KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/925 E., 2024/13691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1032 Değişik İş, 2022/1032 Karar
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.03.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 287.529,58 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın plakasının araştırılması gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, sunulan sağlık kurulu raporunun geçersiz olduğunu, kusurun tespiti gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, belirlenen tazminat tutarından başvuranın kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı gerekçesiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak başvurunun kısmen kabulü ile 230.023,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ...'ndan alınarak başvuru sahibine verilmesine, müterafik kusur indirimi nedeniyle 57.505,91 TL tazminat bedelinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut kusur raporu, maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle itiraz eden ...'nın Uyuşmazlık Hakem heyeti kararına yaptığı itirazın kısmen kabulü ile; "5. KARAR kısmının (3) nolu bendindeki “35.203,31 -TL vekalet ücretinin” ibaresinin karardan çıkarılması ile yerine “9.200,00.-TL vekalet ücretinin” ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın düzeltilmesine, kararın kalan kısımlarının aynen infazına," karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kamera kayıtlarına istinaden kazaya sebebiyet veren aracın plakasının araştırılması gerektiğini, aracın plakası tespit edilip Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi açısından tramer sorgusu yapılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan ayrıca ehliyetsiz şahsın aracına da binildiğinden %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
askerlik süresinin tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini, başvuranın gelir elde edeceği tarihin başlangıç tarihi olarak 18 yaşın esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta bulunan ve yolcu olduğu iddia edilen davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilince 07.03.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu karşı araç olan motosiklette yolcu olduğu iddia edilen davacının yaralanarak malul kaldığı belirtilerek tazminat talebinde bulunulduğu, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığı, kazanın ispatı olarak başvuranın ve kaza sırasında motosiklette bulunan diğer kişinin ifadelerinin alındığı ve mobese kayıtlarının incelendiği, kazaya karışan ve davacının yolcusu olduğu iddia edilen motosikletin çalıntı olduğunun belirlendiği,
savcılık hazırlık soruşturması sırasında emniyette ifadesine başvurulan ve kaza sırasında davacı ile aynı motosiklette bulunduğu anlaşılan Muhammed Ulıtaş'ın da 05.06.2020 tarihinde emniyette verdiği ifadesinde kaza yaptıkları motosikletin sürücüsünün kim olduğunu bilmediğini beyan ettiği, bu durumda motosikletin kaza sırasında kim tarafından sürüldüğünün belirlenemediği, davacının kaza sırasında sürücü mü, yoksa yolcu mu olduğunun belirlenemediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davacının konumunun belirlenmesi için iddiaları karşılar mahiyette inceleme yaptırılması gerektiği ancak dosyada mübrez evrakların incelemeye kafi olmadığı, tanık beyanı, mobese-kamera kaydı vs delillerle olayın aydınlatılabileceği, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün yargılama gerektirdiği ve genel mahkemelere bırakılarak dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.
Bu sigorta ile, 3. kişilerin uğrayacağı zararlar teminat altına alınmakta olup, trafik sigortacısının sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığından, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Anılan bu ilkeler, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereği belli hallerde zarar tazmin sorumluluğu bulunan ... açısından da geçerlidir.
Kaza tarihi itibariyle geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3. maddesi uyarınca, zarar gören 3. kişi konumunda olmayan araç sürücüsünün uğrayacağı zararları, sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısına (ya da ...'na) yöneltemeyeceği açıktır. İşletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alan trafik sigortacısı ile ..., ancak 3.kişi konumunda olan kişilerin uğradığı bedensel zararları tazminle yükümlü olup sigortalı aracın sürücüsü olan kişi 3.kişi konumunda olmadığından bu kişinin uğrayacağı zarardan sorumlu olmayacaktır.
Davaya konu somut olayda; davacı taraf, yolcu olduğunu iddia ettiği araç nedeniyle değil, kazaya karışan meçhul karşı araç nedeniyle tazminat isteminde bulunarak eldeki davayı açmış; meçhul karşı aracın % 75 olarak tespit edilen kusuru oranında davalı ...'nın tazminattan sorumluluğuna karar verilmiştir. Bu itibarla, meçhul karşı araç nedeniyle husumet yöneltilen davalı ...'nın sorumluluğunda olan araçta yolcu ya da sürücü konumunda olmayan davacının araç sürücüsü ya da yolcusu olması sonuca etkili değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/925, K. 2024/13691, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama