KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9820 E., 2025/4902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/485 Değişik İş, 2023/491 Karar
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.04.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 275.941,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk anlaşması kapsamında davalının, davacı tarafa tazminat ödediğini, bu nedenle davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların tahkim başvurusundan önce arabuluculuk kapsamında dosyada uyuşmazlık konusu yapılan hususlarda anlaşmaya vardığı, anlaşma gereği yükümlülüklerin yerine getirildiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında.
“Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün düzenlendiği gerekçesiyle başvuru sahibinin tazminat talebinin arabuluculuk anlaşması son tutanağı ile karşılanmış olması nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18 inci maddesinin 5 inci fıkrası gereğince hukuki yararı olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusunun maluliyet artışına ilişkin olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri nedeniyle uğranılan zarardan davalının sorumlu olduğunu ve davalı tarafından söz konusu zarar kalemlerinin karşılanmadığını belirterek zararının giderilmesin talep ettiği, dava dilekçesinde davanın maluliyet artışına ilişkin olduğunun belirtilmediği, bununla birlikte daha önce davalı ile anlaşılarak ödeme yapıldığından da bahsedilmediği,
yargılama öncesinde davacının davalıya da maluliyet artışı iddiasıyla değil kaza sonrası ortaya çıkan sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri kaynaklı zararın tazmini için başvuru yapıldığı, buna göre arabuluculuk aşamasında varılan anlaşma nedeniyle tazminat hakkının sona erdiğine ilişkin verilen ret kararı sonrası davacının dava konusunu değiştirerek konunun maluliyet artışı açısından değerlendirilmesi gerektiğine yönelik itirazının dikkate alınamayacağı,
dosyada yer alan 20.09.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağına göre tarafların sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat bedelinin ödenmesi konusunda uzlaşmaya vardıkları ve davalının da ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin ekinde dosyaya sundukları Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 01.04.2022 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, söz konusu raporda daha önce düzenlenmiş olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 15.05.2019 tarihli maluliyet raporunun değerlendirildiğini, yapılan değerlendirme sonucunda davacının maluliyetinde artış olduğunun tespit edildiğini, bunun yeni bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini, artan maluliyetin ayrı bir başvuru ile talep edilebileceğini,
tahkim başvurusundan önce davalıya başvuru yapıldığını, başvuru şartının yerine getirildiğini, başvurunun reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, tarafların tahkim başvurusundan önce 20.09.2019 tarihli arabuluculuk anlaşması kapsamında davaya konu uyuşmazlık konusunda anlaşmaya vardığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında.
“Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün düzenlendiği, bununla birlikte dosya kapsamında 20.09.2019 tarihli arabuluculuk anlaşmasından sonra davacının maluliyetinde artış olduğuna ilişkin delilin bulunmadığı, dava dilekçesinde de davanın maluliyet artışına ilişkin olduğunun belirtilmediğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9820, K. 2025/4902, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama