KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/942 E., 2023/6488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/119 Esas- 2019/36 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
09.09.2010 tarihinde müvekkiline ait Tofaş Fiat marka Doblo Cargo 1.3 Multijet 2006 model kamyonet ile Yenice istikametinden Zonguldak istikametine seyir halinde iken Ibrıcak köyü mevkiine geldiğinde önünde seyir halinde bulunan aracın yol üzerinde bulunan başıboş bir hayvana çarptığını görmesi üzerine önünde kaza yapan araca çarpmamak için sola direksiyon kırdığını, bu esnada kazaya uğrayan hayvanın aniden önüne fırlaması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren hayvanın sahibinin davalı olduğunu tespit ettiklerini,
kaza sonrası Zonguldak 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/68 D.İş sayılı dosyası ile araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi marifeti ile tespit edildiğini, ayrıca kaza nedeni ile araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı ile delil tespiti dosyasında sarfettiği masraf nedeni ile uğramış olduğu 12.271,00 TL zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının henüz trafiğe açılmamış yolda aracı ile seyretmesinin, kusurun tamamen davacıda olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.04.2015 tarihli ve 2015/157 Esas 2015/35 Karar sayılı kararıyla olayın, davalının hayvanının tehlike yaratabilecek şekilde ihmali neticesinde serbest bırakması fiilinden meydana geldiği, hayvanın yola çıkması neticesinde araçların kaza yapmasına sebep olduğu,
olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun Hayvanlar Tarafından Yapılan Zarardan Mesuliyeti Düzenleyen 56 ncı maddesinde belirtildiği üzere hayvan kimin idaresinde ise zararın ortaya çıkmasında dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani olamayacağını ispat etmedikçe tazmine mecbur olduğu hükmü gereğince kazada telef olan hayvan sahibi davalının meydana gelen zarardan davacının aracının şöförünün % 20 lik kusuru oranında indirim ile kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle,
davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 9.017,20 TL TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-Mahkemenin Yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2-Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince 2015/14881 Esas, 2018/8364 Karar sayılı ve 01.10.2018 tarihli kararı ile; uzman bilirkişi heyeti raporundaki kusur oranlarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı; davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar onarım bedellerinin usulünce saptandığı uzman bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmış olmasına göre davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; davacı tarafın talebi aşılarak dava dilekçesinde ya da dava dilekçesinin ıslahı suretiyle, temerrüt faizi talep edilmediği halde, temerrüt faizinin de hüküm altına alınmasının doğru olmadığı;
araç değer kaybı konusunda hesap yapmaya ehil, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden, tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususlar gözönünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında ayrıntılı, gerekçeli,
denetime elverişli bir rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası yapılan tahkikat sonucu araç değer kaybına ilişkin zarar her ne kadar 1.823,00 TL olarak hesaplanmışsa da davacının dava dilekçesinde araç değer kaybı olarak 1.500,00 TL zararının bulunduğunun belirtildiği, bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı, davacının kusur tenzili dikkate alındığında araç hasar bedeli ve değer kaybı bedeli toplam zararının 9.675,20 TL olduğu anlaşılmışsa da, davacı tarafça, ilk verilen hüküm üzerine temyiz yoluna gidilmediği, davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine dosyanın davalı lehine bozulduğu, bozma kararına mahkemenin uyduğu, bozma kararına uyulmakla dahili davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bozma öncesi hükme göre aleyhe yeni bir hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulü ile 9.017,20 TL maddi tazminatın dahili davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; keşif yapılmadan alınan kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, araç değer kaybına ilişkin olarak hükme esas alınan hesap raporunun gerçeğe aykırı düzenlendiği, aracın kaza tarihindeki değeri dikkate alındığında belirtilen zarar miktarlarının gerçekçi olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya ait ve 09.09.2010 olay tarihinde başıboş bırakılan hayvanın davacıya araçla karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 67 nci, (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56) maddesi,
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla temyiz eden taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece bozma ilamından sonra değer kaybının tespitine ilişkin raporun hesaplama yönetiminin doğru olduğu, davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından tazminat tutarlarının davacının talebine göre hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/942, K. 2023/6488, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama