KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12481 E., 2025/13230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/76 E., 2024/607 K.
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eşinin dava dışı ... Ltd. Şirketinde çalışırken bir kısım davalılar tarafından dava dışı şirkete satılan hurda kasayı oksijen kaynağı ile açmaya çalışırken içinde patlayıcı bulunan kasanın patlaması neticesinde vefat ettiğini, yapılan soruşturmada davalıların kusurlu olduklarının tespit edildiğini, müvekkili ve müşterek çocuklarının müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını beyan ederek oluşan maddi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın olayla ilgili illiyet bağının bulunmadığını, sadece ... şirketinde çalışan bir işçi olduğunu, şirket ortağı olmadığını, evi satın alan kişinin müvekkili ... olmadığını, Asliye Ceza Mahkemesi raporunda yanlışlık yapıldığını, dava konusu evle bir ilgisinin olmadığını, davacıların murisinin çalıştığı iş yerinin tedbir ve güvenlik önlemlerini alması gerektiğini bu nedenle müvekkili ... açısandan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... şirketinin ortağı ve müdürü olduğunu, muris ...'nın ölümüne neden olan çelik kasanın alındığı evin ... Şirketi adına kayıtlı olduğunu, evin satıldığını ancak teslim alınmadığını, davalılardan ve evin hissedarlarından olan ...'in evi sattığını ancak içindeki eşyaların tamamını boşaltmadığını, müvekkilinin taşınmazı satın alamadığı gibi üzerinde de ne olduğunu bilmediği ...'e ait özel eşyalarını muhafaza ettiğini, müvekkilinin de mağdur olduğunu ve kusurlu olan kişinin ... olduğunu, müvekkilinin bir kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli 2015/126 E., 2016/220 K. sayılı ilamı ile davalıların desteğin ölümüyle sonuçlanan olayda kusurlarının bulunmadığı, davacının davalıların kusurunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 18.11.2018 tarihli 2016/9222 E., 2018/6814 K. sayılı bozma ilamı ile; "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK 53) uyarınca ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalıların sorumluluğunun tespiti açısından ceza dava dosyasının sonucu önem arz etmektedir. Bu nedenle ceza dava dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davalıların desteğin ölümüyle sonuçlanan olayda kusurlarının bulunmadığı, davacının davalıların kusurunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'in murisi ...'in kusurunun tespit edilmiş olduğunu, mirasçısı olarak sorumlu olması gerektiğini, tüm davalıların sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12481, K. 2025/13230, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama