KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11363 E., 2024/11254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/377 E., 2022/410 K.
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.08.2014 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, 03.06.2015 tarihinde 50.778,00 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin eksik olduğunu, hakem heyetinin 2020.E.112092 sayılı başvurusunda gelişen durumun ispatlanamadığından reddedildiğini, sunulan raporda gelişen durum olduğunu, şimdi dava dilekçesinde yönetmeliğe uygun raporda artan maluliyeti olduğunu belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2020.E.112092 sayılı tahkim dosyasında raporun uygun olmaması sebebiyle başvurunun reddedildiğini, Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında %11,2 maluliyet oranı ve %37,5 kusur durumu dikkate alınarak 40.301,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından alınan medikal raporda daha düşük maluliyet belirlendiğini, davacının sunduğu raporun mahkemede alınan maluliyet raporu ile çelişkili olduğunu, maluliyetin arttığı iddiasının doğru olmadığını, ödenen tazminatın yeterli olduğunu, yasal faiz istenebileceğini ve vekalet ücretinin hesaplanacak miktarın beşte biri oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davacının daha evvel Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2020.E.112092 sayılı tahkim dosyasında alınan heyet raporunda dosyaya sunulan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 11.08.2020 tarihli raporunda fizik tedavi aldığının belgelenmesi ve Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararında atfedilen maluliyet oranının düşük olması nedeni ile son rapordaki adli bulgular ile çelişki çıktığını, davacıya aktif ve pasif muayene yapılması, iki uyluk ve bacak çevresinin atrofi amaçla ölçülmesi 2 yönlü grafi çekilmesi,
açığın kaynayıp kaynamadığına yönelik radyoloji raporu temini sonrası rapor düzenlenebileceğinin belirtildiğini ancak davacı ise sunduğu raporun gerekli açıklamalarının olduğunu, tazminatın eksik olduğunu belirttiğini ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2020.E.112092 sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm bulunmadığını dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının artan maluliyet tespiti için istenen grafi ve radyoloji raporlarını sunmadığı ve başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun da yeterli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine 19.11.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu trafik kazası nedeniyle Nizip l. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/874 Esas sayılı dosyası ile davalıdan talepte bulunmuş, dosyada alınan 12.05.2015 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda davacı başvuranın sürekli maluliyet oranı % 11.2 olarak tespit edilmiştir. Yargılama sırasında tarafların anlaştıkları, davacıya ödeme yapılması ve davacının da davadan feragat etmesi sonucunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Daha sonrasında davacı vekili, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 11.08.2020 tarihli rapora dayalı olarak 2020.E.112092 sayılı Sigorta Tahkim başvurusunu yapmış; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.05.2021- K-2021/51993 sayılı kararıyla; dosyada alınan 15.03.2021 tarihli rapor da gözetilerek “raporun usulüne uygun olmadığı, gerekli muayene yapılarak ve tedavi tamamlanarak sigorta şirketine başvurulması gerektiği” gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf eldeki davayı ise, mahkemede açılan davada %11,2 maluliyet oranı tespit eden rapora göre tazminat ödemesi yapılmasından sonra alınan yeni raporda maluliyetin % 15,2 olarak tespit edildiği ve kazadan kaynaklı olarak maluliyetinde artış olduğu iddiasıyla artan maluliyet iddiasına dayanarak açmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacı tarafça yeni rapor sunulmadan aynı raporla müracaat edildiği ve yukarıda bahsi geçen Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 04.05.2021- K-2021/51993 sayılı kararı kesin karar olduğundan HMK 114/i ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30(14) maddesi gereği başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de sonucu bakımından doğru olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik davacı itirazının açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
Davacıya eldeki davadan önce tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasında mahkemede görülen davaya ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması ile o dosyadaki maluliyet raporu (% 11,2 oran veren) dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 11,2'den % 15,2'ye yükselmesinin nedenleri üzerinde duran, bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını ve bilhassa kırığa bağlı sonradan ortaya çıkan (yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen,
maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11363, K. 2024/11254, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama