KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13660 E., 2024/13306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/648 D.İş, 2022/646 K.
Karar Metni
1.291 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde karşı araç sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 213.210,25 TL'ye ve geçici iş göremezlik talebini 7.283,67 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kaza sonucu herhangi bir maluliyetinin oluşmadığını, bu nedenle tazminata hak kazanamayacağını, davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığının anlaşılması nedeniyle maluliyet raporu alınmasına karar verildiği ve dosyaya sunulan 19.04.2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca % 18.2 oranında iş gücü kaybına uğradığının belirlendiği,
aktüer bilirkişi raporunda davacının % 18.2 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 213.210,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.283,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 220.493,92 TL maddi tazminatın 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 19.04.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı, davacı vekili tarafından başvuru aşamasında dosyaya sunulan ve Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 17.05.2021 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının % 15 ve geçici iş göremezlik süresinin 135 gün olarak belirlendiği,
% 15 maluliyet oranına göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 175.310,64 TL olarak hesaplandığı, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminat kapsamında olduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 175.310,64 TL
sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.283,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 182.594,31 TL maddi tazminatın 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti için yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a-)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 17.05.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen ''epilepsi'' arızası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının ''epilepsi'' tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.
Raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “epilepsi; nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde nöroloji uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
b-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosya içeriğinden; kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesinde yer alan ''Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek '' kuralını ihlal ettiği, davacı araç sürücüsünün ise kazaya etken kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, ceza soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile kazanın meydana geldiği, davacı sürücünün ise kusuru bulunmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13660, K. 2024/13306, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama