KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1665 E., 2024/3533 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/488 D. İş., 2023/488 K.
- Sayısı
- KIT-2023/1538
- Sayısı
- K-2020/103920
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu ve davacının % 27 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 85.911,15 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda bulunması nedeniyle usul ekonomisi gereği kusur incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusur oranı, davacının % 27 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 85.911,15 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 85.911,15 TL'nin 14.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 11.03.2021 tarih ve 2021/İHK-6774 sayılı kararı ile; dosyaya sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 10.11.2022 tarih, 2021/19194 Esas ve 2022/14405 Karar sayılı ilamı ile; ''...Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir.
Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 13.01.2020 tarihli raporda; davacının tıbbi evraklarının tetkiki ve yapılan muayenesine göre.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre toplam özürlülük oranının % 27 olarak belirlendiği, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapıldığı, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu raporun, karara esas almaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, dosyaya sunulan davacıya ait maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, işin esasına girilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle davacı yararına karar bozulmuş; bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenmiş olan 13.01.2020 tarihli raporda davacının belirlenen % 27 maluliyet oranı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusur oranı,
TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınmak suretiyle hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, aktüer bilirkişi raporunun ve ıslah dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur izafe edilerek hesaplama yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenebilmesi için kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, yaya konumunda olan davacının ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyaya sunulan kaza tespit tutanağında davacının yaya konumunda olduğu belirlenmesine rağmen davacının araçta yolcu konumunda olduğu ve usul ekonomisi gereği kusur incelemesi yaptırılmasına gerek görülmediği yönünde değerlendirme yapıldığı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VII. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1665, K. 2024/3533, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama