KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9863 E., 2025/4070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/534-2023/534
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.03.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.200,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 41.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın meydana geldiği 28.03.2022 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir.
Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 28.10.2022 tarihli raporun incelenmesinde, iyileşmenin durduğuna dair herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı ve davacının trafik kazası geçirmiş olduğu 28.03.2022 tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçmeden engel oranının tespit edildiği, bu haliyle raporun anılan Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığının anlaşıldığı, dava şartı yokluğunun bulunduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, davacının maluliyetinin alt ekstremiteden kaynaklamadığını, üst ekstremitedeki arazdan kaynaklandığını, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise yeni bir rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28.10.2022 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamındaki tedavi belgelerine göre davacının kazada köprücük (omuz) kemiğinin kırıldığı, raporda davacının omuz eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle % 5 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte davacının dirsek eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle de % 1 maluliyet verildiği, Balthazard formülüne göre davacıda toplam % 6 oranında maluliyetin bulunduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden davacının yaralanmasının üst ekstremiteye ilişkin olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunda tespit edilen maluliyetin üst ekstremitedeki yaralanmadan kaynaklandığı, buna rağmen hakem heyetince yanılgılı değerlendirmeyle söz konusu maluliyetin alt ekstremiteye ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 1 yıllık süre geçmeden engel oranının tespit edildiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre üst ekstremiteye ilişkin arazlar bakımından bahsi geçen sürenin gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle hakem heyeti tarafından verilen kararın doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte davacı tarafından dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.10.2022 tarihli raporda, davacının dirsek eklemindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle %1 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmekle birlikte, dosya kapsamındaki tedavi evraklarından davacının kaza nedeniyle dirseğinden yaralandığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmış olup davacının dirseğinde var olduğu tespit edilen maluliyetin davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilerek sonucuna göre raporun düzenlenmesi gerektiği açıktır.
Yine, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında "Hastanın teşhis ve tedavisinde bizzat görev almış hekim veya hekimler sağlık kuruluna katılır veya görüşünü kurula bildirir." şeklinde hüküm bulunmakta olup davacının maluliyetinin tespiti bakımından söz konusu hükme göre rapor düzenlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak, davacının dirseğinde kazadan kaynaklanan yaralanmasının var olup olmadığı, var ise maluliyete etki edip etmeyeceği de değerlendirilerek, kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden,
anılan Yönetmelik'in 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca davacının teşhis ve tedavisinde bizzat görev almış hekim veya hekimlerin de görüşünün alınması suretiyle rapor düzenlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9863, K. 2025/4070, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama