KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12246 E., 2026/2078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1185 Değişik İş – 2024/1178 Karar
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.09.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 13.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmemiş olduğunu, maluliyet raporunun medikal firma raporu ile çeliştiğini, davacıda bulunan skar dokunun vücut yüzeyinin %1'ini kaplayacak büyüklükte olmadığını bu nedenle maluliyete neden olamayacağını, davacının sürücü belgesi olmaması,
koruyucu ekipman kullanmaması sebebiyle müterafik kusurlu olduğunu, tarafların kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını bu nedenle faiz talebinin reddi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sigorta şirketine başvururken sunulan maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun olmaması sebebiyle sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, bu rapor ile karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte yeniden maluliyet araştırması yapılabileceğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyetinin bilirkişi incelemesi yapmadan karar vermesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosya incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen 25.10.2023 tarihli Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen kurul raporunda yüzde skar doku nedeniyle %2 sürekli engelliliğe uğradığı, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresinin 15 gün olduğu tespitinin yapıldığı; Uyuşmazlık Hakem Heyetince maluliyet raporunun uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği; davacı itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki maluliyet raporunda davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarında açık bir değerlendirme yapılmamış olması sebebiyle sunulu rapor hüküm kurmaya elverişli değil ise de; İtiraz Hakem Heyetince, usulüne uygun yeni bir rapor alınması için davacı tarafa süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12246, K. 2026/2078, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama