KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11204 E., 2025/13483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/346 Esas-2024/411 Karar
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların maliki olduğu binanın rögarında tıkanma ve geri tepme sebebiyle davacıya sigortalı işyerinde dahili su hasarı meydana geldiğini, davalıların aynı zamanda sigortalının işyerinin kiraya vereni olduğunu, işyerinde oluşan hasarın davacı ... şirketince karşılandığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davalı ... aleyhine açtıkları davayı takipsiz bıraktıklarını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2016 tarih, 2015/189 Esas-2016/344 Karar sayılı hükmü ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 gün, 2016/18383 Esas- 2019/8578 karar sayılı ilamıyla karar; davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda " ... meydana gelen su basmasının iş yerini kullanan sigortalı şirketin kullanımından kaynaklandığı, bina maliki olan davalıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, kira sözleşmesinin özel koşullarına göre de kullanıma bağlı hasarlar nedeniyle davalı kiralayan ... ile kiracı sigortalı şirket arasında sorumsuzluk sözleşmesi bulunduğu sabit olduğu, davacı tarafça rögarda meydana gelen tıkanma nedeniyle su baskınının olduğunun iddia edildiği ve bu yönde uzman raporu sunulduğu,
tazminat ödemesinin bu rapora istinaden yapıldığı, bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak taşkın suyun bu ızgaradan rahatlıkla akıp gitmesine engel olacak kumaş tozlarının su ile teması neticesinde birbirine yapışıp çamurlaşarak bina tesisatı ile bina önündeki rögarın tıkanmasına ve suyun göllenmesine yol açarak sorun yaratacağının açık olduğu, kumaş kesiminin yapıldığı mekânlarda oluşacak havların bu gibi su giderlerini tıkamasının çok normal olduğu ve bu giderlerin zaman zaman mutlak suretle kullanıcı tarafından temizlenmeleri gerektiği, sorunun kullanıcı hatasından kaynaklandığı,
sigortalı kiracının kendi kusuruyla su basma olayı gerçekleştiğinden halefiyet yoluyla yapı malikine sorumluluk yüklemenin hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişilerin zararın kaynağının lavabo altından çıkan spiral boru olduğunu dikkate almadıklarını, su baskınını başlatan olayın spiral boru olduğunu, spiral borunun yerinde kalması halinde su baskınının hiç meydana gelmeyeceğini, bu nedenle meydana gelen zarardan bina malikinin sorumlu olduğunu, ızgaranın kumaş havları ile tıkalı olduğuna dair iddianın görgüye dayalı olmayıp tahmine dayalı olduğunu, kiraya verenin sorumsuz tutulduğu bir sorumsuzluk anlaşmasının geçerli olmadığını, kiraya verenin kiralananı kullanıma uygun bulundurması gerektiğini,
sigortalı iş yerinin tekstil imalatı için kullanacağının açıkça sözleşmeye yazılı olduğunu, davalı kiralayanın burayı tekstil imalatı için elverişli konuma getirmesi gerektiğini, davalı kiralayanın pis su giderlerinde ızgara önleminin yanında düzenli olarak pis su giderlerini de temizletmesi gerektiğini, binanın ortak kullanımında olan pis su giderinin temizliğinin sigortalıya yüklenmeyeceğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, 13.07.20 21... .01.2022 tarihli raporlarda davalının %100 kusurlu bulunduğunu, hasar miktarına yönelik yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,
faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık; iş yeri sigorta sözleşmesine dayalı ödenen tutarın rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının sigortalısına ait iş yerinde su baskını nedeniyle zarar meydana geldiğini, davalının bina maliki ve aynı zamanda sigortalı iş yerinin kiraya vereni olduğunu, sigortalının zararını karşılayan davacı şirketin sigortalısının haklarına halef olarak ortaya çıkan zararından davalının sorumlu olduğunu açıklayıp sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilini talep etmiş, mahkemece, sigortalı ile davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesinde bina içinde ve dışında oluşacak kullanımdan kaynaklı hasar ve giderlerin kiracıya ait olacağının kararlaştırıldığı, su taşmalarının önlenmesi için su ızgaralarının yapıldığı,
tekstil işi ile uğraşan sigortalının işyerindeki kumaş atıklarının suyun ızgaradan rahatlıkla akıp gitmesine engel olacak çamurlaşarak bina tesisatı ile bina önündeki rögarın tıkanmasına ve suyun göllenmesine yol açtığı, bu giderlerin kullanıcı tarafından temizlenmesi gerektiği, sorunun davacının sigortalısı kiracıdan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda davacıya sigortalı iş yerinin bodrum katının su basması sonucu teskstil işiyle uğraşan sigortalının istiflenmiş kumaş emtiasının zarar gördüğü, davacı ... şirketince yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda poliçe kapsamında sigortalısına zarar bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; su baskınınından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamından davalının bina maliki ve aynı zamanda sigortalı iş yerinin kiraya vereni olduğu anlaşılmaktadır.
Hasar sonrasında sigorta şirketince atanan eksper tarafından yapılan 04.06.2014 tarihli tespitte; sigortalı iş yerinde spiral hortumun patlamış olduğu, faaliyet gösterdikleri zaman itibari ile spiral hortumu değiştirmedikleri belirtilmiş, yine eksper tarafından 08.07.2014 tarihli raporda kameralı sistem ile yapılan inceleme neticesinde bina ana rögarının tıkanması ile buradan geri tepen suların sigortalı iş yerine sirayet ettiği belirtilmiştir.
Mahkemece keşif sonucu alınan 01.03.2016 tarihli raporda bilirkişiler; keşif sırasında bina içi metal ızgaralı rögarın kumaş havları ile tamamen kapalı olduğunun görüldüğünü, keşif günü firma yetkilileri tarafından tuvalette lavabo altındaki spiral borunun patladığının ve bodrum katta bina içi metal ızgaralı rögarın suyu geri tepmesi sonucu bodrum katı su bastığının, olay günü olayın İSKİ yetkililerine haber verildiğinde İSKİ yetkililerinin yaptıkları incelemede tıkanıklığın binaya ait olduğunun tespit edilmesi üzerine işlem yapmadan gittiklerinin beyan edildiğini, sonuç olarak; sigortalıya ait kumaş havlarının taşkın suyun bu ızgaradan akıp gitmesini engellediğini, bunun da bina rögarının tıkanmasına neden olduğunu belirtmişlerdir.
Yine mahkemece alınan 13.07.2021 tarihli raporda; hasarın şehir şebeke tesisatı ile bina atık su tesisatı arasında bulunan rögardaki tıkanıklıktan kaynaklandığının tespit edildiği, davalı bina malikinin %100 oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Daha sonra mahkemece alınan 29.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; su basması olayının kaynağının kumaş deposunda bulunan tuvaletteki lavabonun altındaki spiral hortumun patlaması olduğu, herhangi bir sebeple su taşması sırasında doğabilecek olumsuzluklardan korunmak için bodrum kat zemininde inşaat sırasında yapılmış metal bir ızgaranın bulunduğu, metal ızgaranın varlığının böyle bir durum için alınabilecek en iyi önlem olduğu,
bina içi tesisatında keşif günü de görüldüğü gibi taşkın suyun bu ızgaradan rahatlıkla akıp gitmesine engel olacak kumaş tozlarının su ile teması neticesinde birbirine yapışıp çamurlaşarak bina tesisatı ile bina önündeki rögarın tıkanmasına ve suyun göllenmesine yol açarak sorun yaratacağının açık olduğu, kumaş kesiminin yapıldığı mekânlarda oluşacak havların bu gibi su giderlerini tıkamasının çok normal olduğu ve bu giderlerin zaman zaman mutlak suretle kullanıcı tarafından temizlenmeleri gerektiği, sorunun kullanıcı hatasından kaynaklandığı,
kullanıcının yerdeki metal ızgaranın temizlenmesini ihmal etmesi sonucu tıkanarak böylesi bir su baskınının meydana geldiği yönündeki görüşlerini tekrar ettikleri belirtilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan 01.03.2016 tarihli rapor ile 13.07.2021 tarihli rapor arasında büyük çelişki bulunduğu, 29.03.2023 tarihli raporu düzenleyen heyet ile 01.03.2016 tarihli raporu düzenleyen heyetteki bazı bilirkişilerin aynı olması nedeniyle 29.03.2023 tarihli raporun çelişkiyi giderici nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11204, K. 2025/13483, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama