KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/10822 E., 2024/10723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/126 Değişik İş, 2023/125 Karar
Karar Metni
1.640 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
14.04.2018 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve büyük bir şok geçirdiğini, kaza tarihinden bu yana psikolojik tedavi gördüğünü, ağır ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan raporda post travmatik stres bozukluğu nedeniyle %30 oranında malul kaldığının ve 3 ay bakım ihtiyacı duyacağının tespit edildiğini,
davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş. 25.08.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 211.950,08 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza sebebiyle herhangi bir kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, rahatsızlığın tedavi ile iyileşmesi mümkün olduğunu, tanının kaza ile illiyeti bulunmadığını, hangi tedavi yöntemlerinin uygulandığı, hastalığın ne derecede olduğu ve kalıcı olup olmadığı, ilaç tedavisi görüp görmediği bilinmeden sunulan rapordaki maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 211.950,08 TL maddi tazminatın 09.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 14.11.2020 tarih ve 2020/İHK-24335 sayılı kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.03.2022 tarihli ve 2021/12329 Esas, 2022/5335 Karar sayılı ilamıyla; ''...Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belirtilen maluliyet raporunda, davaya konu kazada davacının yaralandığı, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen post travmatik stres bozukluğu tanısına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %30 olduğu,
mevcut arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 3 ayı bulacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kişinin bu sürede bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı bildirilmiş, davalı vekili, kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, rahatsızlığın tedavi ile iyileşmesi mümkün bir rahatsızlık olduğunu savunmuş.
Hakem Heyetince, raporun iki uzman ve psikiyatri anabilim dalı bünyesinde görevli bir uzmandan oluşan kurul tarafından fiziki muayene yapılmak, tıbbi belgeler incelenmek ve illiyet bağı kurulmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, raporun davacı fiziki olarak muayene edilmeden, sadece önceki tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporun geçerli olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararı kaldırılarak,
başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi, sorumluluk açısından zorunludur.
Maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca ve fiziki muayene yapılarak düzenlendiği belirtilmekte olup, İtiraz Hakem Heyetinin aksi yöndeki gerekçesi dosya kapsamına uygun olmamakla birlikte, raporda davacının psikiyatrik tedavi görüp görmediği, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, belirlenen oranın davacının kalan ömrü boyunca devam edip etmeyeceğine, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin açıklamalara yer verilmemiştir.
Bu nedenlerle maluliyet raporu bu hali ile karar vermeye elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, davacıya ait dosyada bulunan rapor da irdelenmek suretiyle en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınarak, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlığın kaza ile illiyet bağının olup olmadığı,
post travmatik stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Hastanesi Başhekimliği'nden temin edilen maluliyete ilişkin raporda, dava konusu trafik kazasıyla mevcut tıbbi araz arasında illiyet bağının kurulduğu, önceki raporlar da değerlendirilmek suretiyle 27.10.2022 tarihinde bizzat başvuranın muayenesi neticesinde tedaviyle işlevselliği kısmen düzelen PTSB (post travmatik stres bozukluğu) tespit edildiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının % 30 olduğu;
işlevselliği kısmen düzelen PTSB (post travmatik stres bozukluğu) arızasının ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin ise tıbben bilinemeyeceğinin mütalaa edildiği, söz konusu maluliyet raporunun Yargıtay kararındaki uygun yönetmelik, illiyet bağı ve psikolojik rahatsızlığın kaza ile illiyet bağının olup olmadığı yönündeki gerekçeyi karşıladığı ancak, “post travmatik stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği'' konusunda içerisinde psikiyatri uzmanının bulunduğu bir heyetten alınan maluliyet raporunda her ne kadar % 30 maluliyet oranı belirlenmiş ise de ne olumlu ne de olumsuz yönde tıbbi açıdan kanıtlanamayan bir durum olduğunun ortaya çıktığı,
maluliyetin sürekliliğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiği, bu nedenle hakem heyeti olarak kesin kanaate varılmasının mümkün görülmediği, bu hususta Yargıtay tarafından detaylı inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı,
davacının kanıtlanmış geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik tazminatının 4,809.37 TL, bakıcı giderine ilişkin tazminatın ise 6,088.50 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4,809.37 geçici iş göremezlik tazminatı ve 6,088.50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10,897,97 TL maddi tazminatın 09.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Hastanesi Başhekimliği'nden alınan 08.11.2022 tarihli maluliyet raporunun Yargıtay'ın bozma kriterlerine haiz olup içerisinde psikiyatri dalında uzman iki hekiminin imzasının bulunduğunu, davacının travma sonrası stres bozukluğuna bağlı maluliyet oranının % 30 olarak belirlendiğini, ancak bu arazın ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin tespitinin tıbben mümkün olmadığının mütalaa edildiğini, İtiraz Hakem Heyetince bu rapora istinaden detaylı inceleme yapılması hususu Yargıtay denetimine bırakılarak talepleri hakkında karar verilmediğini,
heyetin hakimin aydınlatma görevi gereği taleple ilgili inceleme ve araştırma yapması gerekirken sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, davacıda oluşan maluliyete ilişkin raporu sunmuştur.
Sunulan raporda kaza nedeniyle davacıda oluşan post travmatik stres bozukluğu nedeniyle malul kaldığı belirtilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminata esas alınarak karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş.
İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin yukarıda belirtilen bozma ilamı ile davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamından sonra dosyaya sunulan raporda kaza nedeniyle davacının oluşan post travmatik stres bozukluğu nedeniyle malul kaldığı belirtilmiş, İtiraz Hakem Heyetince maluliyetin sürekliliğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiği, bu nedenle 08.11.2022 tarihli maluliyet raporu ile kesin kanaate varılmasının mümkün görülmediği, bu hususta Yargıtay tarafından detaylı inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin kabulüne ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Yargıtay bozma ilamından sonra alınan ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen 08.11.2022 tarihli maluliyet raporunun bozma ilamında değinilen hususları içermediği, psiyatrik tedavilerine ilişkin belgelerin dosya içerisinde denetlenebilir şekilde olmadığı anlaşılmıştır.
Raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen post travmatik stres bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği ve ömür boyu aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği yönünden yapılan değerlendirmede; tedaviyle işlevselliği kısmen düzelen PTSB (post travmatik stres bozukluğu) arızasının ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin tespitinin tıbben mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince yeni alınacak raporda davacı bizzat muayene edilmek ve psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm belgeler getirtilmek suretiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, post travmatik stres bozukluğuna ilişkin tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10822, K. 2024/10723, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama