KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13682 E., 2024/13806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1305 - 2024/1305
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğu temin edilen, başvuru sahibinin yolcu olarak bulunduğu aracın 01.04.2018 tarihinde ... ve ... plakalı araçlarla karışmış olduğu trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, bilahare sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, bakıcı gideri talebinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davacı tarafa poliçe limitinin tamamının ödenmiş olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 31.03.2020 tarih ve K-2020/14816 sayılı kararı ile; talebin kabulüne, 360.000,00 TL tazminatın 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 03.08.2020 tarih ve 2020/İHK-1300 sayılı kararı ile; bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık teminatında yer aldığı, kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketinin sürekli sakatlık teminatı limitinin 360.000,00 TL olduğu ve bu teminat miktarının tümünün sürekli iş göremezlik tazminatı olarak davacıya ödendiği dolayısıyla davalı ... şirketinin teminat limiti tükenmiş olduğundan, talep edilen sürekli bakıcı gideri zararının reddine karar verilmesi gerekirken, tedavi teminatı kapsamında kaldığı kanaati ile kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, sigorta şirketince yapılan itirazın kabulü gerektiği belirtilerek başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 03.08.2020 tarih ve 2020/İHK-1300 sayılı kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3015 E- 2021/2066 Karar sayılı ilamı ile; davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetince Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 12.03.2020 tarih ve K-2020/14816 sayılı kararına karşı davalı ... şirketinin yaptığı itirazın kısmen kabulüne, kararın “5.KARAR” kısmının (3) nolu bendinin ikinci satırında yer alan “ 33.650,00 TL" ibaresinin “ 6.730,00 TL” olarak düzeltilmesine ve itiraza konu kararın düzeltilmiş hali ile aynen infazına karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4.HD'nin 2023/12123 E- 2024/929 Karar sayılı ilamı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ortadan kaldırılmakla artık mevcut bir karar bulunmadığından İtiraz Hakem Heyetince itirazların değerlendirilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihi de yanlış yazılmak suretiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur.
D. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 12.03.2020 tarih ve K-2020/14816 sayılı kararına karşı davalı ... şirketinin yaptığı itirazın kısmen kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulüne, 360.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava devam ederken vefat ettiğini, davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafın davaya konu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketine başvurmuş olup açılan hasar dosyasında aktüeryal rapor hazırlandığını ve hazırlanan rapor sonucuna göre %100 kusur ve %100 maluliyete istinaden 05.02.2019 tarihinde poliçe limiti 360.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hesaplamada TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini,
başvuranın kişisel müracaatı üzerine tek tarafın delilleri incelenerek hazırlanan maluliyet raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddeleri uyarınca müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde teminat limiti dâhilinde söz konusu olduğunu, iş kazası durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini,
müvekkili şirkete yapılan müracaat usulüne uygun gerçekleştirilmediği için müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz isteme hakkı doğmadığını, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendrime ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci maddesinin birinci fıkrası gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya tarafından) devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen yani mirasçıları da ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler.
Tarafların birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 55).
Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafından vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m. 43/1, 513/1). vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.
Somut olayda; davacının yargılama devam ederken öldüğü, hakem heyetince mirasçıların tamamı yargılama aşamasında davaya dahil edilmeksizin davaya devam edilip işin esasına girildiği ve yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu durumda; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının mirasçılık belgesinin getirtilmesi ve mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılması, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımının sağlanması, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. İtiraz Hakem Heyetince, davacının 26.02.2020 tarihinde vefat ettiği, bakıcı gideri talebinin ölüm tarihine kadar hesaplanması gerektiği hususu değerlendirilerek ve yukarıda izah edilen mevzuata göre usuli işlemler yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13682, K. 2024/13806, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama