KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8055 E., 2024/2634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/193 E., 2022/144 K.
- Davacılar
- 1-..., 2-..., 3...vekilleri Avukat ...
- Davalılar
- 1-Allianz Sigorta A.Ş. vekili Avukat ..., 2-..., 3-... vekilleri ...
- Dava tarihi
- 02.07.2014
- Hüküm/karar
- Karar Verilmesine Yer Olmadığına
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile davacı ...'ın kullandığı motosikletin çarpışması sonucu, davacının yaralandığını belirterek müvekkili davacılar için 10.000,00 TL tazminatın geçici ödemesine karar verilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, işbu ödemelerin hüküm aşamasında karara bağlanacak tazminattan mahsubuna, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili davacı ... için 15.000,00 TL maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminatın maddi tazminat kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
manevi tazminat kısmının davalı ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar... ve ...için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, kaza tarihi olan 13.11.2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... ve Sevinç Akyüz vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın kaza tarihinde 13 yaşında olduğunu, öncelikle motosikletle trafikte olmaması gerektiğini, asli kusurun müvekkiline atfedilmesinin de hatalı olduğunu, kavşağa 90 km'nin üzerinde bir hız ile girdiğini, her olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacıların davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli 2014/286 E., 2016/353 Karar sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2019 tarihli 2016/12436 E., 2019/5549 K. sayılı kararı ile hüküm, "...davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği veya Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %10,3 oranında malül kaldığı belirlenmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Yukarıda anılan rapor 13.11.2013 kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmişlerdir. Bu durumda yapılacak iş, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte yeni bir rapor alınarak usuli kazanılmış haklara da dikkat edilerek sonucuna göre davacının maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; alınan rapora göre maluliyet oranında değişim veya artış olmadığının tespit edildiği, bu nedenle ilk karar doğrultusunda davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığı denetlenerek davalıların ilk karar uyarınca hükmedilen tazminat kalemlerini ödemiş olduğunun tespit edildiği, davacı lehine güncel tazminat hesabı yaptırılamayacağı dikkate alınarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirtilen borç miktarının karşılandığı yönünde tespitin hatalı olduğunu, maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alındığında temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8055, K. 2024/2634, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama