KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1451 E., 2024/3065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/431 D.İş, 2021/432 K.
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddine/Davanın Kabulüne
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 21.03.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi (ZMSS) ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 57.086,60 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, 57.086,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının rapor tarihindeki yaşına göre aktif ve pasif dönemler hesaplanmıştır. Kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi, aktif ve pasif dönemlerin hesaplanması gerekirken rapor tarihindeki yaşına göre hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 21.03.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının yaralanması alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1451, K. 2024/3065, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama