KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11774 E., 2026/2011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/625 D.İş 2024/625 K
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek belirsiz olan alacağın HMK 107. Maddesi kapsamında şimdilik 28,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 222,00 TL raporun hazırlanması için zorunlu muayene gideri olmak üzere toplam 250,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesiyle talebini 298.380,30 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, başvuran tarafın asli kusurlu olduğunu aksi kanaatte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, tedavi giderleri için sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur, maluliyet ve aktüer raporu gözetilerek başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 298.380,30 TL'nin 02.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, başvuran tarafın asli kusurlu olduğunu aksi kanaatte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinde 21 yaşında olan başvuranın askerlik döneminde gelir elde edemeyeceği gözetilerek bu sürenin tazminat hesabına dahil edilmemesi gerektiğini,
dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın yaralanması söz konusu olduğundan zarar görenlerin başka taleplerinin olması halinde garameten paylaşım yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olabileceğini, her iki taraf için de vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile sağlık kurulu rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyada mevcut maluliyet raporu ile davacının 120 gün geçici iş göremezliği olduğu belirlenmiş olmasına rağmen, 27.02.2024 tarihli aktüer raporunda hesaplama yapılırken davacının sürekli maluliyet tazminatı kaza tarihi olan 06.06.2022 tarihinden başlatılmıştır.
Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanırken, tazminat hesabının geçici iş göremezlik süresinin bitiminden sonra başlatılması gerekirken bu hususa dikkat edilmemiş olması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; otomobil sürücüsü olan davacının, kaza tespit tutanağına göre kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilememiş olmakla birlikte, davacının kaza sonucu nazal kemik kırığına bağlı fiziksel görünümü bozan burun eğriliği nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11774, K. 2026/2011, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama