KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/12795 E., 2024/12570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/194 E., 2023/170 K.
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2016 tarihinde, müvekkilinin kullandığı araç ile davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %18 oranında malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 17.000,00 TL tazminatın 24.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 215.102,95 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusuru kabul etmediklerini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne 215.102,95 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin 25.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanması gerketiği kabul edilerek itirazın kabulüne, kararın kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine, başvuranın talebinin kısmen kabulü ile 161.458,64 TL nin 25.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyeti kararının süresi içinde davalı ve davacı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 21.09.2021 tarih ve 2021/3700 Esas ve 2021/5063 Karar sayılı ilamıyla; davalının temyiz itirazları yönünden kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde rapor alınması ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçesi ile; davacının temyiz itirazları yönünden ise muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine başvurunun kısmen kabulü ile 13.082,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 84.544,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.235,25 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 8.862,75 TL tazminatın 25.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın davacı taraf lehine de bozulduğu gözetildiğinde güncel veriler ile tazminatın hesaplanması ve vekalet ücretinin nispi tam verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yargılama sürecinde, davacı taraf İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz etmiş Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı yararına maluliyet raporu ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden, davacı yararına ise tazminat hesaplama tekniğinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrası alınan maluliyet raporunda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezliği %7 olarak belirlenmiştir. Bozma kararına uyan İtiraz Hakem Heyetince tazminatın belirlenmesi için alınan ek hesap raporunda yeni/güncel veriler kullanılmadan, bozma öncesi kök rapor tarihindeki (11.12.2017) veriler ile davacının %7 maluliyeti, davalının %75 kusuru ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre davacının 84.544,97 TL sürekli iş göremezlik, 13.082,53 TL geçici iş göremezlik ve 1.235,25 TL geçici bakıcı gideri hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince işbu rapor esas alınarak belirlenen miktarlara hükmedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır.
Davacı yararına da kararın bozulduğu dikkate alındığında, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler ile hesaplama yapılmalı, davacının ıslah ettiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabul edilen 215.102,95 TL tazminatın davacı yönünden kesinleştiği de gözetilerek (davacı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiştir) bu miktarın üzerine çıkmadan, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12795, K. 2024/12570, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama