KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9813 E., 2024/9636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/332 E., 2022/192 K.
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Manisa ili ... ilçesinde maliki olduğu taşınmazın davalı ... nezdinde 14.02.2008 başlangıç, 14.02.2009 bitiş tarihli olmak üzere zorunlu deprem sigortası bulunduğunu, aynı taşınmaza diğer davalı ...
Sigorta Anonim Şirketi (eski unvanı ....) tarafından da 25.08.2008 başlangıç tarihli deprem sigortası yapıldığını, davaya konu taşınmazın bölgede meydana gelen tektonik krip nedeniyle hasar gördüğünü, poliçeye konu taşınmazın bulunduğu bölgenin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından görevlendirilen jeoloji mühendislerinin hazırladığı 14.08.2008 tarihli jeolojik etüt raporu sonucunda Bakanlar Kurulu'nun 10.11.2008 tarihli kararı ile afete maruz bölge ilan edilmiş olduğunu, tüm teknik raporlar ve Bakanlığın yapmış olduğu teknik çalışmalar sonucunda tektonik krip afetinin,
depreme bağlı gelişen oluşumlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 10.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (teminat limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 99.600,00 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tektonik kripin deprem kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; tektonik kripin deprem kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.07.2019 tarihli ve 2016/52 E., 2019/206 K. sayılı kararı ile; davalı ... (Eski Unvanı:... Sigorta) Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Yangın Konut Paket Sigorta Poliçesi ve davalı DASK tarafından tanzim edilen Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesi dikkate alındığında, dava konusu rizikonun, davalı ... Sigorta A.Ş'nin poliçesi kapsamında olmadığı, bu nedenle davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarihli 2015/542 E., 2015/9270 K. sayılı bozma ilamına uygun olarak alınan bilirkişi raporuna göre tektonik kripin doğal afet olarak nitelendirilebileceği, bu olayda meydana gelen zararın zorunlu deprem sigortası kapsamında kaldığı, buna göre meydana gelen zarardan davalı DASK'ın sorumlu olduğu,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 Esas 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma sonrasında ıslah yapılamayacağından mahkemece kısmi talep edilen 10.000,00 TL'nin davalı DASK'tan tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacının ıslah ettiğini bildirdiği 89.600,00 TL'lik kısım yönünden ise bu miktarın tespiti ile yetinildiği gerekçesiyle davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davanın davalı DASK yönünden kabulüne, davacının maddi zararı olan 10.000,00 TL tazminatın 10.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı DASK'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 03.07.2019 tarihli ve 2016/52 E., 2019/206 K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarihli 2019/5867 E., 2020/8995 K. sayılı ilamıyla. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun Doğal Afet Sigortaları Kurumu başlıklı 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına göre kurum gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, mahkemece davalı ...
Kurumunun karar ve ilam harcından sorumlu tutulmaması gerektiği, davalı ... vekilinin bu husustaki temyiz itirazlarının kabulüne, bilirkişi heyetince tektonik kripin DASK teminat kapsamında sayılan bir yer hareketi olduğunun belirtilmiş olmasına göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyiz itirazlarına yönünden ise mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.09.2015 tarihli ve 2015/542 E., 2015/9270 K. sayılı bozma kararı sonrasında, maddi tazminat isteminin ıslah yoluyla artırımına ilişkin istem yönünden kararın gerekçesinde.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma sonrasında ıslah yapılamayacağından kısmi talep edilen miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacının ıslah ettiğini bildirdiği 89.600,00 TL'lik kısmın ise tespiti ile yetinilerek 89.600,00 TL'lik kısım yönünden karar verilmediğinin belirtildiği, ancak hüküm kısmında 89.600,00 TL'lik kısım yönünden "tespit/karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde bir kararın bulunmadığı,
bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulması gerektiği, kabule göre de usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girdiği dikkate alınarak 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 177 nci maddesine getirilen 2 nci fıkradaki hüküm uyarınca davacı vekilinin ıslah talebi de gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına,
davalı ... vekilinin kararın düzeltilmesini istemesi üzerine Dairenin 21.10.2021 tarihli ve 2021/16462 E., 2021/7328 K. sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Sigorta A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği, bu nedenle davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığı, davalı DASK yönünden ise, mahkemece bozma ilamına uygun olarak alınan bilirkişi raporuna göre tektonik kripin doğal afet olarak nitelendirilebileceği, davaya konu olayda meydana gelen zararın zorunlu deprem sigortası kapsamında kaldığı, davacının zararından davalı DASK'ın sorumlu olduğu, hükme esas alınan 10.12.2018 tarihli inşaat bilirkişi raporunda binanın tamamının hasarlı olup oturulamayacak durumda olduğundan yapının tamamının değerinin hasar olarak hesaplandığı,
davacının davaya konu iki katlı bina ve müştemilatının değeri olan 99.600,00 TL tutarında zararının olduğu sonucuna varıldığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca davacının ıslah talebinin kabulüne karar verildiği,
davalı DASK vekilince her ne kadar ıslah talebine karşı zamanaşımı definde bulunulmuşsa da davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı definin olmadığı ve zamanaşımı definin ıslahla ileri sürülemeyeceği gözetilerek davalı DASK vekilinin zamanaşımı definin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın davalı DASK yönünden kabulüne, 99.600,00 TL tazminatın 10.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı DASK'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu tektonik krip hareketinin DASK sigortası poliçesi teminatı içerisinde olmadığını, söz konusu olayın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının tespiti bakımından alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması gerektiğini, bu hasarın deprem sigortası poliçesi kapsamında kaldığı düşünülse dahi, tektonik krip oluşumunun bölgede meydana gelen 1969 tarihli büyük deprem ile başladığını, yıllık bir kaç cm kayma ile uzun süre içerisinde gerçekleştiğini, buna göre sigorta akdinin kurulduğu tarihte hasarın büyük kısmının gerçekleştiğini,
hasarın sigorta akdi kurulduğu anda mevcut olduğunu, hasarın sigorta akdi esnasında meydana gelen kısmı için rapor alınarak değerlendirme yapmak yerine hasarın tümünden müvekkil kurumun sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın ıslah edilen kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarının üzerinde bir miktara hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle tazminat miktarının 73.200,00 TL olarak belirlendiğini, ancak mahkemece keşif tarihi itibariyle hesaplanan 99.600,00 TL’nin kabulüne karar verildiğini,
halbuki hükmedilen tazminat miktarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğine göre tazminat miktarının da dava tarihindeki miktar olması gerekeceğini, mahkemece hem keşif anındaki miktara hükmedildiğini, hem de bu miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, hükmün bu yönüyle de hatalı olduğunu, gerekçeli karar başlığında dosyanın bilirkişilerinin karşı taraf olarak yazılmış olmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; zorunlu deprem sigortasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
1.Riziko ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 08.09.2000 tarihli ve 24164 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 27.09.2000 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nın "Zamanaşımı" başlıklı C.7. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, iki yılda zamanaşımına uğrar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan madde ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen DASK poliçesi 14.02.2008-14.02.2009 tarihleri arasında geçerli olup poliçe 14.02.2009 tarihinde sona ermektedir.
Davacı vekilince 30.01.2019 tarihinde davanın ıslah edilerek dava değerinin 99.600,00 TL’ye yükseltildiği, ıslah harcının ise 08.02.2019 tarihinde yatırıldığı, davalı ... vekilinin ise süresinde ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, mahkemece, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alınarak ıslah dilekçesiyle artırılan miktar bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9813, K. 2024/9636, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama