KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1860 E., 2025/8457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/34 D.İş, 2024/38 K.
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.11.2016 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda motosiklette yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş gücü kaybı nedeniyle 24.000,00 TL, geçici iş gücü kaybı nedeniyle 10,00 TL olmak üzere toplam 24.010,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, maluliyet rapor ücretinin yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından ödeme yapılması halinde hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini, kusurun tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, hükmolunacak tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne, 24.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.010,00 TL tazminatın 05.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı aleyhine ...Ticaret Mahkemesinde açılan davada davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığı belirtilerek tüm zararın sigorta şirketinden talep edildiği, davacının yolcu konumunda olması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, yargılama sırasında sigorta şirketi ile sulh yoluna gidildiği tüm alacak bakımından sulh gerçekleştiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, kararın değiştirilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, davanın reddi halinde verilen kararın kesin olmayacağını, kazanın çift taraflı olduğunu, karşı aracın trafik sigortacısı sigortalı aracın kusuruyla sorumlu olduğunu, ... Hesabının ise tescilsiz motosiklet sürücüsünün kusuru ile sorumlu olduğunu, sulh protokolünün diğer araç sürücüsünün kusuruna isabet eden zararı kapsadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
1. 5684 sayılı Kanun'un "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30. maddesinin on dördüncü fıkrası “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” şeklinde olup bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekilinin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/158 Esas sayılı dosyasından dava konusu kaza nedeni ile dava açtığı, bu davada 08.10.2019 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış dava bulunduğu ve 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ondördüncü fıkrası gereğince Komisyona başvuru yapılamayacağı ve bu nedenle başvurunun usulden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada davacı tarafça kazaya karışan karşı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesini düzenleyen ...'nin sorumluluğuna dayalı olarak maddi tazminat talebinde bulunduğu, işbu tahkim başvurusuna konu yargılamada ise davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sorumluluğunu üstlenen ...'na karşı maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar bozma ilamında uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrası kapsamında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira bahsi geçen .... Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamadaki davalı ile işbu tahkim yargılamasındaki davalının birbirinden farklı olduğu için aynı uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiğinden bahsedilemeyeceği ve davacı vekilinin bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1860, K. 2025/8457, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama