KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8257 E., 2023/13756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2021/308 E. 2023/37 K.
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
vekili Avukat
MAHKEMESİ
Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI
2014/125 E., 2015/46 K. vekili Avukat
DAVA TARİHİ
16.09.2013 (asıl dava), 08.05.2014(birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddine, Birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden asıl ve birleşen dava yönünden maddi tazminat davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde. Kadınhanı giriş kavşağında müvekkili şirkete ait refüj aydınlatma direklerinden 3 tanesinin Konya-Afyon karayolu yapım çalışmasında Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yüklenici firması olarak görev alan davalı Taş Yapı İnş. Taah. San. ve Tic.
A.Ş. tarafından demonte edildiğinin, direklerin aydınlatma armatürlerinin olmadığının, bağlantı kablolarının koparıldığının ve direklerin kullanılamaz ... getirildiğinin tespit edildiğini, bölgede bulunan aydınlatma direklerinin deplaselerinin müvekkili şirketçe yapılması gerektiği konusunda müvekkili şirkete 20.03.2013 tarihli yazı ile Karayolları Genel Müdürlüğünce başvurulduğunu, müvekkili şirketin ise 28.05.2013 tarihli cevabi yazısında direklerin dikildiği tarihlerde dikildikleri bölgenin henüz kamulaştırılmadığından dolayı deplase işleminin Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiğinin belirtildiğini,
deplase işleminin teknik bilgi ve donanım gerektiren bir işlem olduğunu, ayrıca deplase işleminin malzemelere zarar vermeden ve enerji kesimi yapıldıktan sonra yapılmasının, kullanılmayan malzemelerinin de bedelinin ödenmesi gerektiğini, ancak davalı yüklenici şirketin söküp atmak ve direkleri kullanılamaz ... getirmek suretiyle deplase işlemi yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.083,75 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde ise; 11.06.2013 günü Konya yolu refüj aydınlatmalarının yanmadığının müvekkili şirketin veri kayıt operatörü tarafından tespit edildiğini, yapılan inceleme sonucunda, Konya-Afyon karayolu yeraltı kablosunun patlak olduğunun tespit edildiğini, davalı yüklenici firma tarafından bu bölgede yapılan deplase işlemi sırasında refüj aydınlatma tesisatına ait direkleri besleyen yer altı kablolarına hasar verildiğini, refüj aydınlatma tesisatının yaklaşık %70'lik kısmının kullanılamaz duruma geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 96.158,92 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin işin gereklerini Karayolları Genel Müdürlüğü’nün istediği doğrultuda projeye uygun olarak tatbik etmekle edimlerini yerine getirdiğini, davacı tarafından davaya konu edilen direklerin müvekkili şirkete ait olan şantiye içerisinde olmayıp Türkiye Karayolları Genel Müdürlüğü sahasında olduğunu, hal böyleyken müvekkili şirketin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, müvekkili şirketin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ayrıca deplase işleminin davacı tarafın da bilgisi dahilinde olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen haksız fiil unsurlarının gerçekleşmediğini,
müvekkili şirketin direklere ve yer altı kablolarına zarar verdiğini gösteren bir belge ve bilginin olmadığını beyan ederek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2013/161 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararı ile davaya konu olan elektrik direklerinin orta refüj aydınlatma direkleri olduğu, bu nedenle yol yapımı tamamlanmadan dikilmesinin söz konusu olamayacağı, bu direklerin mevcut kamulaştırma sınırları içerisinde kaldığı, davacı ile dava dışı KGM arasındaki protokolün 4/1maddesi kapsamında deplase işleminin elektrik dağıtım şirketi olan davacı MEDAŞ tarafından yapılması gerektiği, deplase sorumluluğu kendisinde olan MEDAŞ'a direklerin kaldırılması yönünde dava dışı KGM tarafından yazılı bildirimde bulunulduğu,
MEDAŞ'ın protokol uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, yol genişletme çalışmaları sırasında yol inşaat alanı içerisinde kalan elektrik direklerinin deplasesinin bir zorunluluk olduğu, meydana gelecek gecikmenin trafik güvenliğini tehlikeye sokacağı, ayrıca sökülen direklerin başka bir yerde de kullanılamayacağı, bu durumda asıl davanın ispat edilemediği, yüklenici şirketin elektrik direklerinin deplase işleminde yol çalışmaları sırasında gerekli tedbrleri almadan elektrik kablolarına zarar verdiği ve KGM ile davalı yüklenici şirket arasında imzalan sözleşmenin 34/16 maddesi uyarınca bu zararı tazmin ile yükümlü olduğu,
kablolarda meydana gelen zarar hesabının yerinde olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 96.158,92 TL maddi tazminatın 11.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/1536 Esas, 2019/647 Karar sayılı kararıyla, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 28.09.2021 tarihli ve 2019/1333 Esas, 2017/5592 Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Dosya kapsamında, kusura yönelik alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde.
25.04.2016 tarihli ilk bilirkişi raporunda, davalı yüklenici firmanın Karayolları Genel Müdürlüğü ile arasındaki sözleşmenin 34/16 maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı davranması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin Karayolları Genel Müdürlüğü ile TEDAŞ arasındaki protokolün 4. maddesine aykırı davranmasından dolayı %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünün ise gerekli denetimi yapmadığından %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Kusur oranlarına itiraz edilmesi üzerine alınan 18.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise davaya konu olayda davalı yüklenici şirketin herhangi bir kusurunun olmadığı, davacı şirketin ise %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece çelişkiyi giderir mahiyette alınan 05.06.2017 havale tarihli son bilirkişi raporunda ise, davaya konu olayda davalı şirketin tam kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Şu halde, dosya kapsamında tarafların kusur tespitine yönelik alınan bilirkişi raporları arasında açıkça çelişki olduğu anlaşılmasına göre, öncelikle kusur oranlarına yönelik çelişki giderilmeden zararın kapsamının belirlenmek suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru olmamış, mahkemece önceki bilirkişi heyetinden farklı kişilerden oluşan, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak tarafların kusur durumlarının kesin ve denetime elverişli şekilde tespitinden sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm tesisi doğru görülmemiş,
bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan 16.05.2022 tarihli raporun A sınıfı iş güvenliği uzmanı iki inşaat bilirkişisi ve bir elektrik mühendisinden oluşan heyetten alındığı, raporda şebekenin demontaj işinin Medaş'ın sorumluluğunda olduğu, birleşen davaya konusu olayda davacı Medaş'ın uğradığı zararın 2014 yılı için 96.158,92 olduğu, Medaş ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün olayda kusurunun bulunmadığı, davalı Taş Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. A. Ş.'nin olayda tam kusurlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 96.158,92 TL maddi tazminatın 11.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; elektrik direklerinin dikildiği tarih itibariyle henüz kamulaştırma işlemi yapılmadığından deplase işleminin KGM tarafından yapılması gerektiğini, deplase işlemi hakkında hiçbir bilgisi olmayan davalı şirketin davacı şirkete ciddi zarar verdiğini, görev ve sorumluluğunda olmayan deplase işlemi yönünden davalı şirketin sorumlu olduğunu, asıl davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddia ettiği zararın ispat edilemediğini, tespit dosyasında alınan raporda kablolar incelenmeden hesaplama yapıldığını, bu durumun hatalı sonuç verdiğini, dosyaya kazandırılan kusur heyet raporunun olayı aydınlatmaya elverişli ve yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada elektrik direklerinin deplasesi sırasında direklerin sökülüp atılması suretiyle verilen zarardan kaynaklı maddi tazminat, birleşen davada deplase edilen direkler nedeniyle yer altı kablolarına verilen zarardan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 50 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harclarının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
269,85 TL 0.H. · 179,90 TL P.H. · 89,95 TL Kalan 6.568,62 TL 0.H. · 935,25 TL P.H. · 5.633,37 TL Kalan
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8257, K. 2023/13756, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama