KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12179 E., 2025/14933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/211 E., 2021/96 K.
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Halı Mobilya Dayanıklı Tüketim Malzemeleri İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin müvekkili şirket tarafından işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı işyerinin zemin ve bodrum katının duvar ve tavanlarından gelen sulardan dolayı işyerinde maddi hasar meydana geldiğini, zarar bedelinin 10.878,00 TL olarak hesap edildiğini ve bu bedelin sigortalıya ödendiğini, ...'ye hasar bildirimi ve rücu yazısının gönderildiğini ancak ödemenin yapılmadığını, bu nedenlerle hasar bedeli olarak sigortalıya ödenen 10.878,00 TL'nin ödeme tarihi olan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kamu kurumu olduğunu, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, hasara ilişkin yapılan incelemede temiz su arızasının bulunmadığını, davalı kurumun temiz su giderlerinin uçlarının bükülerek telle bağlanması ve üzerine toprak atılması şeklinde bir uygulmasının olmadığını, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 11.12.2014 tarih ve 2013/368 - 2014/542 sayılı kararda; davanın kabulüne ve 10.878,00 TL tazminatın 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2020 tarih ve 2019/3550 - 2020/3320 sayılı kararı ile hasar konusunda uzman olmayan bilirkişi tarafından hasar bedelinin belirlendiği, hasarın nereden kaynaklandığının tespiti için konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişiden gerekçeli, ayrıntılı rapor alınarak toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 5.439,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, dava konusu zararın davalı idarenin yandaki binalara ait temiz su borularını iptal etmesi sonucunda toprak altında kalan temiz su borularının idare tarafından doğru bağlanmamış olması sonucunda meydana geldiğini, olayın tek sorumlusunun davalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasar yeri olarak bildirilen adreste herhangi bir arıza bildirimi veya şikayet olmadığını, ayrıca hasar yerinde yapılan incelemede bina malikleri tarafından su basmalarına karşı gerekli önemlerin alınmadığının tespit edildiğini, meydana gelen zararda idarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, raporda da belirtildiği üzere bina izolasyonlarının yapılmadığını bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya sigortalı işyerinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12179, K. 2025/14933, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama