KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9092 E., 2024/1499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/332 E., 2023/112 K.
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
2- ... vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN
... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 16.02.2011
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... ile davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’nun yönetimindeki aracın müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı Harun Polat yönetimindeki araçla karıştığı 16.06.2010 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, iş göremez duruma geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsilini talep etmiş; 18.02.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 77.531,85 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.04.2016 tarihli ve 2011/93 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararıyla; davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun raporunda belirttiği şekilde %13 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacak şekilde ve 4 aya kadar iyileşmesi uzayabilecek şekilde yaralandığı,
olayda adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin raporuna göre davalı araç sürücüsü ...'nun %80 oranında, dava dışı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle 77.531,85 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itiraben işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil olunarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itiraben işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil olunarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 11.11.2019 tarih ve 2018/1302 Esas, 2019/5185 Karar sayılı ilamı ile "...mahkemece işlemiş dönem zararının hesabında iyileşme tarihinden hesap tarihine kadarki geçen sürede davacının tespit edilen maluliyet oranı üzerinden hesap yapılması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği, aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olup olmadığı, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı,
var ise ödemenin hangi zarar kalemi karşılığı yapıldığı araştırılmalı ve mahsubu gerektiği takdirde yapılan sigorta ödemesinin güncellemesi yaplıp zarar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmadığı" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2020/23 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararıyla, bozmaya uyulmasına karar verilerek davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 54.788,22 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 16.12.2021 tarih ve 2021/24110 Esas-2021/10576 Karar sayılı ilamı ile "...bozmaya uyulduğunun bildirilmiş olmasına rağmen bozmanın gereğinin yerine getirilmediği, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmeden evvel davalıların aşamalarda ve temyiz dilekçelerinde belirttikleri şekilde dava dışı Eureko Sigorta A.Ş. tarafından davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, yalnızca davanın adı geçen sigorta şirketine ihbarı ile yetinildiği, dava dışı Eureko Sigorta A.Ş. davanın ihbarına karşı verdiği cevabi yazıda belirtilen araca ilişkin şirket nezdinde poliçe ve hasar kaydı dosyasının bulunmadığı,
tramer kaydında yapılan sorgu neticesinde davaya konu edilen kazaya karışan aracın sigorta şirketinin ... A.Ş. olduğu bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece dava dışı ...
A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise bu ödemenin hangi zarar kalemi karşılığı yapıldığı araştırılmalı ve mahsubu gerektiği takdirde yapılan sigorta ödemesinin güncellemesi yapılıp zarar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamış, bu durumun kararın bozulmasını gerektirmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkememece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararıyla.
3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24.07.2015 tarihli raporu ile davacının sürekli maluliyet oranının %13.1 olduğu, bu kapsamda, işlemiş dönem zararının hesabında iyileşme tarihinden hesap tarihine kadarki geçen sürede davacının tespit edilen maluliyet oranı üzerinden hesap yapılması için alınan rapor ile sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığına ilişkin yazı cevabı gereği davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 54.788,22 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebebleri Davalılar ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde; hükme esas alınan kusur oranlarını kabul etmediklerini, belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu belirtmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle dava dışı araçta yolcu konumunda bulunan davacının karşı aracın işleteni ve sürücüsünden maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci) maddeleri.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ile davalı ...'nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9092, K. 2024/1499, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama