KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9627 E., 2024/1704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/236 E., 2023/130 K.
- Dava tarihi
- 22.10.2013
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 10.12.2012 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla sürücüsü ve plakası bilinmeyen ve trafik kurallarına aykırı olarak araçtan taşar şekilde boru taşıyan aracın (boru uzantısı yüzünden) çarpışmaları sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin daimi olarak sakat kaldığını, müvekkilinin yanında yolcu olarak bulunan eşi Ayhan Çetin'in de hayatını kaybettiğini, bu vefat sonucu müvekkilinin murisin desteğinden de mahrum kaldığını, kazanın oluşumunda kusurlu olan aracın plakası bilinmediğinden ...'nın sorumlu olduğunu,
bu çerçevede vefat eden eşinin destek zararından ötürü yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası marifetiyle 13.03.2013 tarihinde 53.550,41 TL kısmi ödeme yapıldığını belirterek müvekkili için kalıcı iş göremezlikten ileri gelen 200,00 TL maddi tazminat ve eşinin vefatından ötürü destek zararından mütevellit 200,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesinde, davanın kabulü ile, 40.255,82 TL kalıcı maluliyet ile 55.032,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarihli 2016/1778 Esas ve 2019/109 Karar sayılı ilamı ile; davalı ... Hesabına kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporları tebliğ edilmeyerek davalının itiraz ve savunma hakkının kısıtlanarak yargılamaya devam edildiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulü ile davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, 29.114,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün taraflar vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.11.2021 tarih 2021/2320 E., 2021/8274 K. sayılı ilamı ile; "...Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dosyanın incelenmesinden, tarafların kusur durumuna ilişkin ilk olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.03.2015 tarihli raporda plakası tespit edilemeyen tır aracının sürücüsü, gece vakti yolun sol şeridine taşmış halde boru yüklü aracı ile trafikte seyre çıkmış olmakla, otoyol taşıt trafiğinin seyir güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, bu haliyle otoyolun sol şeridi üzerinde seyrederek sol yanından geçmekte olan otomobilin sağ yan kısmının, aracından sol şeride taşmış olan boruya çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu,
otomobil sürücüsü davacının ise kusursuz olduğunun belirtildiği, bozma sonrası ise mahkemece resen Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti görevlilerinden alınan 20/02/2020 tarihli raporda ise davacı araç sürücüsünün %25 oranında ve dava dışı plakası ve tespit edilemeyen tır sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, şu haliyle düzenlenen iki rapordaki kusur durumu arasında çelişki olduğu görülmektedir.
Mahkemece kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, raporlar arasındaki bu çelişkinin İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilerek hüküm tesis edilmesidir.
Bu nedenle, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir...Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına," şeklinde kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle açtığı tazminat talebinin kısmen kabulüne, 29.114,35 TL'nin dava tarihi olan 09.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; Mahkemece, davacının 17.03.2016'da evlendiği, söz konusu tarihe göre destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasının gerektiği, destekten yoksun kalma tazminatının 8.405,98 TL olarak belirlendiği, davacıya gerçekleşen ölüm nedeniyle 53.549,00 TL ödendiği ve ibranamenin imzalandığı, ödenen tazminatın davacının gerçek zararının çok üzerinde olduğu gerekçesiyle davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce davacıya, 13.03.2013 tarihinde 53.549,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği sabittir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fazla ödenen destekten yoksun kalma tazminatının davacı taraf bakımından iadesi gerektiğini, bu nedenle Mahkemece davacı yönünden kabul edilen 29.114,35 TL sürekli iş göremezlik tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, davalının mahsup defi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9627, K. 2024/1704, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama