KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9195 E., 2025/4942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/238 E., 2023/85 K.
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı asıl/birleşen davacı vekili ile asıl davalı ... ve birleşen davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden kurum iştirakçisi ...'ın çocuklarına yetim aylığı bağlandığını, eşine ise toptan ödeme yapıldığını, kaza sonrası açılan kamu davasında davalının olayda 3/8 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL peşin sermaye değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili, ayrıca 29.09.2004-17.01.2007 tarihleri arası ödenen aylıklar ve faizi olarak 19.627,63 TL ile 21.09.2004-17.01.2007 tarihleri arası ödenen toptan ödeme ve faizi olarak 9.062,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki aynı olaya ilişkin olarak davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kaza yapan aracın maliki, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta şirketi olduğunu ve zarardan müşterek sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek aynı tazminatların bu davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 66.808,33 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dava dosyalarında davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü kısmen reddine 42.199,06 TL'nin dava tarihinden (asıl dava yönünden 29.01.2007, birleşen dava yönünden 13.06.2007) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin ise reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili ile asıl dava dosyasında davalı ... vekili ve birleşen dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/1627-2020/6549 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde asıl davada davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairenin 04.11.2020 tarihli ve 2020/1627 Esas, 2020/6549 Karar sayılı onama ilamının süresi içinde asıl davada davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/3202 Esas, 2021/3314 Karar sayılı kararı ile; davacı kurumun, ölenin hak sahiplerine bağladığı dul ve yetim aylığı ile peşin sermaye değeri gelirinin, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu gereğince rücua tabi olmadığı, davacının yaptığı ödemeler için davalılara rücu hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin, İçtihadı Birleştirme Kararına da aykırı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekesiyle asıl davada davalı ...'in karar düzeltme talebinin kabulü ile kararın bu davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu süreçte davalı ...vekili Avukat ...'in, davada iki davalının vekili olmasına ve temyiz dilekçesini her iki davalıyı da kapsar şekilde vermesine rağmen, asıl davada davalı ... yönünden temyiz incelemesi yapılarak verilen onama kararının, karar düzeltme talebi sonrası bu davalı yönünden bozulduğunu, karar düzeltme gerekçelerinden birleşen davanın davalısı ... Turz. Ltd.
Şti'nin de yararlandırılması gerektiğini belirterek maddi hatanın düzeltilmesini talep ettiği, Dairenin 2021/22807 Esas, 2022/2700 Karar sayılı ilamıyla, Avukat ...'in asıl davada davalı ... ile birleşen davada davalı .... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin vekili olduğu, yerel mahkeme kararına karşı verilen temyiz dilekçesinin her iki davalıyı da kapsadığı ancak sehven sadece asıl davada davalı ... yönünden temyiz incelemesi yapılarak hükmün onanmasına karar verildiği, adı geçen davalılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine zuhulen asıl davada davalı ...'in karar düzeltme talebinin kabulü ile sadece bu davalı yönünden onama ilamı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de karar düzeltme gerekçelerinden birleşen davada davalı ....
San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de yararlandırılması gerektiği belirtilerek talebin kabulüyle, asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ibarelerinin ve asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına ibarelerinin ayrı ayrı yazılmak suretiyle yapılan maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ... açısından açılan davanın reddine, birleşen davada davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. açısından açılan davanın reddine, birleşen davada ... Sigorta A.Ş. bakımından verilen kararın onandığı ve bu davalının karar düzeltme talebinde bulunmaması sebebiyle kararın kesinleştiği anlaşıldığından bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurumun, ölenin hak sahiplerine bağladığı dul ve yetim aylığı ile peşin sermaye değeri gelirinin, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu gereğince rücua tabi olmadığı yönündeki ilamların kanuna aykırı olduğu gibi başkaca herhangi bir yasal dayanaktan da yoksun olup kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece yapılan kusur incelemesinde sigortalıya %75 oranında kusur atfedilmişse de, sigortalının herhangi bir kusuru olmayıp davalıların Kurum zararının tamamından sorumlu olduğunu, yine dosya kapsamında yapılan hesaplamaların da yanlış olduğunu,
Yargıtay karar düzeltme ilamına uyularak asıl davanın davalısı ... lehine verilen ret kararının yerinde olduğu düşünülseydi dahi bu kararın birleşen dava davalısı .... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden de geçerli olmasının mümkün olamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Asıl davalı ... ve birleşen davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararı esas bakımından doğru olmakla birlikte masraf ve vekâlet ücreti yönünden isimde maddi hata yapılması ve birleşen davada ayrıca vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek bir dava varmış gibi asıl ve birleşen davada tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesi sebebiyle hatalı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Emekli Sandığı iştirakçisi 3. kişinin trafik kazasında ölümü nedeniyle, davacı kurum tarafından ölenin hak sahiplerine ödenen aylık ve peşin sermaye değerinin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan, Emekli Sandığı Kanunu'nun 129 uncu maddesine göre rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl/birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davalı ... ve birleşen davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dosya kapsamından asıl dava davalısının ... olduğu, fakat mahkeme hükmünün 3 numaralı bendinde davalı ... adının yanlış yazılarak ... yerine avukatının ismi ...'in yazıldığı; yine mahkeme hüküm fıkrasının 5-a numaralı bendinde asıl davada davalı isminin ... yazılmak yerine ... olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; mahkemece asıl dava davalısı ...'in isminin yanlış yazılması isabetli olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 5-a numaralı bendinde yer alan "..." ibaresi çıkartılarak yerine "..." ibaresinin yazılmasına; 3 numaralı bendinde yer alan "..." ibaresinin çıkartılarak yerine "..."ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının birleşen davada davalı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine,
5502 sayılı Harçlar Kanunu’na göre SGK’dan harç alınmamasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9195, K. 2025/4942, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama