KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8403 E., 2025/3830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/140 D.İş, 2023/134 K.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.10.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 750,00 TL adli rapor ücretinin yargılama giderine dahil edilmesini talep etmiş; 04.11.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 352.294,86 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yayanın asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının müterafik kusurunun dikkate alınarak tazminattan indirilmesi gerektiğini, kusur durumu, maluliyet oranı ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 352.293,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortacıya usulüne uygun raporla başvurulmadığı, dava şartı eksikliği nedeni ile başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılarak başvurunun dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada sunulu sağlık raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe, yasaya ve usule uygun şekilde yetkili kurum tarafından düzenlendiğini, anılan raporun hükme esas alınmaması durumunda yeni rapor temini için taraflarına süre verilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, tam vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Dosya incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince karara esas alınan 26.04.2022 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmeliğe göre hazırlanan rapor ile davacının maluliyet oranının %29, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün ve 120 gün süre ile bakıcıya muhtaç olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince raporu hazırlayan hekimlerin uzmanlık alanları itibari ile Yargıtay uygulamaları ile uyumlu olmadığı, sigortacıya usulüne uygun raporla başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre, sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de İtiraz Hakem Heyetince, davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra,
davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya dosyada bulunan raporun alındığı Üniversite dışındaki bir başka Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden davacının arazı ile ilgili uzman doktorların (psikiyatri uzmanı, beyin sinir cerrahisi, ortopedi) da bulunması ile teşekkül edecek heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun bizzat muayenesi yapılmak suretiyle davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, dosya kapsamındaki tüm raporların irdelendiği,
çelişkileri gideren, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8403, K. 2025/3830, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama