KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12126 E., 2024/11989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/559 Değişik İş – 2022/558 Karar
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 29.03.2021 tarihinde vefat ettiğini, kullanılan iki ayrı kredi için davalı şirket tarafından iki ayrı hayat sigortası yapıldığını, vefat üzerine poliçe bedelinin ödenmesinin istendiğini ancak başvuruya olumlu yanıt alınamadığını belirterek sigorta tazminat bedellerinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu hayat sigortası üzerinde dain-i mürtehin sıfatı ile birinci derecede hak sahibi Türkiye Halk Bankası A.Ş. olduğundan sigortalı varislerinin anılan sözleşme kapsamında doğrudan sigorta tazminatını talep etme haklarının olmadığını, bu hakkın dain-i mürtehin bankaya ait olduğunu, tazminattan o tarihte borçlu bulunduğu bakiye kredi ve faiz miktarının dain-i mürtehin olan Türkiye Halk Bankası A.Ş.'ye ödenmesinden sonra geriye kalan meblağın ikinci derecede hak sahiplerine ödenebileceğini, Türkiye Halk Bankası A.Ş.’ye müzekkere yazılarak başvuruya muvafakatinin olup olmadığının sorulmasını,
bankanın kayıtsız şartsız muvafakati bulunmaması halinde husumet eksikliği sebebiyle başvurunun reddi gerektiğini, başvuru konusu talep kapsamında şirket kayıtları tetkik edildiğinde başvurucular murisi ... ile şirket arasında konut kredisiyle bağlantılı olarak ... sertifika numaralı, 08.05.2018-08.05.2019 vadeli, Kısa Konut Grup Hayat Sözleşmesi tanzim edildiğini, Sigorta Sertifikasında söz konusu poliçenin 1 yıl süreli ve 08.05.2019 vade gelimi ile son bulduğunu, başvurucular murisinin vefat tarihi itibariyle yürürlükte olmadığını, yürürlükte olmayan poliçe üzerinde hak iddia edilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu,
başvurucular murisi ...’ ın vefat tarihi itibariyle şirket nezdinde ... ve ... numaralı poliçelerinin bulunduğunu, birinci sigorta şirketi ile T.
Halk Bankası A.Ş. arasındaki Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalı olan ...’ ın 14.12.2020 başlangıç tarihli, ... poliçe numaralı hayat sigortasına ilişkin poliçenin sigortalı krediyi telefon bankacılığından kullandığından dijital olduğunu ve dijital ortamda onaylandığını, ikinci sigorta şirketi ile ... arasında, 08.05.2020 başlangıç tarihli, ... poliçe numaralı hayat sigortası düzenlendiğini, her iki poliçe üzerinde de dain-i mürtehin sıfatı ile birinci derecede hak sahibinin Türkiye Halk Bankası A.Ş. olduğunu, sigortalının sigorta başlangıç tarihi öncesinden gelen koah ve kalp hastalığının bulunduğunun tespit edildiğini,
sigortalının poliçe başlangıç tarihi öncesinden gelen hastalıkları sigorta kurulma aşamasında şirkete beyan etmediğini, riziko sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan tazminat dosyasının reddedildiğini, şirketin ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, sigortalının ölüm sebebinin sigorta öncesinden gelen kalp ve koah hastalığına bağlı olduğunun tespit edileceğini, beyan edilmeyen hastalığın doğrudan vefat nedeni olmasının da şart olarak aranmadığını, rizikonun gerçekleşmesine etki etmesinin bile yeterli görüldüğünü, hayat sigortasının meblağ sigortası olduğunu,
meblağ sigortalarında sigortacının sorumluluğunun sigortalının vefat tarihi itibariyle teminat altına alınan bedel ile sınırlı olduğunu, kredi sözleşmesinin banka ile sigortalı arasında akdedildiğini, şirketin kredi sözleşmesinin tarafı olmadığını, taraf olunmayan bir sözleşmeden dolayı borç altına sokulabilmesinin söz konusu olamayacağı gibi kredi borcunun kredi sözleşmesinden kaynaklı olduğu gözetildiğinde şirketten tahsil edilebilmesinin de olanaklı olmadığını ve sigorta şirketinin sigortalının bankaya olan kredi borcundan değil, poliçede gösterilen teminat tutarından sorumlu olduğunu,
bu nedenle kredi borcunun şirketten tahsili talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak talebin reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 70.241,00 TL'nin başvuru sahiplerine ödenmesine, müteveffa sigortalının 02.03.2022 tarihi itibariyle ödenmemiş borcu olan 8.033,52 TL'nin ödemenin yapılacağı tarihteki güncel tutarının davalıdan alınarak Türkiye Halk Bankası A.Ş. ... Şubesine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rizikonun gerçekleştiği tarihte hayat sigortası poliçelerinin yenilenmiş ve yürürlükte olduğu, her ne kadar müteveffa sigortalı koah ve kalp hastalığını sigorta şirketine bildirmemiş ise de yaptırılan bilirkişi incelemesinde murisin vefatında covid-19 hastalığının etken olduğu, bildirilmeyen hastalıkları ile ölüm sebebi arasında illiyet bağı bulunmadığı belirlendiğinden sigorta şirketinin tazminat yükümlülüğünün ortadan kalktığının söylenemeyeceği, sigorta limitleri dahilinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hayat sigortası üzerinde dain'-i mürtehin sıfatı ile hak sahibinin Türkiye Halk Bankası olduğunu, davaya muvafakati bulunup bulunmadığının sorulmadığını, müteveffanın kredi borcunun sorulmadığını, bankanın muvafakati yok ise davanın husumet nedeniyle reddi gerekeceğini, poliçe 1 yıl süreli olup 1 yılın bitimi ile sona erdiğini, vefat tarihi itibariyle yürürlükte bulunmadığını, müteveffa sigortalının KOAH ve kalp hastalığının sigortacı şirkete bildirmediğini, beyan etmediği hastalıkların teminat kapsamı dışında olduğunu, kasten beyan yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini,
beyan yükümlülüğüne aykırı davranan ve beyan etmediği hastalıklara bağlı olarak vefat etmiş olan müteveffa nedeniyle mirasçılarının sigorta bedelini alamayacaklarını, bildirilmeyen hastalıkların vefata etkili olmasının yeterli olduğunu, sigorta şirketinin poliçede gösterilen teminat tutarından sorumlu olduğunu, kredi miktarından sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenecek rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; hayat sigortası poliçesine dayalı sigorta bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davada taraf olmayan ancak poliçe teminat bedelinin bir kısmı üzerinde öncelikli talep hakkı bulunan dava dışı bankanın hak sahibi olduğu tutar düşülerek belirlenen tazminatın davacılar lehine hüküm altına alınması ile yetinilmesi, dava dışı banka lehine olacak biçimde tazminata hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi bozma sebebi ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12126, K. 2024/11989, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama