İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/9045 K.2023/11958

Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Esas2023/9045Karar2023/11958Tarih6 Kasım 2023Okuma13 dk · 2.691 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/9045 E., 2023/11958 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/361 E., 2023/241 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.691 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyizi üzerine, Dairece kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine, Dairece davalı ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteminin reddine, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin onama kararının ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...’un av tüfeği ile ateş etmesi sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davacının olaydan önce kaynak ustası olarak çalışarak geçimini sağladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 150.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 15.03.2016 tarihli 2010/379 Esas, 2016/86 Karar sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna göre davacının %39 oranında malul kaldığı, aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan işgöremezlik tazminatı üzerinden davacının haksız tahrikinin de bulunduğu gözetilerek %33 oranında indirim yapıldığı, manevi tazminat istemi yönünden de uygun miktarda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 119.700,21 TL maddi tazminatın (iş göremezlik tazminatı) ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 03.07.2019 tarihli ve 2017/3739 Esas, 2019/3779 Karar sayılı ilamı ile davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Dosyanın incelenmesinde; davacının olay tarihinde kaynak işçisi olduğunu beyan ettiği, kaynakçı olarak çalıştığına istinaden bir bonservisi dosyaya ibraz ettiği, söz konusu bonserviste işe başlangıç tarihi olarak 1985, işten ayrılış tarihi olarak 1995 yıllarının gösterildiği, bir kısım davacı ve davalı tanıklarınca kaynakçı olarak çalıştığına ilişkin beyanların bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumundan temin edilen davacıya ait kayıtlarda kaynakçı olarak çalıştığına dair bir bilginin bulunmadığı,

ayrıca olay tarihi olan 07/06/2002 tarihi itibariyle herhangi bir çalışma kaydının da tespit edilemediği, ancak mahkemece Sakarya Metal İş ve Madeni Sanatkarlar Esnaf Odası ile İstanbul Bilumum Madeni Eşya Esnaf ve Sanatkarları Odası Birliğinden kaynakçı mesleğine ait emsal ücretlerin talep edildiği ve hükme esas alınan 16/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda anılan iki meslek odasınca verilen emsal ücretlerin ortalaması alınarak hesap yapıldığı, bu emsal ücret doğrultusunda maluliyet tazminatının hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda; maddi tazminat hesabında davacının olay tarihinde sürekli çalıştığı bir işi olup olmadığı araştırılmadan ve bilirkişi raporunda tazminat hesabına esas alınan ücretin, asgari ücret miktarından ayrılma nedeni delilleriyle birlikte gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 12.01.2021 tarihli ve 2019/96 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararı ile "bozma sonrası yapılan araştırma ve toplanan deliller, karar tarihi itibariyle kamu düzeninden olan ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücret miktarı, mahkemece verilen ilk karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle daha önce esas alınan kıstas ücret bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak meydana gelmiş olmasına karşın asgari ücretin re'sen nazara alınması ve kamu düzeninden olması nedeniyle 2021 yılı asgari ücret miktarı olan brüt 3.557,50 TL oluşu,

ilk karar esas alınan bilirkişi raporunda ise 1.800,00 TL aylığın esas alınmış olması nedeniyle asgari ücretin çok altında kalan esas ücretin bulunuyor oluşu dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle manevi tazminat talebi bakımından önceki verilen karara karşı temyiz talepleri reddolunup bu talep özelinde karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından karara karşı davalı tarafın temyiz talebinde bulunması nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak doğması ve 2021 yılı asgari ücret miktarı dikkate alındığında maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine,

119.700,21 TL iş görmezlik tazminatının olay tarihi olan 07.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

C. Onama Kararı ve İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 12.01.2021 tarihli 2019/96 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 26.05.2021 tarihli 2021/989 Esas, 2021/1838 Karar sayılı ilamı ile tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3. Davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.

4. Dairenin 28.02.2022 tarihli 2021/20414 Esas, 2022/3521 Karar sayılı ilamı ile "1-Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesinde; temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince.

Her ne kadar, mahkemenin manevi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin 12/01/2021 tarihli kararı Dairemizce onanmış ise de; bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir.

Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir. Bu aşamada asgari ücret ile ilgili olarak gerçek zarar hesabına etkisi nedeniyle açıklamalar yapılması gerekmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre: “İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.” 01/08/2004 tarihli ve 25540 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Asgari Ücret Yönetmeliğinin (Yönetmelik) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, “Asgari ücret;

işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir.

Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Kamu düzeni; toplumun temel yapısını ve bireylerin güvenlik, huzur ve sağlık içinde yaşamaları için kamusal yararları koruyan; devletin güvenliğini, düzenini ve bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku sağlamaya yarayan kurallar bütününün oluşturduğu hukuk düzenidir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara, 2021 Baskı, Cilt-I, s.636). Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir.

Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/01/2004 tarihli, 2004/10-24 E., 2004/47 K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir.

Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır.

Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/05/1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.

Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir.

Somut olayda 07/06/2002 tarihinde davalı ...’un davacıya av tüfeği ile ateş etmesi sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı, davacı tarafından bu nedenle maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davanın açıldığı, mahkemece yargılama sırasında 16/10/2015 tarihli hesap raporunun alındığı, raporda davacının kaynak ustası olarak kabul edildiği, meslek odalarından temin edilen 2014 yılındaki ortalama kaynak ustası gelirinin 1.800,00 TL olduğu, bu miktarın 2014 yılı net asgari ücret miktarına oranlandığında davacının gelirinin asgari ücretin 2,02 katı olduğu,

bu miktara göre yapılan hesaplama sonucunda davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının toplam 198.304,68 TL olduğu, mahkemece 15/03/2016 tarihli ilk kararda.

16/10/2015 tarihli hesap raporu benimsenerek raporda hesaplanan 198.304,68 TL üzerinden ceza dosyasındaki haksız tahrik oranına göre % 33 oranında indirim yapıldığı bulunan 132.864,13 TL miktarı üzerinden davalı tarafça yapılan 13.163,92 TL tutarındaki kısmi ödeme mahsup edilince bakiye işgöremezlik tazminatı miktarının 119.700,21 TL olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 119.700,21 TL işgörmezlik tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği,

kararın sadece davalı vekilince temyiz edildiği Dairemizin 03/07/2019 gün 2017/3739 E-2019/3779 K sayılı ilamı ile maddi tazminat hesabında davacının olay tarihinde sürekli çalıştığı bir işi olup olmadığı araştırılmadan ve bilirkişi raporunda tazminat hesabına esas alınan ücretin, asgari ücret miktarından ayrılma nedeni delilleriyle birlikte gösterilmeden hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrasında mahkemece emsal ücret araştırması yapıldığı ancak davacı tarafın olaydan önce kaynak ustası olarak çalıştığı hususunu ispat edemediği,

buna göre mahkemece davacının asgari ücret kadar geliri olduğu kanaatine varıldığı, mahkemece verilen ilk karardaki tazminat miktarına karşı davacı tarafça temyiz kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle bu hususun davalı lehine usuli kazanılmış hak meydana getirdiği, asgari ücretin kamu düzeninden olması nedeniyle re'sen nazara alınması gerektiği, karar tarihindeki (2021 yılı) brüt asgari ücret miktarı olan 3.557,50 TL ile ilk kararda benimsenen bilirkişi raporunda davacının geliri olarak esas alınan 1.800,00 TL’nin kıyaslandığı,

2021 yılındaki asgari ücretin 1.800 TL’nin çok üzerinde olduğu gerekçesiyle bozma sonrası güncellenen yeni asgari ücret verilerine göre yeniden hesap bilirkişi raporu alınmaksızın, bozmadan önceki ilk kararda hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı lehine 119.700,21 TL işgörmezlik tazminatının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.

Şu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece verilen ilk karara yönelik davacı vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, davalı vekilinin ise davacının kaynak ustası olduğu kabul edilerek asgari ücretin 2,02 katı üzerinden tazminat hesaplamasına yönelik temyiz itirazının bulunduğu, Dairemizce davacının gelirine esas alınan ücretin belirlenmesi hususunda kararın bozulduğu, bozma sonrasında mahkemece davacının gelirine ilişkin araştırma yapıldığı ancak davacının kaynak ustası oluşunu ve asgari ücret üzerinde geliri olduğunu ispat edemediği,

buna göre mahkemece davacının asgari ücret düzeyinde geliri olduğu kabul ederek hüküm kurulduğu, ancak bozma sonrasında kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyeceği,

bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişikliklerin usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetileceği dikkate alınarak hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmak suretiyle yeniden hesap raporu alınması ve oluşacak sonuca göre ilk kararı temyiz eden davalı tarafın usulî kazanılmış hakkı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,

bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26/05/2021 gün 2021/989 E-2021/1838 K sayılı onama ilamı ortadan kaldırılarak davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 12/01/2021 tarihli hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Davalılar (müteveffa davalı ... mirasçıları) vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesinde; temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 26.05.2021 tarihli 2021/989 Esas, 2021/1838 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına;

davacı vekilinin diğer, davalılar vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maruz kaldığı haksız fiil nedeniyle uğradığı maddi zararının, 2021 yılı asgari ücretlerine göre 227.739,60 TL, 2023 yılı asgari ücretlerine göre 555.416,48 TL olacağı kanaatine varıldığı, davacı asilin bozma öncesi 05.06.2012 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 149.000,00 TL daha arttırarak neticeten 150.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, son bozma ilamına uyulmuş olması,

Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücret miktarı, mahkememizce verilen ilk karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle daha önce esas alınan kıstas ücret bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak meydana gelmiş olmasına karşın asgari ücretin re'sen nazara alınması ve kamu düzeninden olması,

bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak karar vermek gerektiği, (Asgari ücretin kamu düzeninden olup yargılamada re'sen göz önüne alınması gerektiği aynı zamanda usuli kazanılmış hakka da dikkat edilmesine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2016/21-817, Karar No: 2020/167 sayılı ilamı)"

gerekçesiyle manevi tazminat talebi bakımından önceki verilen karara karşı temyiz talepleri reddolunup bu talep özelinde karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat bakımından karara karşı davalı tarafın temyiz talebinde bulunması nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak doğması ve asgari ücret miktarı dikkate alındığında maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 119.700,21 TL iş görmezlik tazminatının olay tarihi olan 07.06.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretler esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususta usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, bozma ilamından sonra asgari ücretin artmış olması durumunda bu artışın hesaplamada göz önünde tutulması gerektiğini, mahkemece bozma ilamına uyulduğunu, daha sonra 25.04.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunun alındığını, söz konusu raporda karar tarihine en yakın tarih olan 2023 yılı asgari ücret verilerine davacının maruz kaldığı haksız fiil nedeniyle uğradığı maddi zararın 555.416,48 TL olduğunun hesaplandığı,

buna rağmen mahkemece davacı lehine 119.700,21 TL tutarında tazminata hükmedildiğini, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının usuli kazanılmış hakkının bulunduğu kabul edilse dahi 2021 yılına ait asgari ücret verilerine göre hesaplanan 227.739,60 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davacının gelirinin asgari ücret kadar olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesi, hükme esas alınan ilk rapor tarihindeki 2015 yılı asgari ücret verilerinin dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafından davacıya ödenen hastane masraflarının tazminattan mahsup edilmediğini, mahkemece tazminat miktarından %33 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranına ilişkin alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının davacıyı silahla yaralaması sonucu davacının malul kalması sebebiyle talep edilen iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... mirascılarına yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9045, K. 2023/11958, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. Onama Kararı ve İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9045
Karar No
2023/11958
Tarih
6 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/9046 K.2023/11903
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9047 K.2023/12222
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9058 K.2023/11111
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9059 K.2023/11178
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9060 K.2023/10843
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9061 K.2023/10789

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.