KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8229 E., 2024/159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/92 E., 2023/116 K.
Karar Metni
1.730 kelime·9 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tüm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmadığından hataların düzeltilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Daire'nin 11.11.2021 tarih ve 2021/19508 Esas ve 2021/8750 Karar sayılı kararı ile sehven Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulduğu halde sehven dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından kararın temyizi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tüp bayiinde çalıştığını, ... adresindeki konutta kullanılan Bizimgaz Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye ait tüpün patlaması neticesinde yangın meydana geldiğini, çıkan yangında davacının yaralandığını, ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporda, yangının, katalitik tüplü sobadan sızan gazın patlaması sonucu meydana geldiğinin belirtildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açtıkları davada, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin güvenliğe son derece önem verdiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketin bayilere eğitimler verdiğini, bayilik sözleşmesinde dahi bu hususların açıkça belirtildiğini, bayi çalışanlarının eylemlerini kontrol etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin yapabileceği bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarihli ve 2019/529 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararı ile; 13.479,65 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 739.576,80 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 753.056,45 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden olay tarihi olan 25.12.2011 tarihinden itibaren, davalı ...Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş.'nin sigorta teminat limiti olan 200.000,00 TL'lik sorumluluk miktarını geçmemek üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2021 tarihli 2020/1851 Esas, 20217210 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf sebeplerinin reddine, davalıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun yargılama gideri yönünden kabulüne, kararın kaldırılmasına, hataların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince;
davanın kabulüne ve 13.479,65 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 739.576,80 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 753.056,45 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden olay tarihi olan 25.12.2011 den itibaren, davalı ...Ş. yönünden ise 14.01.2013 dava tarihi itibariyle poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
2. Daire'nin 11.11.2021 tarih ve 2021/19508 Esas, 2021/8750 Karar sayılı kararı ile; “..1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı ...
San. ve Tic A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Dava tüpgaz sızıntısından kaynaklanan yangın nedeniyle gerçekleşen yaralanmaya dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, ... ili, Bağlar ilçesi, Muradiye Mahallesi Özdiyar apartmanı 8 nolu dairede katalitik sobanın tüpünün değişmesi sırasında olayın meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, kazaya ilişkin varsa sigorta müfettişi raporu ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları da celbedilerek,
işverenin, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu yönündeki ilgili İş Kanunu hükümleri de dikkate alınarak yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sadece öğretim üyelerinden alınan rapor ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Şu halde, hükme esas kusur raporunun sadece öğretim üyeleri bilirkişilerinden alınmış olması yönü gözetilerek; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, aralarında işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan, işveren tarafından iş kazasını önleyici tedbirlerin alınıp alınmadığı yönü de dikkate alınarak usulünce alınacak rapor sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi isabetli görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... San. ve Tic A.Ş.’nin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı ...
San ve Tic A.Ş.’nin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1 inci maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371 inci maddesi uyarınca bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...
San ve Tic A.Ş.'ye geri verilmesine 11.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. "gerekçesiyle sehven Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak, 13.479,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 739.576,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 753.056,45 TL tazminatın davalı ...Ş. yönünden olay tarihi olan 25.12.2011 den itibaren, işleyecek avans faizi ile birlikte davalı İpragaz A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...Ş. (Ergo Sigorta A.Ş.) yönünden ise dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde.
Müvekkil şirketin LPG tüpleri, yürürlükteki Türk Standartları ve ilgili LPG mevzuatı gereğince aksatılmaksızın,10 yılda bir hidrostatik teste tabi tutulmakla birlikte, her dolum öncesi tekrar teste tabi tutulup, sağlam olduğuna emin olunduktan sonra piyasaya sürdüğünü, bayilere eğitimler verdiğini, tamimler gönderdiğini, sözleşmesinde dahi bu hususların açıkça belirtildiğini, gözetim ve denetim görevini yerine getirdiğini, ancak, her tüp siparişi verildiğinde, tüp siparişi verilen yere giderek,
bayi çalışanlarının eylemlerini kontrol etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkiil şirketin yapabileceğinin, bayilere eğitim vermek ve bayileri konu hakkında bilgilendirmek olduğunu, bu yükümlülüklerini zaten yerine getirdiğini, müvekkil şirketin gözetim ve denetim görevini ne şekilde aksattığı, bu kanıya nereden varıldığı hususuna yerel mahkeme kararının gerekçesinde yer verilmediğini, müvekkili şirketin tüp üretmediğini, dağıtım firması olduğunu, davacının alacağı zamanaşımına uğramasına rağmen ıslah yoluna başvurduğunu, buna da ek olarak,
iki kere ıslah yoluna başvurmuş ve bu hukuka aykırı ıslah yerel mahkeme tarafından kabul edildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği halde, sigorta aleyhine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karşı taraf ile ibra-sulh olduklarını borcun kalmadığını beyanla kararın bu yönlerden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Yargıtayın bozma kararı sonrasında dosyaya bakmakla İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinden hangisinin görevli olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 ve 373 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un 371, 373 üncü maddesinn ikinci fıkrası ve devamı maddelerinde temyiz incelemesi neticesinde bozma sebebi yapılacak hususlar ve bozma kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre Yargıtayın bozma kararı, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararı kaldırıp davanın esası hakkında yeniden verdiği bir karara ilişkin ise dosya, kararı vermiş olan Bölge Adliye Mahkemesine veya uygun görülen başka bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira artık burada İlk Derece Mahkemesinin bir kararı mevcut olmadığından bozulan karar Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır ve bu nedenle dosya kararı bozulan mahkemeye gönderilmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilâmına uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, alt derece mahkemesinin kendi vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar verecek olmasıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olayda, Dairenin bozma kararı öncesinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 11.02.2021 tarih ve 2020/1851 E.-2021/10 K. sayılı kararı ile ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.09.2020 tarih ve 2019/529 E.-2020/225 K. sayılı kararını ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle esas hakkında karar verilmiştir.
Daire'nin 11.11.2021 tarih ve 2021/19508 E.-2021/8750 K. sayılı bozma kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin yeni hükmüne ilişkin olduğundan, dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerekirken, sehven Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK'nun 373/2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ise davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu gözetilmeden, bozmaya uyma kararı verilip yargılama yapılarak temyize konu karar ile davanın kabulü yönünde hüküm oluşturulmuştur.
Belirtmek gerekir ki Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Açıklanan nedenlerle Daire'nin 11.11.2021 tarih ve 2021/19508 Esas, 2021/8750 Karar sayılı bozma kararı, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yeniden kurduğu hükme ilişkin olup bozma ilâmı doğrultusunda HMK'nun 373/2 nci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından gerekli incelemenin yapılarak usulünce bir karar verilebilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
4. Dosyanın Daire'nin 11.11.2021 tarih ve 2021/19508 Esas, 2021/8750 Karar sayılı kararı sonrası inceleme yapmakla yetkili ve görevli Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine iletilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8229, K. 2024/159, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama