KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1558 E., 2024/5770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/399 Esas - 2023/2347 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü -İstinaf başvurusunun kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/697 Esas - 2021/208 Karar
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebi yönünden dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
23.10.2010 tarihinde davalının kullandığı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarparak davacının diz kapağının parçalanmasına ve yaralanmasına neden olduğunu, davacının kaza tarihinden dava tarihine kadar da tedavisinin devam ettiğini, kaza nedeniyle birkaç defa ameliyat geçirdiğini, son olarak da 17.04.2013 tarihinde sol bacağının diz üstünden kesildiğini, kaza sonrası davacının sakat kaldığını, kaza nedeniyle işini gücünü yapamaz duruma geldiğini, uzun bir süre kendisine tam gün olmak üzere bakıcı tutulduğunu, ceza dosyada davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini,
kaza nedeniyle davacı ve ailesinin perişan olduğunu, davacının dışarı çıkmadığını, hayata küstüğünü, içine kapandığını ve psikolojisinin bozulduğunu iddia ederek 30.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının ayağının kırılmasından sonra yapılan yanlış tedavi sonucu davacının ayağının kesildiğini, bu durumdan davalının kusurlu olmadığını, ayrıca davacının talep etmiş olduğu manevi tazminatın çok fazla olduğunu, davalının asgari ücretle geçimini sağlayan biri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davalının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan tazminat ödemesinin davacının maddi tazminat talebi yönünden zararını karşılar miktarda olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının olay nedeni ile 3 yıla yakın çeşitli hastanelerde defalarca operasyon geçirdiğini ve olaydan 3 yıl sonra bacağının diz üstünden kesildiğini, bu süreçte günde 24 saat süre ile sürekli bakıcı yardımı ve desteği ile ihtiyaçlarının giderildiğini, 02.03.2020 tarihli Adli Tıp Uzmanı Prof.
Dr. ........, tarafından tanzim edilen raporda "kişinin sol alt ekstremede diz üstü ampütasyon nedeniyle iyileşmesinin mümkün olmadığı, ömür boyu sürekli bakıma muhtaç olduğunun" belirtildiğini, bu raporun gerçeğe ve hüküm kurmaya daha elverişli olduğunu, bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını, yine maluliyet oranı ile ilgili raporların birbiri ile çelişkili olduğunu, müvekkilinin olaydan önce tarım işlerinde tamamen beden gücü ile çalıştığını, oluşa göre 29.04.2019 tarihli raporda belirlenen %61 oranındaki meslekten kazanma gücü kaybının daha uygun olduğunu, bu konudaki itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını,
itibar edilen raporda müvekkilinin gerçek zararının tam olarak belirlenemediğini, müvekkiline takdir edilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, tüm bu yaşadıklarının müvekkilini derinden sarstığını, ruh sağlığının bozulduğunu, olay nedeni ile ömür boyu engelli olduğunu, bir başkasının yardımı olmadan hiçbir ihtiyacını karşılayamaz duruma düştüğünü, kusur durumunun, olayın vehameti ve müvekkilinin yaşadıkları nedeni ile takdir edilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel mahkemece ilk kez alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.12.2017 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %54 oran ile belirlendiği halde davacı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmediği ve hatta duruşmadaki beyanlarında rapora bir diyeceklerinin bulunmadığı ve dosyanın tazminat hesabı için dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin talep edildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebine yönelik istinaf talebinin reddine, manevi tazminat talebine yönelik istinaf talebinin ise kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında karşı araçta yolcu olarak bulunan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 94 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1558, K. 2024/5770, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama