KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8574 E., 2023/11492 K.·İncelenen Kararın Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/757 Değişik İş, 2021/758 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/31749
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulüne/Davalının İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/83248
Karar Metni
1.577 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.03.2020 tarihinde davacının yolcu olduğu araca davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.06.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 282.584,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 19.175,80 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, sunulan maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğinden uygun evrak ile başvuru yapıldığının söylenemeyeceğini ve başvurunun bu nedenle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, sağlık raporuna açıkça itiraz ettiklerini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının açıkça kurulmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini,
hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren geçecek 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olacağını ve yasal faiz talep edilebileceğini, başvuran lehine belirlenecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 282.584,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 19.175,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 301.759,80 TL tazminatın 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre hazırlanmadığını, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, uygun formata göre hazırlanmadığını, tek taraflı olarak alındığını, başvuranın ikametgahına yakın olan hastaneden alınmadığını, sigorta şirketine geçersiz raporla başvurulduğundan başvurunun usulden reddine karar verilmesi,
aksi kanaat halinde işbu raporda belirlenen maluliyet oranının doğruluğunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan ya da yetkili bir hastaneden yeni bir rapor alınarak teyit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, başvuranın dosyaya gelir belgesi sunmadığını, bu sebeple bilirkişi raporunda belirtilen emsal ücret üzerinden hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatının teminatları dışında olduğunu,
hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına, bu rapor ile sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun yeterli olmasına, tazminat hesabında hata bulunmamasına, emsal ücrete göre tazminat hesabı yapılmış olmasına, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmasına, emniyet kemeri kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlenmiş olması bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamasında hata bulunmamasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranına itiraz ettiklerini, raporun Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliğine uygun olmadığını, tek taraflı alındığını, içeriğinin teyit ettirilmediğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kazanın olduğu şehir dışında başka bir ilden rapor alınmasının şüphe yarattığını, %70 kusur oranının fahiş olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, emniyet kemeri takılıp takılmadığının araştırılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.03.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında, “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanmanın bir kısmı da omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık (12 aylık) süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmına göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8574, K. 2023/11492, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama