KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9314 E., 2025/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/348 E., 2023/386 K.
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu bisiklet ile çarpışmasıyla oluşan 24.03.2021 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden sorumluluklarının bulunmadığını, başvurucunun kaza sırasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı ZMSS poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 410.822,03 TL tazminatın 14.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin oluşmadığını, iyileşme süresi beklenmeden maluliyet tespiti yapılamayacağını, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, ibraname nedeni ile davalının başkaca sorumluluğu kalmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacının araçta hatır için taşındığını, aktif ve pasif dönem ayrımının yapılması gerektiğini, askerlik süresinin hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini,
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan .... Üniversitesi .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 03.03.2023 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranı % 20 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince % 20 oranı hükme esas alınarak karar verilmiştir. .... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 03.03.2023 tarihli raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmişse de bu rapor karar vermeye elverişli değildir.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, içerisinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı ile ruh sağlığı uzmanının da bulunduğu heyetten usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde, davacının muayenesi yapılarak,
tüm tedavi belgeleri ve süreci incelenmek sureti ile davacının sürekli maluliyet oranı bulunup bulunmadığının ve sürekli maluliyeti bulunuyorsa maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla davacının muayenesinin ve tedavisinin yapıldığı hastane ya da davacıya en yakın üniversite hastanesinin anabilim dalı başkanlığından (dosya içerisinde mevcut maluliyet raporlarını veren kurumlar dışında) yeni bir rapor alınarak (ve temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, hakem heyetlerince hükme esas alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün kapısını açtığı anda bisiklet sürücüsü davacıya çarptığının kabulü ile kusur oranlarının belirlendiği, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurlu olduğu belirlenmiş, hükme esas alınan kusur raporunda da aynı şekilde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ancak olayın oluş şekli dikkate alındığında mevcut kusur raporunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının bisiklet sürücüsü olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalının kusurlu olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağı ile kusur raporunun birbiri ile uyumlu ve oluşa uygun olması nedeniyle yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9314, K. 2025/4196, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama