KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9826 E., 2023/13339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.025 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
2- ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR
1- Ergoisviçre A.Ş. vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.12.2009 tarihinde davacı ... görevlisi ve davacı hemşire 'in yolcu olarak bulunduğu davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi olan davalı ...’na ait ambulansın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı 2.000,00'er TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müteselsilen, 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'ndan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; 18.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan Sevim için 215.942,45 TL, Serkan için 285.680,85 TL'ye yükseltmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı .... (eski unvanı Ergo İsviçre A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet ve kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.04.2015 tarihli 2010/34 E., 2015/240 K. sayılı kararı ile. 11.12.2009 tarihinde sürücü yönetiminde davalı ... nezdinde sigortalı olan davalı ...
Bakanlığına ait ambulans ile meydana gelen tek taraflı kazada dava konusu ölümlü ve yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı ... yönünden dosya arasına alınan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Dairesinin 29.08.2014 gün tarihli raporuna göre davacı ...'in geçirdiği kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik oranının % 22.2 olduğu, iyileşme süresinin ise 11.12.2009 gününden başlayarak 6 aya kadar uzayabileceği, yüz sınırları dahilindeki izlerin muayyen bir mesafeden bakıldığında belirgin dikkat sarfetmeden görülebildiği cihetiyle yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun bildirildiği, davacı ...
(Konyar) yönünden Adli Tıp Kurumu Trabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09.11.2012 tarihli rapor ile davacılardan 'in maluliyet oranının %17,2 olarak bildirildiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılardan için 215.942,45 TL, için 285.680,84 TL olmak üzere toplam 501.623,29 TL maddi tazminatın davalı ... için olay tarihinden, davalı ... için ise dava tarihinden (sigorta poliçesiyle sınırlı kalmak kaydıyla) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacılara verilmesine,
davacılardan için 10.000,00 TL, Serkan için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2018 tarihli ve 2015/16850 E., 2018/9051 K. sayılı ilamı ile; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar, hatalı yapılmış olup, rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihi 11.12.2009 olmasına rağmen, her iki davacı için de 2014 yılı Aralık ayına ait maaş bordrolarındaki gelir esas alınarak işlemiş dönem zararının tamamının bu miktar üzerinden hesaplandığı görülmektedir.Hesaplama yapılırken, davacıların kaza tarihindeki ve hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilerek saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması;
işleyecek dönem hesabında ise davacıların hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Bu durumda, mahkemece işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulandığı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için davacıların bilinen son gelirlerinin uygulandığı ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.11.2020 tarihli ve 2019/3 E., 2020/295 K. sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 20.02.2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmak üzere usulü kazanılmış hak gereği davacılardan için 215.942,45 TL, için 285.680,84 TL olmak üzere toplam 501.623,29 TL maddi tazminatın davalı ... için olay tarihinden davalı ... için ise dava tarihinden (sigorta poliçesiyle sınırlı kalmak kaydıyla) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacılardan Sevim için 10.000,00 TL, için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.10.2021 tarihli ve 2021/3342 E., 2021/7724 K. sayılı kararı ile; "...Bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan 20.02.2015 tarihli aktüerya raporunda, davacılardan için 215.942,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, için 285.660,84 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış; davacı taraf bu rapora itiraz etmemiş ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda tazminata hükmedilmiş.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamıyla, mahkemece işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulandığı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için davacıların bilinen son gelirlerinin uygulandığı ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiş, tazminata ilişkin hüküm bu yönden bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada maddi tazminat hesabı için yeniden alınan 20.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, bozma ilamında değinildiği şekilde davacıların kaza tarihinden ve hesap tarihine kadar olan maaş bordroları dikkate alınarak rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmış; davacılardan için 325.250,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, için 367.763,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış;
alınan bu son rapor mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş ancak ilk kararın davacılar tarafından temyiz edilmemesi suretiyle davalı ...’nın usuli kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle ilk karar ile verilen miktar üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ... için 215.942,45 TL, davacı ... için 285.680,84 TL olmak üzere toplam 501.623,29 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, sadece davalı ...’nın temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 20.02.2015 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 20.02.2015 tarihli rapor yönünden davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, benimsenen 20.02.2020 tarihli ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir.
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 20.02.2015 tarihli rapor yönünden davalı ... lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, 20.02.2015 tarihindeki verilere göre, işlemiş dönem hesabında davacıların kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulanacağı, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için ise davacıların bilinen son gelirlerinin dikkate alınacağı göz önüne alınarak rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına,
bozma nedenine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; manevi tazminat talebine yönelik hüküm bozma dışı bırakılmakla önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, maddi tazminat talebi yönünden davalı ... yönünden verilen 2010/34 Esas 2015/240 Karar sayılı 15.04.2015 tarihli hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davalı ... yönünden yeniden maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı,
davalı Bakanlık yönünden ise bozma ilamı sonrası ilam doğrultusunda 2015 yılı verileri esas alınarak aldırılan ek rapor ile davacıların devlet memuru olup davacıların maaşları ödendiğinden davacıların geçiçi iş göremezlik kaybının bulunmadığı, davacı ... toplam zararı 148.043,91 TL davacı ... toplam zararı 154.266,07 TL olduğu,
davacılar daha önce verilen mahkememiz hükmünü temyiz etmeksizin bozulmuş olmakla davacılar aleyhine davalı lehine usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davaların maddi tazminat davasının tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda kısmen kabulü ile kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; manevi tazminat talebi yönünden mahkemece daha önce 2010/34 Esas, 2015/240 Karar sayılı 15.04.2015 tarihli hüküm bozma dışı bırakılarak kesinleştiğinden yeniden manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebi yönünden;
davalı ... yönünden verilen 2010/34 Esas, 2015/240 Karar sayılı 15.04.2015 tarihli hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davalı ... yönünden yeniden maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 148.043,91 TL, davacı ... için 154.266,07 TL, olmak üzere toplam 302.309,98 TL maddi tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihi olan 11.12.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen ilk hüküm hakkında davacılar vekilinin Doğubayazıt İcra Müdürlüğü’nün 2015/896 sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlattığını, davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından icra dosyasına 10.07.2015 tarihinde 532.780,87 TL ödeme yapıldığını, mahkemenin son kararında davalı ... aleyhine toplam 302.309,98 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine hükmedilmişse de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ibaresi olmaması nedeniyle kararın hatalı olduğunu, son kararda önceki karar gereği yapılan ödemeler sebebiyle davacılar nezdinde oluşan maddi zarardan fazla davacı tarafa ödeme yapılmaması ve mükerrer ödemeye mahal verilmemesi adına bu şekilde şerh düşülmesi gerektiğini,
dava dışı Bakanlık personeli sürücü’in kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, hakkında beraat kararı verildiğini, dava konusu olayda haksız fiil şartlarından olan illiyet bağının gerçekleşmediğini, davalı ...’nın haksız fiil hükümleri uyarınca tazminattan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ceza mahkemesince verilen kararın hukuk hâkimini de bağlayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacıların sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedici fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı ...'nın araç işleten olarak zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, mahkemece verilen ilk hüküm (15.04.2015 tarihli 2010/34 E., 2015/240 K. sayılı karar) kapsamında davacılar vekilinin Doğubayazıt İcra Müdürlüğü’nün 2015/896 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlattığı, davalı .... (eski unvanıİsviçre A.Ş.) tarafından icra dosyasına 10.07.2015 tarihinde 532.780,87 TL ödeme yapıldığı iddia edilmektedir.
Somut olayda hükmedilen maddi tazminat yönünden davalı ... ile davalı araç işleten ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı taraftan birinin davacılara yapacağı ödeme ile davacıların maddi zararının karşılanacağı açıktır.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen temyize konu son kararında ise; maddi tazminat talebi yönünden; davalı ... yönünden verilen 2010/34 Esas, 2015/240 Karar sayılı 15.04.2015 tarihli hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davalı ... yönünden yeniden maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 148.043,91 TL, davacı ... için 154.266,07 TL, olmak üzere toplam 302.309,98 TL maddi tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihi olan 11.12.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda; temyize konu kararın hüküm fıkrasının (2-b) bendinde davalı ... aleyhine maddi tazminata hükmedildiği görülmüş olup davalılar tarafından davacı tarafa mükerrer ödemeyi engelleyecek ve tahsilde tekerrürün önüne geçilecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Mahkeme kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm kısmının (2-b) bendine "(tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9826, K. 2023/13339, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama