KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13415 E., 2025/13104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/173 E., 2023/241 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.12.2013 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu, müvekkilinin ağır derecede yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını savunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda; alacağı temlik eden ...'in 30... tarihli yazılı belgeyle dava konusu trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat alacağının kalmadığını belirttiği, alacağın temliki halinde borçlu tarafından temlik edene karşı ileri sürülebilecek defilerin temlik alacaklısına karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2019 gün ve 2016/4563-2019/830 sayılı ilamıyla hükmü onanmasına karar verilmiş, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.12.2020 tarihli 2019/2925 - 2020/8343 sayılı ilamıyla dava sonrasında verilen ibranamenin geçerliliği hususu tartışılmaksızın karar verilmesinin isabetli olmadığına değinilerek davacı (temlik alan) vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; kendisine üç kez verilen süre içerisinde ...'i raporunu aldırmak için hazır edemediği, HMK'nın 94. maddesi uyarınca verilen ikinci sürenin kesin olduğu, MK'nın 25. maddesinin 4. fıkrasına göre de manevi tazminat istemi davalının açıkça kabul etmemesi halinde devredilemeyeceği somut olayda, davalının rızası alınmadan temliğin yapıldığı, dolayısıyla yapılan temlikin BK'nın 24. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine, davalılar ... ve ... Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yurt dışında bulunan ve ciddi sağlık sorunları bulunan ...'ı hazır edebilmek için verilen bir aylık sürenin makul olmadığını, davalının kusuru ile ciddi yaralanan şahsın çektikleri acının yanında yargılama giderleri ile vekalet ücreti ödemekle yükümlü kılmanın hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden davalının davanın hiçbir aşamasında ileri sürmediği hakkını 9 yıl sonra ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13415, K. 2025/13104, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama