 02.08.2018 tarihinde köşe yazısına yönelik erişim engeli kararı verildiğini, bu tarihe kadar köşe yazısının yayınlanmaya devam ettiğini, müvekkilinin özel hayatının gizliğinin ihlal edildiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını,
basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın 14.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Gazetecilik ve Mat. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu gazete ve internet yayını yönünden taleplerin ayrı ayrı belirtilmediğini, internette de yayınlanan dava konusu köşe yazısının yayından kaldırıldığını, aile mahkemesinde verilen tedbir kararı konusunda bilgi sahibi olmadan bu köşe yazısının kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; köşe yazısına konu olan görüntülerin yazıdan önce alenileştiğini, güncel bir konu ile ilgili basın özgürlüğü kapsamında yayın yapıldığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu köşe yazısı ile basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı; basının, başkalarının özel hayatlarına, itibarına, Anayasa ve yasaların güvencesindeki kişilik haklarına özel bir önem vermesi gerektiği; çok özel ve kişisel bilgi ve görüntülerden bahseden yazının yayınlanmasında bu hususlara riayet edilmediğinin açık olduğu, davacının özel hayatına saygı duyulması hususundaki beklentisinin, basın tarafından dikkate alınması gerektiği, maddi olgunun belirlenmesi bakımından kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararların hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olmadığı,
bu itibarla manevi tazminat talep etme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın 14.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yayın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, köşe yazısının da bu ilke kapsamında kaleme alındığı,
güncel olan bir konunun gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı; kamuya mal olmuş, toplumda tanınır kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğü bulunduğu, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, güncelliğini koruduğu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, dava konusu yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı,
köşe yazısının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazısının kayda alınması suç teşkil eden özel hayata ilişkin görüntülere ilişkin olduğunu, bu nedenle haber değeri taşımadığını, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini, basında bu görüntüler yer almadan önce dava konusu köşe yazısının kaleme alındığını, bu suretle alenileştiğini, müvekkili yönünden telafisi imkansız bir zarara yol açtığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirketin yayın sahibi, davalı ...'nun eser sahibi olduğu ... Gazetesi'nin 14.07.2018 tarihli nüshasında ve internet sitesinde yayınlanan "Yılın skandalı sonunda patladı" başlıklı köşe yazısı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadelerde basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının.
Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte,
ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının; aile mahkemesinde verilen tedbir kararından davalı tarafın haberdar olduğuna ve köşe yazısının kaleme alınmasından sonra bahsi geçen görüntülere yönelik kamuoyunun bilgi sahibi olduğuna dair dosyada delil olmadığının, davacının kişilik haklarına bir saldırı olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7694, K. 2025/15843, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama