İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/8152 K.2024/7512

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan…

Esas2023/8152Karar2024/7512Tarih11 Eylül 2024Okuma9 dk · 1.892 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/8152 E., 2024/7512 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/151 E., 2022/1241 K.
Dava tarihi
07.01.2014
Hüküm/karar
Davanın Kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.892 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ,müvekkilinin işleteni olduğu park hâlindeki aracın davalının maliki ve trafik sigorta şirketi olan aracın çarpıp kaçması sonucu hasarlandığını, çarpan aracın davalıya ait olduğunun emniyete yapılan ihbar üzerine anlaşıldığını ancak davalının suç uydurarak aracının çalındığını iddia ederek kaza tespit tutanağını imzaladığını, tutanağa aktarılan bu iddia nedeniyle davalı ... şirketinin hasar bedelini ödemekten kaçındığını,

oysa davalının çalıntı yönünde bir ihbarı bulunmadığı gibi tanık beyanlarına göre de aracı kullananın davalının oğlu olduğunu ileri sürerek 11.315,62 TL tutarındaki hasarın tazminat bedeli ile 580,85 TL tutarındaki hasar tespit giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; bahsi geçen aracın müvekkilinin ticari aracı olduğunu, iş sonrasında dükkanının önüne park ederek bıraktığı yerden hırsız ya da hırsızlar tarafından çalınmak suretiyle müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında iddia edilen olayın meydana geldiğini, müvekkili evinde iken aracını park ettiği dükkanının önünden çalınıp dava konusu olaya karıştığını gece evine gelen polislerden öğrendiğini, aracın ikinci el olarak alındığını ve yedek anahtarının da bulunmadığını,

ihbar üzerine polislerle birlikte iş yerine gidilerek aracın anahtarının müvekkilinin her zaman muhafaza ettiği çelik kasasından çıkarıldığını ve polise teslim edildiğini, aracın kelebek camı tabir edilen camının aralanarak kapısının içeriden açılarak çalındığının anlaşıldığını, çalınma olayında müvekkiline atfedilebilecek kusur ve ihmalin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; talep edilen zararın kaza tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.3. maddesine göre teminat kapsamı dışında kaldığını, çalınan veya gasp edilen araçlar nedeniyle işletenin sorumluluktan kurtulabildiği hâllerde sigortacının da sorumluluktan kurtulacağını, kusur durumunu ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10.07.2014 tarihli, 2014/5 Esas 2014/184 karar nolu kararı ile; davacıya ait aracın davalının aracının çarpması sonucunda hasarlandığı, davacının hasar bedelini davalı ile davalının sigorta şirketinden talep ettiği, davalının ise aracının o gece çalınmış olduğunu, aracın çalındığından ve kazadan polisler gelince haberdar olduğunu beyan ettiği, kazayı gören olmadığı gibi tanık beyanlarından da aracın çalınmamış olduğunun anlaşıldığı, davalı ile yakınları tarafından hasarın gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmadığı, davalı ... şirketinin aracın çalındıktan sonra sebep olduğu zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 24.11.2014 tarihli ve 2014/20445 Esas, 2014/16711 Karar sayılı kararı ile; “…Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarının tahsili istemine ilişkindir.

2918 Sayılı KTK'nun 107.maddesinde, “ Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz.

İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. ZMSS Genel şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, 2918 sayılı KTK.nun 107. maddesi uyarınca, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracın sadece çalındığını kanıtlaması yetmemekte, bununla birlikte çalmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiği halde, çalmanın önüne geçilemediğini de kanıtlaması gerekmektedir. Davalılar davacıya ait aracın hasar görmesine neden olan aracın kayıt maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır.

Somut olayda, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Araçta düz kontak yapılmadığı, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu tespit edilmiştir.

Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır. İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir.

İşleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Direnme Kararı

Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2015/561 E., 2015/591 K. sayılı kararı ile; bozma kararı gerekçesinde belirtilen çalındığı iddia olunan araçla ilgili kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcılarını seçmede, talimat vermede, denetlemede her türlü özenin gösterildiği ve bunların somut delillerle ispatının mümkün olmadığı, kazanın 27.01.2013 günü 22.20 sıralarında meydana geldiği, davalıya ait aracın, davacının aracı dışında park hâlindeki birçok araca çarparak kaçtığı ve başka bir sokakta park hâlinde bulunduğu,

kazayı gören olmadığı gibi herhangi bir kamera kaydının da olmadığı, davalının, çocuklarının ve çalışanlarının söz konusu kasalı ticari aracı dükkanda taşıma işlerinde kullandıklarının ve dükkanın önünde açıkta park hâlinde bıraktıklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, olayın pazar gecesi meydana geldiği, dükkanın o gün kapalı olduğu, dolayısıyla davalının aracı kontrol etme imkanın olmadığı, fark etme gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davalının kazadan sonra polis memurlarının eve gelmesi ile kazadan haberdar olduğunun sabit olduğu,

davalının oğlunun kaza gün ve saatinde arkadaşlarıyla maç izlediğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, davalının dükkanının faaliyet gösterdiği (doğrusu göstermediği) pazar günü çalışanlarından haberdar olmasının beklenemeyeceği, davalının aracın tek anahtarı olduğunu ve dükkanda kasada olduğunu söylediği ve polislerce de aynı gün akşam kasada olduğunun tespit edildiği, araçta davalı çalışanlarının, eşinin, çocuğunun izi mevcut olup aracı kullananlar olduklarından parmak izlerinin bulunmasının normal olduğu, aracın düz kontak yapılarak çalıştırılmadığı yani anahtarla çalıştırıldığının emniyet tutanakları ile belirlendiği,

araç eski bir kamyonet olup herhangi bir şekilde ve başka anahtarla çalıştırılmasının mümkün olabileceği, aracın davalı veya çalışanlarınca kullanıldığı ve kaza yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/9227 soruşturma ve 2013/6269 karar nolu dosyasında davalı ve çalışanları ile oğlu hakkındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçundan delil yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı Yalova Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazın reddedildiği,

davalının kusurlu olduğu ve özen görevini yerine getirmediği yönünde delil bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Daire Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2016 tarih ve 2016/20329 Esas, 2017/5891 Karar sayılı kararı ile; "...Dairemizin 24.11.2014 gün, 2014/20445 esas ve 2014/16711 karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığı ..." gerekçesiyle 6763 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

"Davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 tarihinde saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Aynı gece park hâlindeki birden çok araca çarpılmıştır. Araçta düz kontak yapıldığı yönünde bir bulguya rastlanılmadığı belirtilmiş, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu belirlenmiştir.

Kovuşturma raporlarında aracın çalındığı yönünde müşteki Berat’ın beyanı dışında bir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir.

Davalı tarafça aracın anahtarlarının kasada muhafaza edildiği belirtilmesine rağmen, işyerinde çalışan tanık ... yeminli ifadesinde “…arabanın 4-5 tane anahtarı vardı dükkanda asılı dururdu bunlardan bir tanesi arabayı çalıştırıyordu diğerleri ise arabanın ön ve arka kapısını açıyordu araba eski model olup kapıların ve motorun çalıştırılması ayrı ayrı anahtarları vardı araba çalındığında ve sonrasında anahtarların dükkanda olup olmadığını bilmiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkemece, işletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olup olmadığı noktasında yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. " Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA" karar verilmiştir.

E. Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Bozmasına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davalı ...'in dava konusu kazaya karışan aracın gözetimi yönünden gerekli tüm dikkat ve özeni göstermediği, bu sebeple davalı ...'in gerçek işleten olarak farazi işleten (hırsız ve gasp eden) kişi ile müteselsilen sorumlu olacağı, bu aracın meydana getirdiği eşyaya ve bedene verilen zararlardan işleten sorumlu olduğundan, onun trafik sigortasını yapan davalı ... şirketinin de sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile.

11.315,62 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 27.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte, davalı ...yönünden ise dava tarihi olan 01.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (Davalı ...nin poliçe limiti ile sorumlu olmasına) karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kararın yeterli inceleme yapılmaması nedeniyle bozulmasına rağmen bozma ilamı sonrası mahkemece hiçbir inceleme yapılmaksızın kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, hasar miktarına ilişkin de bir inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, zarara davalının sebebiyet verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davalının aracın gözetimi yönünden tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, davalı tanığı Recep'in de ifadesinde aracın tek anahtarı olduğunu söylediğini, aracın kapı ve camlarının kapalı olması, anahtarının kasada olması,

davalının aracın çalındığını öğrendiğinde emniyete başvurmuş olmasının tüm dikkat ve özeni gösterdiği hususunu sabit kıldığını, yine kovuşturmaya yer olmadığı kararında mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu davalının işlediğine dair yeterli delilin bulunmadığını tespit ettiği, aracın dükkan işlerine tahsis edilmesi nedeniyle dükkan çalışanlarının parmak izlerinin çıkmasının olağan olduğunu, görevsizlik kararı nedeniyle lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan , diğer davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 mad maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8152, K. 2024/7512, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Direnme Kararı
  9. C. Daire Kararı
  10. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8152
Karar No
2024/7512
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8155 K.2024/9739
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8155 K.2024/6627
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8156 K.2024/6630
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8158 K.2024/6631
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8159 K.2024/6660
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/8163 K.2024/6302

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.