KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8466 E., 2025/7062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2386 E., 2023/1103 K.
Karar Metni
1.657 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
23.10.2016 tarihinde davalılara trafik sigortalı araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davalı ...Ş. nezdinde trafik sigortalı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...Ş nezdinde sigortalı araç sürücüsünün asli, diğer davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise tali oranda kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında tespit edildiğini, davacının kaza sonucu sağ kaburga kemiklerinin kırıldığını ve çift taraflı çene kırığı nedeniyle protez çene takıldığını, bu nedenle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı ücreti,
ömür boyu protez gideri ve bu proteze bağlı bakım ve onarım zararı oluştuğunu, davalılardan ...'ye yapılan başvurunun 28.11.2016 tarihinde tebliği üzerine süresi içerisinde bir ödeme yapılmadığını, davalılardan...'ye yapılan başvurunun 06.10.2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 27.03.2018 tarihinde 11.795,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, akabinde anılan davalıya 26.04.2018 tarihli dilekçe ile ...
Üniversitesinin 20.04.2018 tarihli ve %12.1 maluliyet oranlı raporun 02.05.2018 tarihinde iletilmesine rağmen yapılan ödemenin meydana gelen zararı karşılamadığını, davacının gerek sağlık kurumlarında ve gerekse taburcu olduktan sonra evinde yatarak tedavi görmesi nedeniyle bakıcı gideri ve hizmetçi masrafı doğduğunu, bu zarar kalemlerinin hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL sürekli ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL protez bedeli, 100,00 TL protez bakım gideri, 100,00 TL protez tamir gideri, 50,00 TL ulaşım gideri,
50,00 TL rapor fatura gideri ve 100,00 TL hizmetçi gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin olay gününden, olmadığı takdirde, davalı ...Ş. yönünden 14.12.2016 tarihinden, .... yönünden ise 22.11.2017 tarihinden, kabul edilmediği takdirde 02.03.2018 tarihinden, bu da olmadığı takdirde kısmi ödemenin yapıldığı 27.03.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
18.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 4.871,72 TL geçici iş göremezlik, 125.850,50 TL sürekli iş göremezlik, 1.647,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 132.369,22 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, kazanın meydana gelmesinde diğer davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, sürekli iş göremezlik zararı dışındaki taleplerin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, talep edilen tazminat kapsamı ve miktarı fahiş olup ev hanımı olan davacının iş göremezlik tazminatı talep hakkı bulunmadığını, kaldı ki iddia edilen iş göremezlik oranının da fahiş hesaplandığını, davacının yalnızca çene bölgesinden yaralandığını, işbu yaralanmanın bakıcı yahut hizmetçi tutmayı gerektirmediğini, maluliyet ve kusur oranları ile tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, yapılan başvuru üzerine istenilen evrakın gönderilmediğini, zira Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun başvuru evrakı arasında yer almadığını, gerekli belgeler defalarca talep edilmesine rağmen ibraz edilmediğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, tedavi gideri taleplerinin yerinde olmadığını, tedavi ve bakım gideri taleplerinden SGK'nın sorumlu olduğunu,
davacı vekilinin geçici ve sürekli iş göremezlikle ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla mahkemece sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek amacıyla öncelikle Adli Tıp Kurumundan geçerli Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı konusunda heyet raporu alınması,
sonrasında sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve maddi tazminat miktarının tespiti gerektiğini, zamanla meydana gelen sakatlığın azalmakta ve tamamen iyileşebilmekte olduğunu, davacının eksik belgeleri müvekkiline ibraz etmediğinden dosyanın sonuçlanamadığını, dolayısıyla davalı şirketin dava tarihinden önce temerrütünün söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin dava konusu talepten sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle her ne kadar davacı vekili 12.01.2022 Uyap gönderme tarihli beyan dilekçesinde, davalılardan ...' nin 27.03.2018 tarihinde 11.795 TL'lik kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek davalının, davacının maluliyetini ikrar ettiğini ve sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürmüş ise de dosya kapsamından ve davalının cevap dilekçesinden, tarafların, davacının maluliyet oranına ilişkin üzerinde mutabık kaldıkları herhangi bir anlaşmanın bulunmadığı,
sadece ödeme yapılmasının, davacının maluliyet oranının kabul edildiğine dair davalıyı bağlayacağı yönünde yorumlamanın doğru olmayacağı, kaldı ki davalı ...Ş.'ye ait cevap dilekçesinde maluliyet oranına açıkça itiraz ettiği, diğer davalı ...Ş.'nin ise davacı tarafa 11.06.2018 tarihli mail ve ekindeki 32.265,12 TL bedelli ibranameyi göndermiş olmasının davalı ... tarafından kendilerince belirlenen maluliyet oranının (%10) ikrar edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, tarafların yazışmaları incelendiğinde maluliyet oranı üzerinde mutabık kalınmadığı,
sadece davalı şirketin, davacı vekiline miktar yönünde öneride bulunduğu ve 6098 sayılı TBK.'nin 4/1-2 ve 8. maddesi göz önünde bulundurulduğunda tarafları bağlayacak akdin de kurulmadığı, bu durumun maluliyet oranının mahkeme dışı ikrar şeklinde kabul edilebileceği yönünde de değerlendirilemeyeceği, bu sebeple de davacının iddiaları dikkate alınarak davalıların sorumluluğu yoluna bu kapsamda gidilmediği,
dosya kapsamındaki 7 adet rapordan ilk rapor hariç diğer tüm raporlar mahkemece tedarik edilmiş olup İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan 25.09.2019 tarihli raporda davacının sürekli maluliyetinin (%0 olarak) ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, 4 aya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğunun tespit edildiği ve sonrasında alınan 4 adet raporda da davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığının tekrarlandığı, bu rapor hükme esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminat taleplerinin reddine, geçici iş göremezlik süresinin raporda 4 aya kadar olacağının tespit edildiği,
bu kapsamda hesap bilirkişisinin 07.04.2022 tarihli raporunda da usulüne uygun bir şekilde hesaplamanın yapıldığı anlaşılmakla davacının 4.871,72 TL geçici iş göremezlik tazminat talebinin ve ayrıca dava dilekçesi içeriğinde bahsetmiş olduğu 500 TL diğer (faturası bulunan protez gideri, ulaşım gideri) tazminat taleplerinin meydana gelen olayla yapılan harcama arasında illiyet bağının bulunduğu kanaatiyle davacı vekilinin 500 TL talebi ile bağlı kalınarak toplam 5.371,72 TL'den her iki davalı ... şirketinin de ZMSS kapsamında sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu,
hatır taşıması def'inin davalı ... şirketleri tarafından ileri sürülmediği, müterafik kusur durumunun da araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıya sirayetinin mevcut olayda mümkün olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddine,
4.871,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve taleple bağlı kalınarak 500 TL dava dilekçesinde belirtmiş olduğu diğer tazminat talepleri olmak üzere toplam 5.371,72 TL'nin davalı ...Ş. bakımından temerrüt tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere; davalı ... bakımından temerrüt tarihi olan 22.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....’den poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre maluliyetin belirlendiği, davalı şirketin mahkeme dışı alınan rapora göre ödeme yapmış olmasının davacı açısından kazanılmış bir hak teşkil etmeyeceğinin anlaşılmasına göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı,
inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ...
Üniversitesinin 09.07.2021 tarihli raporunda maluliyetin yönetmeliğe ekli cetvellerde karşılığının bulunmadığı şeklinde kanaat bildirildiği, raporun itirazlarını karşılar nitelikte olmayıp hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Yargıtayın güncel kararlarında maluliyete ilişkin alınan raporda maluliyet oranının tespit edilememesi durumunda bir önceki yönetmelik hükümleri değerlendirilip kıyas yoluyla ek bir rapor aldırılması gerektiğinin belirtildiğini,
bu itibarla mahkemeye sunulan rapor ve önceki raporlar nazara alınarak bir önceki yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri değerlendirilip ek rapor aldırılması gerekmekte iken itirazları değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı ...Ş tarafından 11.06.2018 tarihinde e-posta olarak maluliyet oranı ve tazminat ödemesine ilişkin ileti gönderildiğini, böylece davalı ...Ş'nin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin varlığını ve oranın %10 nispetinde olduğunu kabul (ikrar) ettiğini,
mahkeme dışı ikrarın taraflarca senet ya da belge ile ispatının mümkün olduğunu, bu belge doğrultusunda maluliyetin varlığı kabul edilerek tazminatın hesaplanması gerektiğini, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 23.10.2016 tarihinde davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçeleri ile teminat altına alınan araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, protez bedeli, protez bakım ve tamir gideri, ulaşım gideri talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, sigorta şirketine ön başvuru aşamasında sunulan 20.04.2018 tarihli ve %12.1 oranlı raporun hatalı yönetmeliğe göre düzenlenmesine, mahkemece alınan raporlardan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 25.09.2019 tarihli raporunda kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre davacıda sürekli iş göremezlik bulunmadığının belirlenmesine, davacının itirazı üzerine ...
Üniversitesinden alınan 05.02.2021 tarihli raporda yer verilen aynı üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalının 26.12.2018 tarihli raporunda davacının çiğneme ve konuşma fonksiyonları yönünden herhangi bir engeli olmadığının ve aynı üniversitenin Plastik Cerrahi Bölümünce yapılan 22.12.2020 tarihli muayene sonucu davacının rehabilitasyon sürecinin tamamlandığının bildirilmesine, ...
Üniversitesinde bir ağız, diş ve çene cerrahi uzmanı, bir ağız, diş ve çene radyolojisi uzmanı, bir adli tıp uzmanından oluşan 3 kişilik heyetçe fiziki muayene yapılarak düzenlenen 09.07.2021 tarihli raporda ağız açıklığı, çene hareketleri ve oklüzyonun normal olduğunun, ağrı tariflenen bölgede dental kaynaklı enfeksiyonların olduğunun tespit edildiğinin, çiğneme ve konuşma fonksiyonları yönünden herhangi bir engelin olmadığının, olay üzerinden geçen süre içerisinde rehabilitasyon sürecinin tamamlandığının belirlenmesine göre davacı yanın tüm itirazlarının karşılanmış olmasına,
davacının yolcusu olduğu aracın trafik sigortacısı ile imzalanan bir ibraname bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8466, K. 2025/7062, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama